Doktorsitesi.com

Mide Kanseri

Op. Dr. Muharrem Kuzkaya
Op. Dr. Muharrem Kuzkaya
27 Nisan 20122584 görüntülenme
Randevu Al
  • Mide kanseri görülme sıklığı coğrafi bölgelere göre farklılık göstermekte olup, Türkiye'de 100.000'de 45 gibi yüksek bir oranla karşılaşılmaktadır.
  • Hastalığın erken evrede teşhis edilmesi 5 yıllık sağkalım oranını %90'ın üzerine çıkarırken, ileri evrelerde bu oran %30'un altına düşmektedir.
  • Cerrahi tedavi tümörün yerleşimine göre subtotal veya total gastrektomi şeklinde planlanmakta ve lenf ganglionu disseksiyonu ile desteklenmektedir.
Mide Kanseri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Mide Kanseri: Epidemiyoloji ve Risk Faktörleri

Mide kanseri, cerrahi pratiğinde en zorlayıcı majör sağlık sorunlarından biri olarak kabul edilmektedir. Hastalığın görülme sıklığı (prevalansı) coğrafi bölgelere göre ciddi farklılıklar gösterir. Örneğin, Kolombiya And Dağları'nda 100.000'de 150, Japonya'da 100.000'de 70 gibi yüksek oranlar görülürken, ABD'de bu oran 100.000'de 7 seviyesindedir. Türkiye'de ise 100.000'de 45 gibi maalesef yüksek bir oranla karşılaşılmaktadır.

Gastrik malign neoplazilerin %95'inden fazlasını adenokarsinomalar oluşturur. Lauren sınıflamasına göre, hastalığın sık görüldüğü toplumlarda intestinal tip daha yaygındır. Düşük riskli popülasyonlarda ise diffüz tip daha belirgindir. Kronik gastrit ve intestinal metaplazi ile değişime uğramış mide mukozasından kaynaklanan intestinal tip, daha iyi bir prognoza sahiptir. Ayrıca, H. Pylori enfeksiyonu ile midenin kardia dışındaki bölgelerinde gelişen kanserler arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır.

Mide Kanseri Gelişimi ve Erken Tanının Önemi

Kanser gelişimi öncesindeki mutasyon zinciri; kronik atrofik gastrit ve intestinal metaplaziden, H. Pylori varlığında displaziye geçiş ile oluşur. Erken Mide Kanseri (EMK), histolojik olarak tümörün sadece mukoza ve submukozada sınırlı kaldığı evreyi ifade eder. Japonya'da mide kanseri tanılarının %40'ı EMK aşamasında konulurken, Batı ülkelerinde bu oran %10'un oldukça altındadır.

Erken teşhisin hayati önemi, sağkalım oranlarında net bir şekilde görülmektedir. EMK vakalarında 5 yıllık kür oranları %90'ın üzerindedir. Buna karşın Batı'da mide kanseri prognozu hala kötü kabul edilmekte ve 5 yıllık sağkalım %30'un altında seyretmektedir. Japonya'daki yüksek başarı oranları, EMK'nın erken saptanmasına veya coğrafi biyolojik davranış farklılıklarına bağlanmaktadır.

Mide Kanserinin Yayılım Yolları

Mide kanseri vücutta dört ana yol izleyerek yayılım gösterir:

  1. Direkt yayılım
  2. Peritoneal yayılım
  3. Lenfatik yayılım
  4. Hematojen (kan yoluyla) yayılım

Sınıflandırma ve Evreleme Sistemleri

Mide kanserleri tümör yerleşimine göre proksimal, korpus ve distal (antral) tip olarak üçe ayrılır. Makroskopik değerlendirmede ise klasik Borrmann Sınıflaması kullanılır:

  • Tip 1: Sınırlı nonülsere polipoid karsinom
  • Tip 2: Keskin kenarlı ülsere karsinom
  • Tip 3: Kısmen yayılım gösteren ülsere karsinom
  • Tip 4: Etraf yapıları invaze eden diffüz karsinoma

TNM Evreleme Sistemi

Batılı uluslar tarafından kabul edilen TNM sistemi, tümörün derinliğini (T), lenf nodu tutulumunu (N) ve uzak metastazı (M) esas alır. Preoperatif evrelendirme; endoskopik inceleme, BT, MR ve endoskopik ultrasonografi (EUS) ile en doğru şekilde gerçekleştirilir.

EvreKriterler
Evre 1TisN0M0 (Karsinoma in situ)
Evre 1AT1N0M0
Evre 1BT1N1M0
Evre 2T1N2M0, T2N1M0, T3N0M0
Evre 3AT2N2M0, T3N1M0, T4N0M0
Evre 3BT3N2M0, T4N1M0
Evre 4T4N2M1 veya herhangi bir T/N ile M1

Cerrahi Tedavi Yöntemleri ve Rezeksiyon

Mide kanserinin cerrahi tedavisi, tümörün yerleşim yerine göre subtotal, totale yakın veya total gastrektomi şeklinde planlanır.

Distal Yerleşimli Tümörler

Midenin 1/3 distalindeki tümörlerde radikal subtotal gastrektomi uygulanır. Bu işlemde;

  • Midenin %75-90'ı,
  • Duodenumun ilk 3 cm'lik kısmı,
  • Hepatogastrik omentum ve büyük omentumun çoğu rezeke edilir.
  • Proksimal sınır en az 6 cm olmalıdır.

Lenf Ganglionu Disseksiyonu (D1 ve D2)

  • D1 (R1) Rezeksiyon: Suprapilorik, infrapilorik, büyük ve küçük kurvatur lenf ganglionlarının temizlenmesini kapsar.
  • D2 (R2) Rezeksiyon: D1'e ek olarak sol gastrik arter, komün hepatik arter, çölyak arter, splenik arter ve dalak hilusundaki lenf nodlarını içerir.

Rekonstrüksiyon ve Proksimal Tümörler

Cerrahi sonrası rekonstrüksiyon için Roux-en-Y veya Billroth 2 gastrojejunostomi tercih edilir. Lokal nüks riski nedeniyle Billroth 1 kontrendike kabul edilir. Midenin 1/3 orta ve proksimal bölüm tümörlerinde ise total gastrektomi ve Roux-en-Y özofagojejunostomi standart yaklaşımdır.

Yazar Hakkında

Op. Dr. Muharrem Kuzkaya

Op. Dr. Muharrem Kuzkaya

Op.Dr. Muharrem KUZKAYA, 1970 yılında Almanya'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerini tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini  tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise yine aynı fakültede yapmış ve Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.