Doktorsitesi.com

OBEZİTE VE HİPERTANSİYON

Op. Dr. Erol Vural
Op. Dr. Erol Vural
20 Kasım 2015543 görüntülenme
Randevu Al
OBEZİTE VE HİPERTANSİYON
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Küresel Bir Sağlık Sorunu: Obezite Prevalansı ve Yayılımı

Obezite, geçmişte yalnızca gelişmiş ülkelerin bir sorunu olarak kabul edilirken, günümüzde gelişmekte olan ülkelerde de ciddi bir tehdit haline gelmiştir. Gelir düzeylerinin artması, batı tipi yaşam tarzının benimsenmesi ve enerji alımının artmasına karşın enerji harcanmasının azalması bu durumu tetiklemektedir. Özellikle kırsaldan kente göç olgusuyla birlikte obezite prevalansı, dünya genelinde zengin-yoksul ayrımı gözetmeksizin hızla artmaktadır. Günümüzde obezite, önlenebilir ölümlerin sigaradan sonra gelen ikinci en önemli nedeni olarak tanımlanmaktadır.

Obezite ve Hipertansiyon Arasındaki Doğrusal İlişki

Artmış vücut ağırlığı, sıklıkla yüksek kan basıncı ile birlikte seyretmektedir. Endüstri toplumlarında obezite ve hipertansiyon, birbirini tetikleyen iki büyük sorun olarak karşımıza çıkar. İstatistiksel veriler, hipertansif hastaların en az 1/3 ile 2/3’ünün obez olduğunu göstermektedir. Obez bireylerde hipertansiyon görülme olasılığı, normal kilolu bireylere göre 3 kat daha fazladır.

Yapılan bilimsel çalışmalar, kilo ve kan basıncı arasındaki ilişkiyi şu verilerle desteklemektedir:

  • Hipertansif erkeklerin %70’inden, kadınların ise %60’ından fazlası obezdir.
  • İdeal kilonun %20 üzerinde olan kişilerde hipertansiyon riski 8 kat artmaktadır.
  • Beden Kütle İndeksi (BKİ) arttıkça hipertansiyon riski de doğru orantılı olarak yükselir.
  • Bireylerdeki her 4.5 kg ağırlık artışı, sistolik basıncı erkeklerde 4.4 mmHg, kadınlarda ise 4.2 mmHg artırmaktadır.

Yaş ve Sosyoekonomik Faktörlerin Etkisi

NHANES II (The Second National Health and Nutrition Examination Survey) verilerine göre, BKİ değeri 27 kg/cm² üzerinde olan Amerikalılarda hipertansiyon görülme sıklığı genel olarak 3 kat, 20-45 yaş grubunda ise 6 kat daha fazladır. Ayrıca kan basıncı ile obezite arasındaki bu ilişki, tuz alımından bağımsız bir şekilde seyretmektedir. Benzer bir durum çocuk ve adolesanlar için de geçerlidir; kan basıncı yüksek olan çocuklarda obezite riski 3 kat daha yüksektir.

Kardiyovasküler Riskler ve Türkiye Verileri

Hipertansiyon ve obezite, hem başlı başına birer toplum sağlığı sorunu hem de birçok kronik hastalık için temel risk faktörüdür. Türkiye’de yürütülen "TEKHARF" (Türkiye’de Erişkinlerde Kalp Hastalığı ve Risk Faktörleri Sıklığı) çalışması, kan basıncı ile obezite arasındaki doğrusal ilişkiyi kanıtlamıştır. Özellikle Bel/Kalça Oranı’nın (BKO) artması; ateroskleroz, kardiyovasküler risk ve morbidite ile doğrudan korelasyon göstermektedir.

