Doktorsitesi.com

Nöralterapi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Prof. Dr. Hüseyin Nazlıkul
Prof. Dr. Hüseyin Nazlıkul
27 Ocak 20121160 görüntülenme
Randevu Al
  • Vejetatif sinir sistemi, vücudun kalp atışı, sindirim ve hormonal denge gibi tüm istemsiz hayati fonksiyonlarını düzenleyen temel mekanizmadır.
  • Nöralterapi, bu sistemdeki bozuklukları cilt altına yapılan enjeksiyonlarla düzelterek vücudun kendi iyileşme mekanizmalarını harekete geçiren bilimsel bir tedavi yöntemidir.
  • Migrenden bel fıtığına, romatizmal hastalıklardan hormonal bozukluklara kadar geniş bir yelpazede kullanılan bu yöntem, cerrahi gerektirmeyen vakalarda %90'ın üzerinde başarı oranına sahiptir.
Nöralterapi Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Vejetatif Sinir Sistemi ve Vücut Fonksiyonları Üzerindeki Rolü

Vejetatif Sinir Sistemi veya diğer adıyla Otonom Sinir Sistemi, vücudun tüm istemsiz işlevlerini düzenleyen hayati bir mekanizmadır. Bu sistem; kalbin çalışması, kan basıncının kontrolü, hormonların düzenlenmesi ve sindirim sistemi faaliyetleri gibi temel süreçleri yönetir. Ayrıca boşaltım sistemi, cinsel işlevler, terleme ve vücut sıcaklığının dengelenmesi gibi kritik görevler de bu sistem aracılığıyla gerçekleştirilir.

Otonom sinir sisteminde meydana gelen düzensizlikler, vücutta geniş bir yelpazede semptomlara yol açar. Kalp çarpıntısı, tansiyon sorunları, sindirim problemleri, kronik kabızlık veya ishal bu belirtiler arasındadır. Ayrıca hormon düzensizliklerine bağlı üreme problemleri, adet düzensizliği ve vücut ısısındaki ani değişimler, hastalıkların bu sistem üzerinden sinyal verdiğinin en somut kanıtlarıdır.

Nöralterapi: Bozulmuş Sinir Sistemini Düzenleme Yöntemi

Nöralterapi, hastalıkların vejetatif sinir sistemi üzerinden tedavi edilebileceği esasına dayanan bilimsel bir yöntemdir. Özellikle Almanya'da oldukça yaygın olan bu tedavi şekli, bozulmuş sinir sistemi fonksiyonlarının yeniden düzenlenmesinde en etkin yollardan biri olarak kabul edilir. Tedavi, doğrudan sinir sistemine etki ederek vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizmalarını harekete geçirir.

Uygulama Yöntemi ve Güvenlik

Nöralterapi uygulaması sırasında yapılan enjeksiyonlar, sanılanın aksine doğrudan sinirlerin içine değil, sinirlerin en yoğun bulunduğu cilt altı bölgelerine yapılır. Bu stratejik yaklaşım sayesinde yan etki riski yok denecek kadar azdır. Cilt altındaki sinir ağı, tüm bedeni bir bilgi ağı (network) gibi sardığı için uyarılar tüm vücuda hızla iletilir.

Bu tedavi yöntemiyle vücudun iç dengesi yeniden sağlanırken, hücreler üzerindeki olumsuz etkiler ortadan kaldırılır. Ağrı refleks arkını kıran ve vücudu toksinlerden arındıran bu tamamlayıcı tıp yöntemi, hücrelerin normal fonksiyonlarına dönmesine yardımcı olur. Özellikle kronikleşmiş vakalarda nöralterapi, modern tıbbın sunduğu en güçlü destekleyici çözümlerden biridir.

Klinik Başarı ve Tedavi Edilen Hastalıklar

Nöralterapi uygulamalarında, hastanın geçmişindeki travmalar, ameliyatlar ve "bozucu alan" oluşturabilecek tüm unsurlar dikkate alınarak kişiye özel bir protokol belirlenir. Segmental yaklaşım ve sempatik gangliyon ilişkisi hesaba katılarak yapılan tedavilerde başarı oranı oldukça yüksektir. Doku hasarı veya cerrahi zorunluluk olmayan vakaların %90'ından fazlasında yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır.

Nöralterapinin en sık kullanıldığı hastalıklar şunlardır:

  1. Migren ve her türlü baş ağrısı tedavisi
  2. Boyun, sırt ve bel ağrıları gibi kas kökenli ağrılar
  3. Bel ve boyun fıtıklarında ağrının giderilmesi
  4. Eklem hastalıkları (Menisküs, sıvı azalması, spor yaralanmaları)
  5. Sinir basısına bağlı oluşan ağrılar
  6. Romatizmal hastalıklar
  7. Alerjik astım ve alerjik rinit (saman nezlesi)
  8. Tiroid hastalıkları
  9. Menopoz şikayetleri ve adet düzensizlikleri
  10. Hormonal bozukluğa bağlı üreme sorunları
  11. Kronik tonsillit ve sinüzit tedavisi
  12. Fibromiyalji, kronik yorgunluk ve halsizlik
  13. Depresyon ve panik atak gibi ruhsal rahatsızlıklar
  14. Kronik kabızlık ve bağırsak hastalıkları (İrritabl kolon, Ülseratif Kolit, Crohn)
  15. Yüz felci ve Trigeminal Nevralji
  16. Vücudun toksinlerden arındırılması ve Anti-aging

Nöralterapinin Tarihçesi ve Türkiye'deki Gelişimi

Nöralterapi, 1940 yılında Ferdinand Huneke tarafından Almanya'da keşfedilmiş ve kısa sürede tüm Avrupa'ya yayılmıştır. Günümüzde pek çok üniversitede ders olarak okutulan bu yöntem, ağrı kliniklerinde aktif olarak kullanılmaktadır. Türkiye'deki gelişiminde ise en önemli isim, bu yöntemi ülkemize taşıyan ve uluslararası alanda tanınan Doç. Dr. Hüseyin Nazlıkul'dur.

Bilgi KaynağıDetaylar
Yöntemi KeşfedenFerdinand Huneke (1940)
Türkiye ÖncüsüDoç. Dr. Hüseyin Nazlıkul
Akademik KaynakNöralterapi Kitabı (2010, Nobel Kitabevi)
Uluslararası DernekIGNH (Uluslararası Nöralterapi Derneği)

Ağrıyı tedavi etmek, tarih boyunca hekimliğin en saygın uğraşlarından biri olmuştur. Nöralterapi eğitimi alan hekimler, hastalarına bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşarak daha kalıcı çözümler sunabilmektedir. Bu bilimsel yöntemin doğru aktarılması ve eğitiminin ehil ellerden alınması, tedavinin başarısı ve hekimlik onuru açısından büyük önem taşımaktadır.

Dr. Hüseyin NAZLIKUL

Etiketler

Nöral terapi kimlere uygulanırNöral terapi nasıl yapılırNöral terapi ne zaman uygulanırNöral terapi yöntemleriNöral terapi teknikleri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hüseyin Nazlıkul

Prof. Dr. Hüseyin Nazlıkul

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.