Morfogenetik kriterlere dayalı embriyo seçimi

Morfogenetik kriterlere dayalı embriyo seçimi

Klasik tüpbebek tedavilerinde yüksek implantasyon kapasitesine sahip olan embriyonun seçimi, tedavi başarısının arttırılması için gerekli olan en önemli basamakların başında gelmektedir. Günümüzde pek çok tüp bebek merkezinde / laboratuarında adı geçen seçim gün içerisinde son derece kısıtlı bir zaman aralığında ve embriyonun gelişim hızının ve dış görünüşünün mikroskop altındaki anlık olarak değerlendirilmesi şeklinde yapılmaktadır. Embriyonun statik (anlık) morfolojisine göre yapılan bu değerlendirmeler klivaj döneminde genellikle blastomer sayısı, büyüklüğü ve fragmantasyon yüzdesine göre yapılıyor iken, blastosist aşamasında embriyonun genişleme durumu, iç hücre kütlesi ve trofoblastı oluşturan hücrelerin yapısal özelliklerine göre değerlendirilmektedir. Değerlendirme büyük ölçüde anlık gözlemlere ve gözlemcinin tecrübesine dayandığından, aynı laboratuar içerisinde çalışan farklı embriyologlar arasında bile zaman zaman ciddi değerlendirme farkları görülebilmekte, bu durum da gebelik başarılarında ciddi değişiklikler yaratabilmektedir.

İlk tüp bebek uygulamasından günümüze kadar geçen yaklaşık 40 yıl boyunca amaç çoğunlukla birden fazla embriyo transferi yaparak yüksek gebelik ve canlı doğum elde etmek iken, son yıllarda özellikle çoğul gebeliklere bağlı komplikasyonların da azaltılması amacı ile gerçekleştirilen embriyo sayısındaki anlamlı azaltma, çok daha etkin ve verimli embriyo seçim sistemlerine ihtiyacı da beraberinde getirmiştir. Tedavi başarısı için mümkün olan en iyi embriyonun seçilmesi geçmişte sadece embriyonun yukarıda belirtildiği gibi gelişimi boyunca elde edilen statik morfolojik özelliklere dayalı günlük ve/veya kümülatif kalite değerlendirme sistemleri veya algoritmalar ile sağlanıyor iken son yıllarda özellikle dinamik embriyo görüntüleme sistemlerinin geliştirilmesi ve klinik pratiğe girişi ile birlikte embriyo morfokinetiği de embriyo seçimi için önemli bir (ek) araç haline gelmiştir.

Klinik sonuçlarının embriyo morfokinetik özellikleri ile korelasyonunun detaylı değerlendirildiği çalışmalar sayesinde günümüzde başarı şansı yüksek ernbriyonun seçiminden çok rahme tutunma ve sağlıklı gebelik oluşturma özelliği düşük olan seçim dışı bırakılabilmesi sağlanabilmektedir.

In vitro fertilizasyon (IVF) laboratuarlarında insan embriyoları üzerinde elde edilen yeni morfokinetik parametrelerin statik gözlemlerde elde edilen morfolojik özellikler ile birlikte kullanıldığında klinik başarıyı arttırabileceği güncel pek çok çalışmada ifade edilmektedir.

Bu makale 18 Mart 2019 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar
Op. Dr. Suat Hazer

Op. Dr. Suat HAZER, lisans öncesi öğrenimlerini İstanbul ve Ankara'da bitirdikten sonra 1985 yılında Gülhane Askeri Tıp Fakültesi’nde başladığı tıp eğitimini 1991 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1992-1994 yılları arasında Balıkesir 9. Ana Jet Üs Komutanlığında uçuş tabibi olarak görev yapmıştır. İhtisasını ise 1994-1998 yılları arasında yine Gülhane Askeri Tıp Fakültesi’nde yapmış ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.  Uzmanlık eğitimi sonrasında GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nden Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite yan dal uzmanlığını da almış olan Op. Dr. Suat HAZER, askerlik vazifesini 1999-2009 yılları arasında Bursa Asker Hastanesi'nde, mecburi hizmet yükümlülüğünü ise 2009-2010 yılları arasında ise Etimesgut Asker Hastanesi'nde yerine getirmiştir. Op. Dr. Suat HAZER, mesleki çalışmaların ...

Op. Dr. Suat Hazer
Op. Dr. Suat Hazer
Bursa - Kadın Hastalıkları ve Doğum
Facebook Twitter Instagram Youtube