Kilo Kaybının Kan Basıncı ve Tedavi Süreci Üzerindeki Etkileri

Kilo kaybı, hem normotansif hem de hipertansif bireylerde vücut fonksiyonlarını iyileştiren en temel unsurdur. Vücut ağırlığının azalmasıyla birlikte şu olumlu değişimler gözlenir:

ParametreKilo Kaybı Sonrası Değişim
Kan BasıncıBelirgin azalma gösterir
İnsülin DirenciAzalır ve metabolizma düzenlenir
Sempatik AktiviteDüşüş gösterir
Plazma Leptin DüzeyiAzalır
Kardiyak DebiKan volümü ile birlikte azalır

Yaşam Tarzı Değişikliği ve Tedavi Başarısı

Obezite ve hipertansiyonun beraber seyrettiği vakalarda temel tedavi yaşam tarzı değişikliğidir. Vücut ağırlığında sağlanan %5-10’luk bir azalma bile kan basıncı, trigliserid ve LDL-kolesterol düzeylerini düşürmek için yeterlidir. Bilimsel veriler, diyet ve alkol kısıtlamasının, bazı ilaç tedavilerine (diüretik ve b-blokerler) göre 2 kat daha etkili olabildiğini göstermektedir.

Kilo kaybının tedaviye katkıları şunlardır:

  1. Erişkinlerin 1/3’ünde kan basıncı regülasyonu için ilaç gereksinimi ortadan kalkar.
  2. Kullanılan antihipertansif ilaçların etkisi artar.
  3. İlaç dozlarında ortalama %30 oranında azalma sağlanır.
  4. 1 kg kayıp, sistolik ve diastolik basınçlarda sırasıyla 1.6/1.3 mmHg azalma sağlar.
  5. 6 ayda kaybedilen 9-10 kilo, kan basıncını -26/-20 mmHg seviyelerine kadar düşürebilir.

Etiketler

Tip 2- diyabetObeziteden kurtulmak için tavsiyelerObezite ve beslenmeŞeker yüksekliğiŞeker hastalığı uyuşmaTip 2 diyabetdiabetŞeker hatalığında beslenmeTip2 hastasıŞeker hastalarında egzersizTüp mideTip2 diabetObezlikŞeker hastasılığıTip2Obezitenin cerrahi tedavisiŞeker hastalığı ve beslenmeObezitede ilaç tedavisi yararlarıObezitede zayıflamak için ne yapılmalıObezitede beslenme düzeni ve egzersizŞeker hastalığı tetkikleriTip2 şekerObezlik ve gebe kalmamaObez hastaligiObezitede mide bypass ameliyatıObezite tedavisi nedirObezlik ve tedavisiObezite hastalarında cerrahi tedaviObezitede beslenme ve egzersiz yaklaşımlarıObezite tedavisi kilo vermeObezite problemleri diyetSleeve gastrektomi sonrasi sarkmalarin duzeltilmesiObezite nedirObezite cerrahisi doktorlarıObezite ile mücadele programıObezitenin etkileriTüp mided ameliyatıTüp mide ameliyatı ile zayıflamaObeziteden kurtulmaSleeveTip2 diyabette nelere dikkat edilmeliTüp mide ameliyatı ne demektirTüp mide ameliyatı kimlere uygulanırTüp mide ameliyatı hangi durumlarda uygulanırTüp mide ameliyatı zararlarıTüp mide ameliyatı kimlere önerilirTüp mide ameliyatı kimlere yapılırTip2 diyabet hastalığı risk grubunda kimler varTüp mide ameliyatı nasıl uygulanırTüp mide ameliyat süresiTüp mide ameliyatı obezitede kesin çözüm müdürTüp mide ameliyat riskleriTüp mide ameliyatında anesteziTüp mide ameliyatı ekibi nasıl olmalıTüp mide ameliyatında komplikasyonTüp mide ameliyatı başarısını etkileyen faktörlerTüp mide operasyonu ile başarı kesin midirTüp mide operasyonu avantajlarıSleevegastrektomi (tüp mide) obezite cerrahisiTüp mide ameliyatı sonrasıSleeve gastrectomy nedirTip2 diyabetin ameliyat ile tedavisiGlp1Şeker hastaliği neden önemsenmeli?Tip2 diyabet ameliyatıSleeve gastroktomi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Erol Vural

Op. Dr. Erol Vural

Op. Dr. Erol Vural, 1974 yılında Kırşehir'de dünyaya geldi. İlkokul ve ortaokul eğitimini Kırşehir Cacabey İlköğretim Okulu'nda tamamlayan Dr. Vural lise eğitimini ise Ankara Aydınlıkevler İnönü Anadolu Lisesi' nde aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.