Doktorsitesi.com

Ne zaman ortognatik cerrahi uygulanır?

Dr. Öğr. Üyesi Fatih Kahraman
Dr. Öğr. Üyesi Fatih Kahraman
18 Mart 20121070 görüntülenme
Randevu Al
  • Ortognatik cerrahi, yüzün iskelet ve diş yapısındaki gelişimsel veya travmatik bozuklukları düzelterek ideal anatomik fonksiyonu ve estetiği sağlamayı hedefler.
  • Tedavi yaklaşımları vakaya göre büyüme modifikasyonu, ortodontik kamuflaj veya cerrahi müdahale olarak belirlenirken; ağır iskeletsel deformitelerde cerrahi kaçınılmazdır.
  • Operasyonun başarısı ve uzun dönemli stabilitesi; doğru cerrahi tekniğin seçilmesi, ortodontik hazırlık süreci ve relaps riskini etkileyen faktörlerin yönetilmesine bağlıdır.
Ne zaman ortognatik cerrahi  uygulanır?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ortognatik Cerrahi Nedir?

Ortognatik cerrahi, etimolojik olarak Yunanca "düzeltmek" anlamına gelen ortos ve "çene" anlamına gelen gnatos kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Kelime anlamı itibarıyla çene düzeltme operasyonu olarak tanımlanan bu prosedür, yüzün iskelet ve diş yapısındaki bozuklukların giderilmesini hedefler. Tedavinin temel amacı, hastada ideal anatomik yapıyı ve fonksiyonel ilişkiyi yeniden kurmaktır.

Dentofasiyal Deformitelerin Nedenleri ve Gelişimi

Dento-iskeletal deformitelerin en yaygın nedeni gelişimsel anomalilerdir. Bu anomaliler, genetik veya çevresel faktörlerin etkisiyle normal yüz gelişim sürecinin sekteye uğraması sonucu meydana gelir. Ayrıca dentofasiyal deformiteler aşağıdaki durumlara bağlı olarak da gelişebilmektedir:

  • Apert ve Crouzon sendromları gibi konjenital anomaliler,
  • Hemifasiyal mikrosomi,
  • Travmaya bağlı oluşan yapısal bozukluklar.

Hullihen tarafından gerçekleştirilen ilk ortognatik cerrahi müdahaleden günümüze kadar geçen süreçte, bu alanda çok önemli teknolojik ve bilimsel gelişmeler kaydedilmiştir.

Maloklüzyon Türleri ve Tedavi Yaklaşımları

Maloklüzyonlar; diş dizilim bozukluğu, çenenin iskeletsel yapı bozukluğu veya her iki durumun kombinasyonu şeklinde ortaya çıkabilir. Tedavi planlaması, bozukluğun kaynağına göre şu şekilde şekillenir:

  1. Diş Dizilimi Bozuklukları: Sadece diş diziliminin hatalı olduğu vakalarda ortodontik tedavi genellikle yeterli olmaktadır.
  2. İskeletsel Deformiteler: Diş dizilimi normal olsa dahi iskelet yapısında bozukluk olan vakalarda cerrahi müdahale gereklidir. Örneğin, hemifasiyal mikrosomi hastalarında diş dizilimi normal olsa da iskeletsel asimetri nedeniyle oklüzyon bozulur.
  3. Kombine Bozukluklar: Hem diş hem de iskelet yapısının bozuk olduğu ağır vakalarda ortodontik tedavi ve ortognatik cerrahi birlikte uygulanmaktadır.

Mevcut Tedavi Seçenekleri

Vakaların durumuna göre uzmanlar tarafından değerlendirilen üç temel tedavi seçeneği bulunmaktadır:

Tedavi YöntemiUygulama Amacı
Büyüme ModifikasyonuDişlerden alınan kuvvetle gelişimi süren çenenin şekillendirilmesi.
KamuflajÇene uyumsuzluğunun sadece diş hareketleriyle gizlenmesi.
Ortognatik Cerrahiİskeletsel ve dental yapının cerrahi olarak düzeltilmesi.

Ortognatik Cerrahinin Tercih Edilme Nedenleri

Büyüme modifikasyonu yöntemleri genç hastalarda başarılı olsa da bu yöntemin kapasitesi büyüme süreciyle sınırlıdır. Ortodontik kamuflaj ise dental kapanmayı sağlasa da fasiyal estetik sorunları tam olarak gideremez. Proffit ve arkadaşlarının yaptığı çalışmalar, Sınıf II oklüzyon vakalarında cerrahi uygulanan grubun, sadece ortodontik tedavi alan gruba göre çok daha tatmin edici sonuçlar aldığını göstermiştir.

Ortognatik cerrahi girişimlere şu nedenlerle ihtiyaç duyulmaktadır:

  • Çiğneme kusurlarının giderilmesi,
  • Temporomandibuler eklem (TME) ağrıları ve disfonksiyonlarının tedavisi,
  • Konuşma ve havayolu sorunlarının çözümü,
  • Oral hijyenin daha iyi sağlanabilmesi,
  • Estetik kaygılardan kaynaklanan psikososyal rahatsızlıkların ortadan kaldırılması.

En Sık Kullanılan Cerrahi Teknikler

Angle sınıflandırmasına göre Sınıf II maloklüzyon vakaları toplumda daha sık görülmektedir. Cerrahi gerektiren deformiteler arasında en yaygın olanı mandibuler retrüzyon (alt çene geriliği), ardından ise maksiller retrüzyondur. Bu vakalarda en sık başvurulan teknikler şunlardır:

  • Mandibulada: Bilateral sagittal split ramus osteotomisi (BSSRO),
  • Maksillada: Le Fort I osteotomi.

Başarı Faktörleri ve Stabilite

Ortognatik cerrahi sonrası hasta memnuniyeti, komplikasyon oranlarının düşük olması sebebiyle oldukça yüksektir. Ancak cerrahideki en zorlu süreç iskeletsel relaps (geriye dönüş) riskidir. Başarılı bir sonuç için normal çene fonksiyonu, optimal yüz estetiği ve uzun dönemli stabilite şarttır.

Relaps ve stabilite üzerinde etkili olan temel faktörler:

  • Cerrahi öncesi uygulanan ortodontik tedavinin niteliği,
  • Tercih edilen cerrahi teknik ve fiksasyon yöntemi,
  • Hareketin yönü, büyüklüğü ve mobilizasyon yeterliliği,
  • Tek veya çift çene cerrahisi tercihi,
  • Kas gerginliği, skatrisyel doku ve greft kullanımı,
  • Maksillomandibuler fiksasyon (MMF) süresi.

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Fatih Kahraman

Dr. Öğr. Üyesi Fatih Kahraman

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.