Doktorsitesi.com

Myoma uteri ve doğurganlığa etkileri

Op. Dr. Hüseyin Kösoğlu
Op. Dr. Hüseyin Kösoğlu
16 Aralık 2014400 görüntülenme
Randevu Al
  • Myomlar, kadın genital sisteminde en sık görülen iyi huylu tümörler olup yerleşim yerlerine göre aşırı kanama, ağrı ve çevre organlara baskı gibi çeşitli klinik belirtilere yol açarlar.
  • Hormon duyarlı olan bu kitleler, özellikle rahim iç tabakasına yakın yerleştiklerinde kısırlığa veya gebelik sürecinde şiddetli ağrı ve risklere neden olabilirler.
  • Tedavi süreci hastanın şikayetlerine ve doğurganlık beklentisine göre bireyselleştirilerek cerrahi müdahaleler veya ilaç tedavileri şeklinde uygulanır.
Myoma uteri ve doğurganlığa etkileri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Myom Nedir? Kadın Genital Sisteminin En Sık Rastlanan Tümörleri

Myomlar, kadın genital sisteminde en sık karşılaşılan selim (iyi huylu) tümörlerdir. Amerika Birleşik Devletleri verilerine göre, her yıl myoma nedeniyle yaklaşık 200.000 histerektomi (rahmin alınması) ve 20.000 myomektomi (myomun cerrahi olarak çıkarılması) operasyonu gerçekleştirilmektedir. Bu kitleler, uterusta (rahimde) yerleştikleri bölgeye göre farklı klinik belirtiler gösterebilirler; bazen çok büyük boyutlara ulaşmalarına rağmen hiç belirti vermezken, bazen de çok küçük boyutlarda ciddi şikayetlere yol açabilirler.

Myom Belirtileri ve Klinik Bulgular

Myom gelişimi puberte (genç erişkin dönem) ile başlasa da, genellikle 30’lu yaşlarda klinik belirti vermeye başlar. En sık görülen bulgu, menoraji olarak adlandırılan aşırı adet kanamalarıdır. Bunun yanı sıra, myomlar şu belirtilere neden olabilir:

  • Ağrılı adet görme ve fiziksel aktivite veya cinsel ilişki sırasında ağrı.
  • Çevre organlara baskı yapması sonucu sık idrara çıkma veya kabızlık.
  • Böbrekten idrar çıkışının engellenmesi.

İki adet arasındaki sürenin uzaması (oligomenore) veya düzensiz ara kanamalar (metronaji) genellikle myomdan ziyade bir yumurtlama kusuruna işaret eder.

Gebelik Sürecinde Myomlar ve Riskler

Gebelikte hormonal değişimlere bağlı olarak myomlar hızla büyüyebilir. Damarların beslemede yetersiz kalması sonucu kırmızı dejenerasyon adı verilen bozulma meydana gelebilir. Bu durum, hastaların narkotik ağrı kesicilere ihtiyaç duyacağı kadar şiddetli ağrılarla hastaneye başvurmasına neden olabilir. Günümüzde gebelik yaşının ilerlemesi, tedavi planlamasında doğurganlığı koruyucu yaklaşımların önemini ve zorluğunu artırmaktadır.

Myomların Oluşumu ve Yapısal Özellikleri

Myomlar, rahmin kas hücrelerinden köken alan ve östrojen ile progesteron gibi seks steroidlerine yanıt veren iyi huylu tümörlerdir. Hücresel dizilişindeki sirküler-helezon yapı dışında, rahmin kas duvarından (myometrium) ayırt edilemezler. Kanser özelliği taşıyan leiomyosarkomlar ise genellikle hayatın ilerleyen dönemlerinde oluşur ve mevcut myomlardan kaynaklanmazlar.

Yerleşim Yerlerine Göre Myom Türleri

Myomlar, rahim duvarındaki yerleşim yerlerine göre üç ana gruba ayrılır:

  1. Subseröz Myomlar: Rahmin dış yüzeyine yakın yerleşenler.
  2. İntramural Myomlar: Rahim duvarının içinde yer alanlar.
  3. Submuköz Myomlar: Rahmin iç tabakasına yakın yerleşen ve boyutu ne olursa olsun en çok şikayete (ağrılı adet, ara kanama, uzun kanama) yol açan türdür.

Myom Oluşumunda Risk Faktörleri ve Hormon İlişkisi

Myomların gelişimi hormonlarla doğrudan ilişkilidir. Ergenlik öncesi görülmezler ve menopoz sonrası küçülme eğilimi gösterirler. Obezite ve erken menarş (ilk adet) önemli risk faktörleridir. Ayrıca, birinci derece akrabalar arasında %40 oranında yaygınlık görülmesi, multifaktöriyel kalıtım paternini desteklemektedir. Moleküler araştırmalar, vakaların üçte birinde 7, 12 ve 14. kromozomlarda anormallikler saptamıştır.

Myomların Fertilite (Doğurganlık) Üzerine Etkileri

Myomların gebelik üzerindeki etkileri hastadan hastaya değişiklik gösterir. Submuköz myomlar, rahim boşluğunu deforme ederek döllenmiş yumurtanın yuvalanmasını (implantasyon) engelleyebilir. Bu tür myomların tanısında HSG (ilaçlı rahim filmi), sonohisterografi (SİS) ve histeroskopi yöntemleri kullanılır.

Myomların Doğurganlığa Engel Olma Mekanizmaları
1. Mekanik tıkanma (Rahim boynu veya fallop tüpleri çıkış noktası)
2. Rahim ile fallop tüpü arasındaki çalışma ilişkisinin bozulması
3. Spermin hareketliliğinin bozulması
4. Yumurta taşınmasının aksaması
5. İmplantasyon (yuvalanma) bozuklukları

İntramural (duvar içi) myomlar, üremeye yardımcı teknolojilerde gebelik oranını azaltabilir. Yapılan çalışmalar, myomektomi operasyonundan bir yıl sonra doğurganlık oranlarının arttığını kanıtlamıştır.

Myom Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar

Tedavi planı; myomların sayısı, büyüklüğü, yerleşimi ve hastanın şikayetlerine göre bireyselleştirilir. Tedavi seçenekleri şunlardır:

Cerrahi Tedavi Yöntemleri

  • Histerektomi: Rahmin tamamen alınması.
  • Abdominal Myomektomi: Açık ameliyat ile myomların çıkarılması.
  • Histeroskopik Myomektomi: Kapalı sistemle rahim içindeki myomların alınması.

Tıbbi (İlaç) Tedavileri

Özellikle büyük myomları cerrahi öncesi küçültmek için GnRh agonistleri ve antiprogestinler kullanılabilir. Bu ilaçlar, üç aylık kullanımda myom hacmini %30-50 oranında azaltarak operasyonun daha az travma ile tamamlanmasına yardımcı olur.

Etiketler

Myomların cerrahi tedavisi nasıldırMyomlar neden olurMyomların doğurganlığa engel olur muMiyomların sebepleri nelerdirMiyomlar nasıl tedavi edilirMiyomlar nasıl anlaşılır

Yazar Hakkında

Op. Dr. Hüseyin Kösoğlu

Op. Dr. Hüseyin Kösoğlu

Op. Dr. Hüseyin Kösoğlu, 1956 yılında Rize’nin İkizdere ilçesinde dünyaya geldi. İlkokul ve ortaokul öğrenimini Zonguldak'ta, lise öğrenimini ise İstanbul Fenerbahçe Lisesi'nde tamamladı. Tıp eğitimini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde 1979 yılında tamamladı ve ardından askerlik görevini yerine getirdi.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.