Doktorsitesi.com

Mikrocerrahi teknikle omurga kanal daralması hastalığı tedavisi

Doç. Dr. Kenan Kıbıcı
Doç. Dr. Kenan Kıbıcı
17 Ocak 2018609 görüntülenme
Randevu Al
  • Dar kanal hastalığı, omurga kanalının daralarak sinirleri sıkıştırması sonucu bel, bacak ve kollarda ağrı, uyuşma ve yürüme güçlüğü gibi ciddi belirtilere yol açar.
  • Tedavide kullanılan mikrocerrahi yöntemi, vücuda vida veya platin takılmasına gerek kalmadan daralan kanalın genişletilmesini ve anatomik yapının korunmasını sağlar.
  • Vidasız ameliyat yöntemi sayesinde hastalar aynı gün ayağa kalkabilir ve skolyoz veya bel kayması gibi ek sorunlar yoksa kısa sürede sosyal yaşamlarına dönebilirler.
Mikrocerrahi teknikle omurga kanal daralması hastalığı tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dar Kanal Hastalığı Nedir?

Omurga kanalı, üst üste dizilmiş kemiklerden oluşan, içinden omurilik ve sinirlerin geçtiği ince, uzun ve kıvrımlı bir yapıya sahiptir. Belirli bir genişliğe sahip olan bu kanalın çapı çeşitli nedenlerle azaldığında, dar kanal hastalığı meydana gelir. Kanalın daralması, içinden geçen sinirlerin sıkışmasına yol açarak hastanın yaşam kalitesini ciddi oranda düşürür.

Dar Kanal Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Kanal daralması sonucunda sinirlerin baskı altında kalması, vücudun farklı bölgelerinde çeşitli semptomlara yol açar. Bel ve bacaklarda ağrı, uyuşma, huzursuzluk ve karıncalanma en yaygın görülen şikayetler arasındadır. Ayrıca, boyun bölgesindeki daralmalar kolları da etkisi altına alabilmektedir.

Hastalığın ilerlemesiyle birlikte şu belirtiler gözlemlenebilir:

  • Yürüme bozukluğu ve yürüme mesafesinin giderek kısalması.
  • Yürürken belirli bir süre sonra mecburi oturma ihtiyacı.
  • Sık idrar yapma, idrar ve büyük abdest kontrolünün bozulması.
  • Bacaklarda belirgin güçsüzlük.
  • Cinsel fonksiyonların olumsuz etkilenmesi.

Mikrocerrahi ile Vidasız Ameliyat Yöntemi

Dar kanal hastalığı tedavisinde, halk arasında vidasız (platinsiz) ameliyat olarak bilinen yöntem oldukça değerlidir. Bu yöntemi diğer tedavilerden ayıran en önemli özellik, hastaya vida (enstrüman) veya herhangi bir yabancı cisim takılmamasıdır. Bu durum, hastanın iyileşme sürecini önemli ölçüde kısaltmaktadır.

Mikrocerrahi Yönteminin Uygulanışı

Operasyon sırasında mikrocerrahi teknik ve gelişmiş operasyon mikroskopları kullanılır. Omurilik sinirlerini sıkıştıran fıtık, kemik ve bağ dokuları titizlikle temizlenerek sinirler rahatlatılır. Bu işlem sırasında dar olan kanalın iç kısmına girilerek genişletme yapılır ve anatomik yapı azami düzeyde korunur. Birden fazla aralıkta daralma olsa dahi bu yöntem başarıyla uygulanabilmektedir.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci

Stabilizasyonu sağlayan anatomik yapının korunması, hastalara vida ve benzeri ek materyallerin takılması zorunluluğunu ortadan kaldırır. Yabancı cisim kullanılmaması, hastalar için büyük bir avantajdır. Mikrocerrahi teknikle ameliyat edilen hastaların iyileşme takvimi genellikle şu şekildedir:

SüreçDurum
Ameliyat GünüHasta ayağa kalkabilir ve yürüyebilir.
1-2 Gün SonraHastaneden taburcu olma süresi.
İlk 1 AyAyakta olunan sürelerde bel korsesi kullanımı önerilir.
20. GünKişiye özel egzersiz programına başlanır.

Dikkat Edilmesi Gereken Durumlar

Bu modern teknik, belirli merkezlerde ve mikrocerrahi deneyimi olan uzman cerrahlar tarafından uygulanmalıdır. Hastalar, felç kalma riskiyle karşılaşmadan kısa sürede sosyal yaşamlarına dönebilmektedir. Ancak, bu yöntemin uygulanabilmesi için hastanın omurgasında belirli komplikasyonların olmaması gerekir.

Eğer hastada skolyoz (omurga eğriliği) veya spondilolistezis (bel kayması) mevcutsa, mikrocerrahiye ek olarak vida ve plak uygulaması yapılması zorunludur. Bu tür yapısal bozuklukların olmadığı durumlarda ise anatomik yapıyı koruyan vidasız yöntem öncelikli tercihtir.

Etiketler

Bel fıtıklarıBel fıtğıMikrocerrahi ameliyatıKanal daralmasıMikrocerrrahi

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Kenan Kıbıcı

Doç. Dr. Kenan Kıbıcı

Doç. Dr. Kenan KIBICI, Karabük'te doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ni başarıyla tamamlayarak 1990 yılnda Deniz Tabip Teğmen olarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, yine Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde tamamlamış ve 1999 yılında Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı olmuştur. Aynı klinikte 6 yıl Baş Asistan olarak görev yapmış ve bu süre içerisinde Gülhane Askeri Tıp Akademisi / Ankara Mikrocerrahi Merkezinde ve yurtiçi ve dışı çeşitli merkezlerde Mikroşirürji eğitimi almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.