Doktorsitesi.com

Obezite Tarih mı oluyor

Prof. Dr. Alp Gürkan
Prof. Dr. Alp Gürkan
31 Aralık 20131411 görüntülenme
Randevu Al
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite Nedir? Modern Dünyanın Küresel Sağlık Sorunu

  1. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, özellikle Batı dünyasında refah seviyesinin artmasıyla birlikte gıdaya erişim kolaylaşmış ve beslenme alışkanlıkları köklü bir değişime uğramıştır. Fast food tüketiminin yaygınlaşması, televizyon karşısında yapılan gece atıştırmalıkları ve fiziksel aktivitenin azalması, dünya genelinde fazla kilo problemini beraberinde getirmiştir. Obezite, vücutta sağlığı bozacak ölçüde aşırı miktarda yağ depolanması olarak tanımlanan kronik bir hastalıktır.

Vücuttaki bu aşırı yağlanma sadece cilt altında değil, aynı zamanda hayati organların çevresinde de meydana gelmektedir. Yağlanma oranına bağlı olarak obezite, basit şişmanlıktan morbid obezite olarak adlandırılan ve hayati risk taşıyan hastalık seviyesine kadar geniş bir spektrumda incelenir. Günümüzde bu durum, modern yaşam koşullarının getirdiği en ciddi sağlık tehditlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Obezitenin Neden Olduğu Sağlık Sorunları ve Riskler

Obezite, vücut sistemleri üzerinde yarattığı baskı nedeniyle birçok kronik hastalığa davetiye çıkarmaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalar, aşırı obez bireylerin normal kilodaki yaşıtlarına göre ortalama 12 yıl daha kısa yaşadığını ortaya koymaktadır. Bu durum sadece fiziksel sağlığı değil, aynı zamanda kişinin ruh sağlığını ve sosyal yaşamını da doğrudan tehdit etmektedir.

Obezite ile doğrudan ilişkili olan başlıca hastalıklar şunlardır:

  • Tip 2 Diyabet (Şeker Hastalığı)
  • Kalp ve damar hastalıkları ile yüksek tansiyon
  • Yağ metabolizması bozuklukları
  • Eklem ve kemik problemleri
  • Uyku apnesi ve cinsel fonksiyon bozuklukları
  • Meme ve kalın bağırsak kanseri gibi belirli kanser türleri

Obezite Sınıflandırması: Vücut Kitle İndeksi (VKİ) Hesaplama

Obezitenin derecesini belirlemek için günümüzde en pratik ve güvenilir yöntem Vücut Kitle İndeksi (VKİ) hesaplamasıdır. Bu yöntem, kişinin ağırlığının (kg), boyunun (metre) karesine bölünmesiyle elde edilir. Amerikan Sağlık Enstitüsü verilerine göre obezite sınıflandırması şu şekildedir:

VKİ AralığıSınıflandırma
20 – 24.9Normal
25 – 29.9Kilolu
30 – 34.9Obez
34 – 39.5Tip II Obez
40 – 49.9Morbid Obez
50 ve ÜzeriSüper Obez

Obezite Tedavisinde Temel Yaklaşımlar

Obezite tedavisinin temelini kalori alımının kısıtlanması ve fiziksel aktivitenin artırılması oluşturur. Ancak, diyet ve egzersiz ile verilen kiloların kalıcı olması oldukça zordur. İsveç'te yapılan bir araştırma; diyet, egzersiz ve destek tedavisi üçlüsünün uzun dönemli başarı oranının yalnızca %2 civarında olduğunu göstermiştir.

İlaçla tedavi yöntemlerinde ise başarı oranı yaklaşık %10 seviyesindedir ve bu ilaçların ciddi yan etkileri bulunabilmektedir. Tıbbi tedavi süreçleri mutlaka bir endokrinoloji uzmanı, diyetisyen ve psikolog desteğiyle yürütülmelidir. Cerrahi dışı yöntemlere en az 6 ay şans tanınmalı, bu süreçte başarı sağlayamayan hastalar için diğer alternatifler değerlendirilmelidir.

Tıbbi Diyet Dışı Yöntemler: Mide Balonu

Kilo vermeye yardımcı en basit yöntemlerden biri olan mide balonu, endoskopik olarak mideye yerleştirilen ve içi sıvı veya hava ile doldurulan bir aparattır. İşlem yaklaşık 15-20 dakika sürer ve midenin gıda kapasitesini düşürerek hızlı doyma sağlar. Balon vücutta 6 ay ile 1 yıl arasında kalabilir.

Bu yöntem genellikle ameliyat riski yüksek olan hastalarda veya süper obez bireyleri cerrahiye hazırlamak amacıyla kullanılır. Vücutta kalıcı bir değişiklik yapmaması avantaj olsa da, balon çıkarıldıktan sonra yaşam şekli değiştirilmezse verilen kiloların geri alınma riski yüksektir.

Obezite Cerrahisi (Bariatrik Cerrahi) Yöntemleri

Cerrahi müdahaleler, diğer yöntemlerle sonuç alamayan hastalar için en etkili çözüm yoludur. Günümüzde bu operasyonların büyük çoğunluğu laparoskopik (kapalı) yöntemle gerçekleştirilmektedir.

1. Mide Kelepçesi (Ayarlanabilir Mide Bandı)

Yemek borusunun mideyle birleştiği noktanın hemen altına yerleştirilen bir bant ile mide hacmi kısıtlanır. Vücutta kalıcı değişiklik yapmaması bir avantaj gibi görünse de, uzun dönemde %30-40 oranında komplikasyon riski nedeniyle çıkarılması gerekebilir. Ayrıca iştahı azaltmadığı için yüksek kalorili sıvı gıdalar tüketen hastalarda başarı oranı düşüktür.

2. Mide Tüpü (Sleeve Gastrectomy)

Günümüzde en sık tercih edilen yöntemlerden biridir. Midenin %80-90’lık kısmı çıkarılarak mide bir tüp haline getirilir. Bu ameliyatın en büyük avantajı, iştahı kontrol eden Ghrelin hormonunun salgılandığı bölgenin alınmasıdır. Hastalar genellikle 1 yıl içinde fazla kilolarının %80'ini kaybeder ve diyabet, uyku apnesi gibi sorunlarından büyük ölçüde kurtulurlar.

3. Bypass Ameliyatları

Bu yöntemde hem mide hacmi küçültülür hem de ince bağırsakların bir kısmı devre dışı bırakılarak gıdaların emilimi engellenir. Kilo kaybı mide tüpü ameliyatına göre daha fazla olabilir ve 2 yıla kadar sürebilir. Ancak, bu yöntemde vitamin yetersizliği, kronik diyare ve ağız kokusu gibi metabolik sorunlar daha sık görülmektedir.

Sonuç: Hangi Yöntem Tercih Edilmeli?

Obezite tedavisinde hangi yöntemin seçileceği; hastanın genel sağlık durumu, VKİ değeri ve cerrahın deneyimine göre belirlenmelidir. Tüm cerrahi yöntemlerde temel mekanizma ya gıda alımını kısıtlamak (restriktif) ya da emilimi engellemektir (malabsorbtif). Mide tüpü ve bypass yöntemleri, iştahı azaltarak hastaların daha konforlu bir şekilde kilo vermesine olanak tanımaktadır.

Etiketler

Obezite tedavisiObezite tedavi yöntemleriObezite ameliyatlarıObezitede mide tüpü

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Alp Gürkan

Prof. Dr. Alp Gürkan

Prof. Dr. Alp GÜRKAN, 1981 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Ege Universitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda yapmış ve 1989 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.