Neden Çocuğumuz Olmuyor?
- İnfertilite, kadınların yaklaşık %25'ini etkileyen bir durumdur ve doğurganlık kapasitesi özellikle 35 yaşından sonra belirgin şekilde azalmaktadır.
- Kısırlık nedenleri kadın ve erkek arasında benzer oranlarda dağılmakta olup, tanı sürecinde ilk olarak spermiogram testi ile sperm sayısı, hareketliliği ve yapısı incelenmektedir.
- Tek bir sperm testi ile tanı koymak yanıltıcı olabileceğinden testler tekrarlanmalı ve başlanan tedavi protokolleri en az 6 ay boyunca sürdürülmelidir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
İnfertilite (Kısırlık) Nedir?
İnfertilite, yaygın adıyla kısırlık, daha önce hiç gebelik oluşmaması veya bir gebelik yaşanmış olmasına rağmen sonradan yeni bir gebeliğin gerçekleşememesi durumudur. İstatistiksel verilere göre, tüm kadınların yaklaşık %25'i yaşamlarının belirli bir döneminde infertilite sorunu ile karşı karşıya kalmaktadır.
Kadın Yaşı ve Doğurganlık Oranları
Kadınlarda doğurganlığın en verimli olduğu dönem 25 yaş civarıdır. Özellikle 35 yaşından itibaren kadınların doğurganlık kapasitesinde belirgin bir azalma gözlemlenir. Sağlıklı bir çiftin düzenli ilişki ile gebeliğe ulaşma olasılıkları zaman içinde şu şekilde seyretmektedir:
| Süre | Gebelik Şansı (Ortalama) |
|---|---|
| 3 Ay | %57 |
| 6 Ay | %72 |
| 1 Yıl | %85 |
| 2 Yıl | %93 |
Bu veriler ışığında, özellikle genç çiftlerin tedavi için aceleci davranmaması önerilmektedir. 25 yaşından genç çiftlerde tetkiklere başlamak için 2 yıl beklenebilirken, 30 yaş üzerindeki çiftlerde 6 ile 12 ay arasında gebelik oluşmaması durumunda uzman kontrolüne başvurulmalıdır.
İnfertilitede Faktörlerin Dağılımı
Kısırlık vakalarında sorumluluk genellikle her iki eş arasında benzer oranlarda dağılmaktadır. İnfertilite nedenlerinin genel dağılımı şu şekildedir:
- Kadına bağlı sebepler: %40 - %55
- Erkeğe bağlı sebepler: %25 - %40
- Her iki eşe bağlı sebepler: %10 - %15
- Açıklanamayan sebepler: %10 - %15
Erkeklerde üretkenlik 35 yaş civarında zirveye ulaşır. 45 yaşından sonra bir düşüş yaşansa da, erkek yaşı kadın yaşı kadar kritik bir belirleyici değildir; ileri yaşlarda dahi baba olunabilmektedir.
Tanı Süreci ve Spermiogram (Sperm Tahlili)
Tedavi süreci, çiftle yapılan detaylı bir görüşme ve fiziksel muayene ile başlar. İlk aşamada en kolay ve temel tetkik olan spermiogram (sperm tahlili) uygulanır. Bu işlem için erkeğin 2-5 günlük cinsel perhiz sonrası verdiği örnek, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kriterlerine göre laboratuvar ortamında incelenir.
Normal Sperm Değerleri (WHO Kriterleri)
Dünya Sağlık Örgütü ve Kruger Kriterleri uyarınca normal kabul edilen değerler şunlardır:
- Sayı: Mililitrede en az 20 milyon sperm bulunmalıdır.
- Hareketlilik: Spermlerin en az yarısı hareketli olmalı veya ileri hareketli sperm oranı en az %25 olmalıdır.
- Morfoloji (Şekil): Detaylı değerlendirmede normal şekilli sperm oranı %14 ve üzerinde olmalıdır.
Tedavi Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
İnfertilite tanısı ve tedavisi sabır gerektiren bir süreçtir. Anormal çıkan tek bir sperm testi ile kesin kısırlık tanısı koymak doğru değildir. Sperm değerleri dalgalanma gösterebileceği için, olumsuz sonuçlarda testin 4-6 hafta arayla en az 2 kez tekrarlanması gerekir. Ayrıca, başlanan bir tedavi protokolünün sonuç verebilmesi için en az 6 ay boyunca sürdürülmesi büyük önem taşımaktadır.

