Doktorsitesi.com

Obezite cerrahisi nedir? Obezite cerrahisi kimlere uygulanır? Obezitenin nedenleri nelerdir?

Prof. Dr. Aziz Sümer
Prof. Dr. Aziz Sümer
24 Şubat 2016126 görüntülenme
Randevu Al
Obezite cerrahisi nedir? Obezite cerrahisi kimlere uygulanır? Obezitenin nedenleri nelerdir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite Nedir? Tanımı ve Temel Kavramlar

Obezite, günümüzde hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin en kritik sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Genel bir tanımla obezite, bedendeki yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucunda, vücut ağırlığının boy uzunluğuna göre arzu edilen düzeyin üzerine çıkmasıdır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise bu durumu, sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi olarak ifade etmektedir.

Beslenme, anne karnından başlayarak yaşamın sonuna kadar devam eden vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. İnsanın büyümesi, gelişmesi ve sağlıklı bir şekilde uzun süre yaşaması için gerekli olan besin öğelerini yeterli ve dengeli miktarda alıp vücudunda kullanabilmesi esastır. Unutulmamalıdır ki beslenme; sadece karın doyurmak, açlığı bastırmak veya canının çektiği şeyleri tüketmek değildir.

Enerji Dengesi ve Obezite Oluşumu

Sağlıklı bir yaşam sürdürmek için alınan enerji ile harcanan enerjinin dengede tutulması şarttır. Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının %15-18’ini, kadınlarda ise %20-25’ini yağ dokusu oluşturur. Bu oranın erkeklerde %25, kadınlarda ise %30’un üzerine çıkması obezite tanısını beraberinde getirir.

Günlük alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda, harcanamayan bu enerji vücutta yağ olarak depolanmaktadır. Günümüz teknolojisindeki gelişmeler yaşamı kolaylaştırsa da günlük hareketleri önemli ölçüde sınırlamıştır. Sonuç olarak obezite, yaşam kalitesini ve süresini olumsuz etkileyen kronik bir hastalık olarak kabul edilmektedir.

Dünyada Obezitenin Görülme Sıklığı

Obezite küresel boyutta bir halk sağlığı sorunudur ve prevalansı her geçen gün artmaktadır. DSÖ tarafından yürütülen 12 yıllık MONICA çalışması, on yıllık süreçte obezite görülme sıklığında %10-30 arasında bir artış olduğunu ortaya koymuştur. Aşağıdaki tablo, küresel çaptaki artışın boyutlarını göstermektedir:

YılObezite SayısıFazla Kilolu Sayısı
2008400 Milyon1,4 Milyar
2015700 Milyon2,3 Milyar

Avrupa'da yetişkinlerde fazla kilolu olma oranı erkeklerde %32-79, kadınlarda ise %28-78 arasında değişmektedir. Obezitenin en sık görüldüğü ülkelerden biri olan ABD'de ise 2005-2006 verilerine göre obezite oranı kadınlarda %35.3 seviyelerine ulaşmıştır.

Türkiye’de Obezite Verileri ve Bölgesel Dağılım

Ülkemizde de obezite sıklığı dünya genelindeki artışa paralel bir seyir izlemektedir. "Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması-2010" ön raporuna göre, Türkiye'de obezite sıklığı toplamda %30,3 olarak saptanmıştır. Bu oran erkeklerde %20,5 iken, kadınlarda %41,0 gibi yüksek bir seviyededir.

Bölgesel Obezite Prevalansı (NUTS1)

Türkiye genelindeki bölgesel dağılım incelendiğinde, obezite sıklığının bölgelere göre şu şekilde değiştiği görülmektedir:

Bölge (NUTS1)Obezite Sıklığı (%)
İstanbul33,0
Doğu Karadeniz33,1
Batı Anadolu33,0
Orta Anadolu32,9
Batı Karadeniz31,3
Batı Marmara30,7
Doğu Marmara30,6
Akdeniz30,1
Ege28,0
Kuzeydoğu Anadolu23,5
Güneydoğu Anadolu22,9
Ortadoğu Anadolu20,5

Çocuklarda ve Adölesanlarda Durum

Araştırmalar, obezitenin çocukluk yaşlarına kadar indiğini göstermektedir. 0-5 yaş grubunda obezite sıklığı %8,5 iken, 6-18 yaş grubunda bu oran %8,2 olarak belirlenmiştir. Okul çağı çocuklarında (6-10 yaş) yapılan incelemelerde, yaş ilerledikçe şişmanlık oranının arttığı gözlemlenmiştir.

