OBSESSİF-KOMPULSİF BOZUKLUKTA KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ I.BÖLÜM
- Obsesif bireyler, iç dünyalarındaki utanç ve suçluluk duygularını bastırmak amacıyla çevrelerini katı kurallar ve sürekli bir denetim mekanizmasıyla kontrol altında tutmaya çalışırlar.
- İkircikli düşünceler ve çevreyi kontrol etme çabası, bu kişilerde kronik bir işe başlayamama ve geç kalma problemine yol açar.
- Kişilerarası ilişkilerde özerkliklerini kaybetme korkusuyla mesafeli duran bu bireyler, her zaman haklı çıkma çabası güder ve sorumluluk almaktan kaçınırlar.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Obsesif Kompulsif Bozuklukta Kişilik Yapısı ve Temel Dinamikler
Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) yaşayan bireylerde görülen kişilik özellikleri, bireyin hem iç dünyasını hem de sosyal çevresiyle olan ilişkilerini şekillendiren kritik unsurlardır. Bu yazıda, obsesif kişilik yapısının temelinde yatan denetim mekanizmalarını, zaman yönetimi sorunlarını ve kişilerarası ilişkilerdeki tutumlarını detaylı bir şekilde ele alacağız.
Çevreyi Denetim Altına Alma ve İçsel Korunma Mekanizması
OKB tablosunda en belirgin kişilik özelliklerinden biri çevreyi denetim altına alma davranışıdır. Bu davranış kalıbı, bireyin kendini beklenmedik tehlikelere karşı koruma çabasının bir sonucudur. Burada kastedilen tehlikeler; utanç, suçluluk ve yoğun sıkıntı uyandırabilecek duygulardır.
Obsesif bireylerin çevreyi baskı altına alma yöntemleri şunlardır:
- Başkalarını yönetmeye ve yön vermeye çalışmak
- Çevreye karşıt bir tutum sergilemek ve her şeye direnmek
- Katı kurallar koyarak üste çıkma çabası
- Sürekli bir kontrol mekanizması işletmek
Aslında kişinin dış dünyayı bu denli denetim altında tutmaya çalışmasının asıl nedeni, kendi iç dünyasını denetleme ve baskılama ihtiyacıdır.
Geç Kalma ve İşe Başlayamama Problemi
Obsesif kişilik yapısında geç kalma ve işe başlayamama kronik bir özellik olarak karşımıza çıkar. Bu durumun temelinde yatan nedenler iki ana başlıkta toplanabilir:
- Zıt Düşüncelerin Çatışması: Kişi; "yap-yapma", "başla-başlama" veya "git-gitme" gibi ikircikli düşünceler arasında sıkışıp kalır.
- Zaman Kaybı: Çevreyi kontrol etme çabası sırasında harcanan yoğun mesai, asıl işe odaklanmayı engeller. Ayrıca, çevreyi denetleme biçimi yıkıcı bir hal aldığında, iş ortamındaki bozulmalar süreci daha da geciktirir.
Biriktirme, Cimrilik ve Savurganlık Arasındaki Denge
Bu kişilik yapısına sahip bireylerde biriktirme, toplama, cimrilik veya bazen savurganlık gibi özellikler bir arada görülebilir. Geleceğe yönelik olumsuz kaygılar, kişiyi aşırı tutumlu olmaya iter. Ancak bu tutumluluk hali oldukça gariptir:
| Davranış Biçimi | Uygulama Şekli |
|---|---|
| Tutumlu Davranış | Gerekli ihtiyaçlar için para harcanırken aşırı dikkatli ve kısıtlı davranılır. |
| Savurganlık | Kişinin kendisi için önemli gördüğü özel alanlarda aşırı harcama yapılabilir. |
| Biriktirme | Gelecek kaygısı ve yitim korkusu nedeniyle gereksiz eşyalar bile atılmaz. |
Kendi Başına Buyrukluk ve Haklı Çıkma Çabası
Kendi başına buyruk olma, obsesif kişilerin bir diğer baskın özelliğidir. Bu bireyler her zaman en güçlü ve en haklı olma ihtiyacı hissederler. Genellikle çevrelerindekilerin güçsüz ve yanlış içinde olduğunu kanıtlama çabası içindedirler.
Bir olumsuzluk yaşandığında sorumluluğu asla üstlenmezler; "benim bir hatam yoktur, sebep karşı taraftır" düşüncesi hakimdir. Örneğin; toplu bir işte bilerek yavaş hareket ederek aceleci olanlara "ders vermek" ve bir sorun çıktığında bu durumu onların yüzüne vurmak tipik bir davranış modelidir.
İkili İlişkiler ve Cinselliğe Bakış Açısı
Obsesif kompulsif bozukluğu olan kişiler, karşı cinsten bir arkadaşa ihtiyaç duysalar da bu ilişkiyi de denetim ve baskı altında tutarlar. Aşırı yakınlaşmadan kaçınırlar çünkü:
- Yakınlık, bireyin özerkliğinin kaybolmasına neden olabilir.
- Kişisel eksikliklerin ve zayıf noktaların ortaya çıkmasından korkulur.
Bu kişilik yapısında cinsellik; bir günah, suç, tiksinilecek bir durum veya kontrolün tamamen kaybedilmesi olarak algılanabilir.
Psikiyatrist Dr. Necati ÇOBANOĞLU

