Doktorsitesi.com

OBEZ OLMAYAN KİŞİLERDE KAN ŞEKERİNİN KONTROLÜ Yeni Ne Var?

Prof. Dr. Cemalettin Camcı
Prof. Dr. Cemalettin Camcı
23 Ocak 2018139 görüntülenme
Randevu Al
OBEZ OLMAYAN KİŞİLERDE KAN ŞEKERİNİN KONTROLÜ Yeni Ne Var?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tip 2 Diyabet ve Obezite Tedavisinde Bariatrik Cerrahi Etkisi

Son yıllarda gerçekleştirilen randomize klinik çalışmalar, Tip II (VKİ 35-39.9) ve Tip III (VKİ >40) obezite seviyesindeki hastalarda uygulanan bariatrik cerrahinin, kan şekeri kontrolünde mükemmel sonuçlar verdiğini kanıtlamıştır. Yapılan deneysel araştırmalar sonucunda, mide-bağırsak sisteminin kan şekeri düzenlemesindeki kritik rolü daha net bir şekilde anlaşılmıştır. Bu bilimsel veriler, cerrahi müdahalenin obezite ile mücadele eden bireylerde en güçlü tedavi yöntemlerinden biri olduğunu göstermektedir.

Bariatrik Cerrahiden Metabolik Cerrahiye Geçiş

Obez bireylerde elde edilen başarılı sonuçlar, tıbbi tedavi ve yaşam tarzı değişikliklerine rağmen kan şekeri kontrolü sağlayamayan, ancak obez olmayan hastalar için de bir umut ışığı olmuştur. Günümüzde tıp dünyası, bu cerrahi işlemlerin sadece kilo kaybı değil, aynı zamanda metabolik iyileşme sağladığına odaklanmaktadır. Bu doğrultuda birçok uzman grup, operasyonların kapsamını daha iyi ifade etmek amacıyla "bariatrik cerrahi" isminin "metabolik cerrahi" olarak değiştirilmesi yönünde görüş birliğine varmıştır.

Metabolik Cerrahinin Geleneksel Tedavilere Üstünlüğü

Objektif kriterler incelendiğinde, metabolik cerrahinin Tip 2 Diyabet (DM) yönetiminde alışılagelen tıbbi tedavilere göre belirgin avantajları bulunmaktadır. Bu avantajlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Kan Şekeri Düzenlemesi: Cerrahi müdahale, glisemik kontrolün sağlanmasında geleneksel yöntemlerden daha etkilidir.
  • Kardiyovasküler Risk Azalımı: Diyabete bağlı kalp-damar hastalıklarından kaynaklanan ölüm riskini minimize eder.
  • Maliyet Analizi: Uzun dönemli değerlendirmelerde, cerrahi işlemlerin toplam sağlık maliyetleri açısından daha ekonomik olduğu görülmektedir.

VKİ Sınırları ve Uygulama Kriterleri

Sağlık profesyonelleri ve ilgili cemiyetler, cerrahi yöntemlerle kan şekeri kontrolünün daha kolay sağlanması nedeniyle endikasyon sınırlarını genişletme eğilimindedir. Günümüzde Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 30 civarında olan diyabet hastaları için de cerrahi seçenekler değerlendirilmektedir. Ancak, Tip 2 diyabet hastalarının cerrahi tedavi sürecinde izleyeceği sıralı yol hakkında halen yeterli rehber ve kılavuz bulunmamaktadır.

Hasta GrubuVKİ AralığıÖnerilen Yaklaşım
Tip II Obez35 - 39.9Bariatrik/Metabolik Cerrahi
Tip III Obez>40Bariatrik/Metabolik Cerrahi
Diyabetik Hastalar25 - 35HbA1c Takibi ve Cerrahi Değerlendirme

Kilo Kaybından Bağımsız İyileşme Mekanizmaları

2015 yılında 45 uluslararası meslek örgütünün katılımıyla oluşturulan ortak görüş birliğine göre, sindirim kanalının cerrahi sonrası kan şekerini düzenleme yeteneği sadece kilo kaybına bağlı değildir. Bu iyileşme sürecinde şu faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir:

  1. Bağırsak hormonlarının değişen salınım profili.
  2. Bağırsak içerisindeki mikroorganizmaların (mikrobiyota) yapısı.
  3. Bağırsak içindeki besinlerin emilim süreçleri.

Araştırmalar, VKİ 25-35 aralığındaki diyabetik hastalarda cerrahi yöntemin, 3 aylık şeker seviyesini gösteren HbA1c miktarında klasik yöntemlere göre 4 kat daha fazla düşüş sağladığını kanıtlamıştır. Bu veriler ışığında, Tip 2 DM hastalarında komplikasyonları önlemek ve kan şekerini kontrol altına almak amacıyla cerrahi yöntemlere yönelmek rasyonel bir tercih olarak öne çıkmaktadır.

Etiketler

Obezite tedavisiDiyabet tedavisiMetabolik cerrahi etkileri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Cemalettin Camcı

Prof. Dr. Cemalettin Camcı

Prof. Dr. Cemalettin Camcı,1968 yılında doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde,1985 yılında başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak, 1991 yılında tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1992-1998 yılları arası Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. Uzmanlık eğitimi sırasında Norveç Hükümeti ile Türk Hükümeti arasındaki Kültürel Değişim Anlaşması çerçevesinde verilen bursu kazanarak Norveç’in tek transplantasyon merkezi olan Rikshospitalet-Oslo’da 1995 yılında 4 ay süreyle çalışmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.