Obezitenin Nedenleri ve Risk Faktörleri

Obezite oluşumunda aşırı ve yanlış beslenme ile fiziksel aktivite yetersizliği en temel nedenler olarak kabul edilir. Ancak bu durum sadece beslenme alışkanlıklarıyla değil; genetik, çevresel, fizyolojik ve psikolojik pek çok faktörün etkileşimiyle ortaya çıkar.

Obezitenin başlıca risk faktörleri şunlardır:

  • Yetersiz fiziksel aktivite ve sedanter yaşam
  • Yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyi
  • Hormonal, metabolik ve genetik etmenler
  • Sosyo-kültürel ve ekonomik durum
  • Psikolojik problemler ve sık uygulanan şok diyetler
  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Bazı ilaçlar (antidepresanlar vb.)
  • Doğum sayısı ve doğumlar arası süre

Yaşamın ilk yıllarındaki beslenme şekli de kritik öneme sahiptir. Anne sütü ile beslenen çocuklarda obezite riskinin daha düşük olduğu bilinmektedir. DSÖ ve UNICEF, obezite riskini azaltmak için ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesini ve emzirmenin en az 2 yıl sürdürülmesini önermektedir.

Obezitenin Yol Açtığı Sağlık Problemleri

Obezite, vücut sistemleri üzerinde yarattığı tahribat nedeniyle morbidite ve mortaliteyi (hastalık ve ölüm oranını) artırmaktadır. Avrupa Bölgesi'nde her yıl 1 milyondan fazla ölümün temel sorumlusu fazla kilolardır.

Obezite ile ilişkili başlıca sağlık sorunları şunlardır:

  1. Metabolik Sorunlar: İnsülin direnci, Tip 2 Diabetes Mellitus ve Metabolik Sendrom.
  2. Kardiyovasküler Hastalıklar: Hipertansiyon, koroner arter hastalığı ve felç.
  3. Kanser Türleri: Kadınlarda meme ve endometriyum; erkeklerde kolon ve prostat kanseri.
  4. Solunum Sistemi: Uyku apnesi, astım ve solunum zorluğu.
  5. Psikososyal Sorunlar: Binge eating (tıkınırcasına yeme), gece yeme sendromu ve toplumsal uyumsuzluklar.
  6. Diğer: Karaciğer yağlanması, safra kesesi hastalıkları, osteoartrit ve kas-iskelet sistemi problemleri.

Sonuç olarak obezite, sadece estetik bir sorun değil, tüm vücut sistemlerini etkileyen ve yaşam süresini kısaltan ciddi bir hastalıktır.

Etiketler

Obezitenin cerrahi tedavisiObezitede mide bypass ameliyatıObezite tedavisi kilo vermeObezite nedirObezite videoObezite cerrahisi doktorlarıObeziteden kurtulmaObezite cerrahisi sonrasıObezite ameliyatlarıAziz sümer

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Aziz Sümer

Prof. Dr. Aziz Sümer

Prof. Dr. Aziz SÜMER, 1973 yılında doğmuştur. Lisan öncesi eğitimlerinin hemen ardından Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başlamış olduğu tıp eğitimini 1997 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 2005 yılında ise İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Genel Cerrahi Kliniği'nde ihtisasını tamamlamış ve Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. 2005 yılında Avusturya Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrin Cerrahi Kliniği (Medizinische Universitat Wien, Section of Endocrine Surgery, Division of General Surgery, Department of Surgery) AKH Hastanesi'nde Prof. Dr. Bruno Niederle ile çalışmalar yapmış, Endokrin ve Laparoskopik Cerrahi Eğitimi almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.