Mide Kanseri
- Mide kanseri görülme sıklığı coğrafi bölgelere göre farklılık göstermekte olup, Türkiye'de 100.000'de 45 gibi yüksek bir oranla karşılaşılmaktadır.
- Hastalığın erken evrede teşhis edilmesi 5 yıllık sağkalım oranını %90'ın üzerine çıkarırken, ileri evrelerde bu oran %30'un altına düşmektedir.
- Cerrahi tedavi tümörün yerleşimine göre subtotal veya total gastrektomi şeklinde planlanmakta ve lenf ganglionu disseksiyonu ile desteklenmektedir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Mide Kanseri: Epidemiyoloji ve Risk Faktörleri
Mide kanseri, cerrahi pratiğinde en zorlayıcı majör sağlık sorunlarından biri olarak kabul edilmektedir. Hastalığın görülme sıklığı (prevalansı) coğrafi bölgelere göre ciddi farklılıklar gösterir. Örneğin, Kolombiya And Dağları'nda 100.000'de 150, Japonya'da 100.000'de 70 gibi yüksek oranlar görülürken, ABD'de bu oran 100.000'de 7 seviyesindedir. Türkiye'de ise 100.000'de 45 gibi maalesef yüksek bir oranla karşılaşılmaktadır.
Gastrik malign neoplazilerin %95'inden fazlasını adenokarsinomalar oluşturur. Lauren sınıflamasına göre, hastalığın sık görüldüğü toplumlarda intestinal tip daha yaygındır. Düşük riskli popülasyonlarda ise diffüz tip daha belirgindir. Kronik gastrit ve intestinal metaplazi ile değişime uğramış mide mukozasından kaynaklanan intestinal tip, daha iyi bir prognoza sahiptir. Ayrıca, H. Pylori enfeksiyonu ile midenin kardia dışındaki bölgelerinde gelişen kanserler arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır.
Mide Kanseri Gelişimi ve Erken Tanının Önemi
Kanser gelişimi öncesindeki mutasyon zinciri; kronik atrofik gastrit ve intestinal metaplaziden, H. Pylori varlığında displaziye geçiş ile oluşur. Erken Mide Kanseri (EMK), histolojik olarak tümörün sadece mukoza ve submukozada sınırlı kaldığı evreyi ifade eder. Japonya'da mide kanseri tanılarının %40'ı EMK aşamasında konulurken, Batı ülkelerinde bu oran %10'un oldukça altındadır.
Erken teşhisin hayati önemi, sağkalım oranlarında net bir şekilde görülmektedir. EMK vakalarında 5 yıllık kür oranları %90'ın üzerindedir. Buna karşın Batı'da mide kanseri prognozu hala kötü kabul edilmekte ve 5 yıllık sağkalım %30'un altında seyretmektedir. Japonya'daki yüksek başarı oranları, EMK'nın erken saptanmasına veya coğrafi biyolojik davranış farklılıklarına bağlanmaktadır.
Mide Kanserinin Yayılım Yolları
Mide kanseri vücutta dört ana yol izleyerek yayılım gösterir:
- Direkt yayılım
- Peritoneal yayılım
- Lenfatik yayılım
- Hematojen (kan yoluyla) yayılım
Sınıflandırma ve Evreleme Sistemleri
Mide kanserleri tümör yerleşimine göre proksimal, korpus ve distal (antral) tip olarak üçe ayrılır. Makroskopik değerlendirmede ise klasik Borrmann Sınıflaması kullanılır:
- Tip 1: Sınırlı nonülsere polipoid karsinom
- Tip 2: Keskin kenarlı ülsere karsinom
- Tip 3: Kısmen yayılım gösteren ülsere karsinom
- Tip 4: Etraf yapıları invaze eden diffüz karsinoma
TNM Evreleme Sistemi
Batılı uluslar tarafından kabul edilen TNM sistemi, tümörün derinliğini (T), lenf nodu tutulumunu (N) ve uzak metastazı (M) esas alır. Preoperatif evrelendirme; endoskopik inceleme, BT, MR ve endoskopik ultrasonografi (EUS) ile en doğru şekilde gerçekleştirilir.
| Evre | Kriterler |
|---|---|
| Evre 1 | TisN0M0 (Karsinoma in situ) |
| Evre 1A | T1N0M0 |
| Evre 1B | T1N1M0 |
| Evre 2 | T1N2M0, T2N1M0, T3N0M0 |
| Evre 3A | T2N2M0, T3N1M0, T4N0M0 |
| Evre 3B | T3N2M0, T4N1M0 |
| Evre 4 | T4N2M1 veya herhangi bir T/N ile M1 |
Cerrahi Tedavi Yöntemleri ve Rezeksiyon
Mide kanserinin cerrahi tedavisi, tümörün yerleşim yerine göre subtotal, totale yakın veya total gastrektomi şeklinde planlanır.
Distal Yerleşimli Tümörler
Midenin 1/3 distalindeki tümörlerde radikal subtotal gastrektomi uygulanır. Bu işlemde;
- Midenin %75-90'ı,
- Duodenumun ilk 3 cm'lik kısmı,
- Hepatogastrik omentum ve büyük omentumun çoğu rezeke edilir.
- Proksimal sınır en az 6 cm olmalıdır.
Lenf Ganglionu Disseksiyonu (D1 ve D2)
- D1 (R1) Rezeksiyon: Suprapilorik, infrapilorik, büyük ve küçük kurvatur lenf ganglionlarının temizlenmesini kapsar.
- D2 (R2) Rezeksiyon: D1'e ek olarak sol gastrik arter, komün hepatik arter, çölyak arter, splenik arter ve dalak hilusundaki lenf nodlarını içerir.
Rekonstrüksiyon ve Proksimal Tümörler
Cerrahi sonrası rekonstrüksiyon için Roux-en-Y veya Billroth 2 gastrojejunostomi tercih edilir. Lokal nüks riski nedeniyle Billroth 1 kontrendike kabul edilir. Midenin 1/3 orta ve proksimal bölüm tümörlerinde ise total gastrektomi ve Roux-en-Y özofagojejunostomi standart yaklaşımdır.


