Doktorsitesi.com

Myom nedir? Ne sıklıkla görülür?

Op. Dr. Birdal Tosyalı Çetinol
Op. Dr. Birdal Tosyalı Çetinol
18 Ocak 2016185 görüntülenme
Randevu Al
Myom nedir? Ne sıklıkla görülür?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Myom Nedir? Rahmin Selim Tümörleri Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Myomlar, kadınların yaklaşık %25'inde görülen ve rahmin kas tabakasından kaynaklanan selim (iyi huylu) tümörlerdir. Genellikle rutin jinekolojik muayeneler sırasında tesadüfen saptanan bu yapılar, bazen hiçbir belirti vermeden gelişebilirler. Rahmin duvarından dışarıya, yani karın boşluğuna doğru büyüyebilecekleri gibi, rahmin iç yüzüne, yani gebelikte bebeğin tutunduğu bölgeye doğru da gelişim gösterebilirler.

Bu kitlelerin boyutları oldukça değişkendir; bir bezelye tanesi kadar küçük olabildikleri gibi, 10-15 cm çapında küresel kitlelere de ulaşabilirler. Myomların büyümesinde östrojen hormonu kritik bir rol oynamaktadır. Bu durumun en net kanıtı, östrojenin düşük olduğu ergenlik öncesi dönemde myomların görülmemesi ve menopoz sonrası hormon seviyelerinin düşmesiyle mevcut myomların küçülme eğilimine girmesidir.

Myom Belirtileri Nelerdir?

Myomlar, bulundukları konuma ve boyutlarına bağlı olarak kadınlarda çeşitli şikayetlere yol açabilirler. En sık karşılaşılan ve yaşam kalitesini en çok etkileyen belirti, adet kanamaları üzerindeki olumsuz etkilerdir.

Myomların neden olduğu temel belirtiler şunlardır:

  • Adet kanamalarının süresinin uzaması ve miktarının artması,
  • Yoğun kanamaya bağlı olarak gelişen anemi (kansızlık),
  • Adet dönemi dışındaki zamanlarda görülen ara kanamalar,
  • Karın alt bölgesinde ve kasıklarda hissedilen şiddetli ağrılar.

Tedavi Edilmeyen Myomların Riskleri ve Sonuçları

Myomlar zamanında tedavi edilmediğinde, büyümeye devam ederek çevre dokular üzerinde baskı oluşturabilirler. Özellikle karın boşluğuna doğru genişleyen büyük myomlar, idrar kesesi ve kalın bağırsak gibi organları sıkıştırarak idrar yapma ve dışkılama zorluklarına yol açabilir.

Üreme sağlığı açısından incelendiğinde ise rahmin iç yüzeyine doğru büyüyen myomlar, embriyonun tutunmasını zorlaştırarak düşüklere ve kısırlığa (infertilite) neden olabilmektedir. Bu nedenle, belirti veren veya büyüme eğiliminde olan myomların takibi hayati önem taşır.

Myom Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Modern tıpta myomların tedavisi için hastanın yaşına, doğurganlık durumuna ve myomun yapısına göre farklı yaklaşımlar uygulanmaktadır. Günümüzde kullanılan temel tedavi yöntemleri aşağıda tabloda özetlenmiştir:

Tedavi YöntemiUygulama Amacı ve Özelliği
MiyomektomiMyomların rahimden tek tek ayıklanarak çıkartılması (Rahim korunur).
HisterektomiDoğurganlık dönemini tamamlamış kadınlarda myomlu rahmin tamamen alınması.
GnRH-Agonistleriİğne tedavisi ile myomların geçici olarak küçültülmesi (Ameliyat öncesi hazırlık).
EmbolizasyonMyomu besleyen damarların tıkanarak kitlenin küçültülmesi (Girişimsel radyolojik yöntem).

İlaç Tedavisi ve Cerrahi Öncesi Hazırlık

Aylık veya üç aylık periyotlarla uygulanan GnRH-agonistleri, myomları kısmen küçültebilir. Ancak bu iğnelerin yan etkileri nedeniyle sürekli kullanımı mümkün değildir. İlaç kesildiğinde myomlar eski boyutlarına döneceği için, bu yöntem genellikle ameliyat öncesi kanamayı azaltmak ve hastanın kan değerlerini yükseltmek amacıyla tercih edilir.

Embolizasyon Yöntemi

Son yıllarda gelişen bir seçenek olan embolizasyon, girişimsel radyologlar tarafından uygulanır. Bu yöntemde, radyolojik görüntüleme eşliğinde myomu besleyen damarlara bir pıhtı gönderilerek kan akışı kesilir. Beslenmesi bozulan myomun zamanla küçülmesi hedeflenir.

Etiketler

Myom tanısı nasıl konurMyom nedir?Myom nasıl tedavi edilirMyom belirtileri nelerdir

Yazar Hakkında

Op. Dr. Birdal Tosyalı Çetinol

Op. Dr. Birdal Tosyalı Çetinol

Op. Dr. Birdal Tosyalı Çetinöz, 1965 yılında dünyaya geldi. Lise eğitimini 1982 yılında İzmir Kız Lisesi'nde tamamladı. Tıp eğitimini ise Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak 1988 yılında tıp doktoru unvanını aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.