Doktorsitesi.com

Obezite ameliyatı ile ilgili yanlış bilinenler

Prof. Dr. Bilgi Baca
Prof. Dr. Bilgi Baca
26 Ocak 20261766 görüntülenme
Randevu Al
Obezite ameliyatı ile ilgili kulaktan dolma pek çok bilgi yayılıyor. Peki ama bu bilgilerin doğruluğundan emin misiniz? İşte obezite cerrahisi ile ilgili doğru sanılan yanlışlar…
Obezite ameliyatı ile ilgili yanlış bilinenler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite Cerrahisi Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Obezite ameliyatı, günümüzde fazla kilolarından kurtulmak isteyen ancak geleneksel yöntemlerle sonuç alamayan bireyler için en etkili çözüm yollarından biridir. Ancak, toplumda bu cerrahi müdahale hakkında kulaktan kulağa yayılan pek çok hatalı bilgi bulunmaktadır. Ameliyat sonrası ömür boyu ağır ilaç kullanımı zorunluluğu veya operasyonun hayati risk taşıdığına dair asılsız iddialar, hastaların bu tedavi yönteminden çekinmesine yol açabilmektedir.

Bu korku ve bilgi kirliliği, bireylerin yüksek kilonun neden olduğu ciddi sağlık sorunlarıyla yaşamaya devam etmesine neden olur. Oysa uzman kontrolünde gerçekleştirilen operasyonlar ve sonrasındaki disiplinli süreçle, hastalar 2 yıl içinde fazla kilolarının %70 ile %95 gibi büyük bir oranından kurtulabilmektedir. İşte obezite cerrahisi hakkında en sık karşılaşılan 6 yanlış ve bu konuların bilimsel gerçekleri:

1. Yanlış: Kilolu Olan Herkes Obezite Ameliyatı Olabilir

Toplumdaki yaygın inanışın aksine, obezite ameliyatları estetik bir müdahale değil, sağlık odaklı bir tedavi yöntemidir. Dolayısıyla sadece 20 kilo fazlası olan bir kişi bu operasyon için uygun aday değildir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından belirlenen kriterlere göre adaylık şartları şunlardır:

  • Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 40 kg/m²’nin üzerinde olanlar.
  • VKİ değeri 35-40 kg/m² arasında olup; diyabet, hipertansiyon veya uyku apnesi gibi ek hastalığı bulunanlar.
  • Yeme alışkanlıkları ve psikolojik durumu detaylı incelemeler sonucunda uygun bulunanlar.

2. Yanlış: Obezite Ameliyatları Çok Yüksek Risk Taşır

Güncel cerrahi teknikler ve modern tıp imkanları sayesinde, obezite ameliyatlarındaki risk düzeyi, herhangi bir hastalık nedeniyle yapılan standart mide ameliyatlarından daha yüksek değildir. Eğer hastada diyabet, hipertansiyon veya damarlarda pıhtı oluşumu gibi risk faktörleri varsa, operasyon öncesi gerekli tedbirler alınarak bu riskler kabul edilebilir seviyelere indirilir.

3. Yanlış: Ameliyat Yöntemine Hasta Karar Verir

Obezite cerrahisinde uygulanan farklı teknikler mevcuttur. Hastanın tercihi değerlendirmeye alınsa da son karar, yapılan detaylı tetkikler sonucunda uzman doktorlar tarafından verilir. En sık uygulanan yöntemler şunlardır:

Ameliyat TürüAçıklama
Sleeve GastrektomiHalk arasında bilinen adıyla tüp mide ameliyatı.
Gastrik By-PassMidenin küçültülerek doğrudan ince bağırsağa bağlanması.
Gastrik BandMideye ayarlanabilir kelepçe takılması yöntemi.

4. Yanlış: Ameliyat Sonrası Diyet ve Egzersize Gerek Yoktur

Obezite ameliyatı bir "sihirli değnek" değil, kilo verme sürecini kolaylaştıran güçlü bir destektir. Başarının kalıcı olması için hastaların sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmesi ve düzenli spor yapması kritiktir. Uzmanların önerdiği programa uyulduğu takdirde kilo verme oranları şu şekildedir:

  1. İlk 6 Ay: Fazla kiloların yaklaşık %40'ı verilir.
  2. 2 Yıl Sonunda: Fazla kiloların %75 ile %90'ı kaybedilir.

5. Yanlış: Obezite Ameliyatı Sadece Bir Kez Yapılabilir

Ameliyat sonrası yaşam tarzı değişikliklerine uymadığı için yeniden kilo alan hastalar, tekrar ameliyat olamayacakları korkusuna kapılabilirler. Ancak tıbbi olarak ikinci kez obezite ameliyatı (revizyon cerrahisi) mümkündür. Örneğin; tüp mide ameliyatı sonrası tekrar kilo alan bir hastada mide durumu değerlendirilerek operasyon Gastrik By-Pass yöntemine dönüştürülebilir.

6. Yanlış: Ameliyat Sonrası Ömür Boyu Ağır İlaç Kullanılır

Obezite cerrahisi, gıda alımını kısıtlama veya emilimi azaltma prensibiyle çalışır. Özellikle emilimi etkileyen Gastrik By-Pass gibi yöntemlerde; demir, B12 ve D vitamini takviyelerine ihtiyaç duyulabilir. Ancak bu takviyeler genellikle geçici süreyle ağızdan alınır veya 2-3 ayda bir serum yoluyla uygulanır. Bu durum hastanın günlük yaşamına ek bir yük getirmez.

Etiketler

Obezite tedavisiObezite ameliyatıObeziteden kurtulmak

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Bilgi Baca

Prof. Dr. Bilgi Baca

Prof. Dr. Bilgi Baca, tıbbın en zorlu alanlarından biri olan genel cerrahiye adanmış yirmiyi aşkın yıllık deneyimiyle Türkiye’nin en saygın cerrahlarından biridir; İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra uzmanlığını ve doçentliğini kazanmış, Los Angeles’teki Southern California Üniversitesi’nde kolorektal cerrahi üzerine ileri düzey eğitimle uluslararası bakışını derinleştirmiştir. 2014’ten bu yana Acıbadem Sağlık Grubu bünyesinde hizmet veren Prof. Dr. Baca, ileri minimal invaziv teknikler, obezite ve endokrin cerrahisi, kolorektal ve hepatopankreatobilier cerrahi gibi kapsamlı alanlarda uzmanlaşmış olup, multidisipliner ekip çalışmasına ve hasta odaklı yaklaşıma verdiği önemle hastalarına hem teknik hem de insani açıdan güven verir; ulusal ve uluslararası cerrahi derneklerde aktif rol alarak mesleki standartların yükseltilmesine katkıda bulunur ve sürekli olarak tıbbın sınırlarını zorlayan yenilikçi tedavi yöntemlerinin öncülerinden biridir

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.