Microsurgical Subinguinal Varicocelectomy in Patients with Recurrent or Persistent Varicocele

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Varikosel ve Erkek İnfertilitesi Üzerindeki Etkileri
Varikosel, cerrahi müdahale ile düzeltilebilen en yaygın erkek infertilitesi (kısırlık) faktörü olarak kabul edilmektedir. Adolesan dönemindeki fiziksel muayene ve ultrasonografi sonuçları, vakaların yaklaşık %15-18'inde varikosel tespit edildiğini göstermektedir. Bu durum, primer infertil erkeklerin %35'inde görülürken, hem primer hem de sekonder infertilite vakaları birlikte değerlendirildiğinde bu oran %81'e kadar yükselebilmektedir.
Varikoselin patofizyolojik mekanizması tam olarak anlaşılamamış olsa da, en sık kabul gören teoriler arasında testis sıcaklık değişimi, venöz hipertansiyon, hipoksi ve bunlara bağlı olarak semen üretiminin bozulması yer almaktadır. Tedavi sonrasında varikoselin tekrarlama riski, kullanılan cerrahi yönteme göre değişkenlik göstermektedir.
Cerrahi Yöntemlere Göre Varikosel Nüks Oranları
En az 6 aylık takip süreci sonunda, farklı varikoselektomi yöntemlerine göre medyan nüks oranları şu şekildedir:
| Cerrahi Yöntem | Medyan Nüks Oranı (%) |
|---|---|
| Retroperitoneal Yüksek Ligasyon | 14.97 |
| Radyolojik Embolizasyon | 12.7 |
| Laparoskopik Yöntem | 4.3 |
| Makroskobik Yöntem | 2.63 |
| Mikrocerrahi Yöntem | 1.05 |
Materyal ve Metot: Tekrarlayan Varikosel Çalışması
Bu retrospektif çalışma, daha önce varikosel operasyonu geçirmiş ancak fiziksel muayene ve ultrasonografi ile tekrarlayan varikosel saptanan 32 hastayı kapsamaktadır. Operasyon sonrası 6 ay boyunca semen parametrelerinde iyileşme görülmeyen bu hastalara mikrocerrahi subinguinal varikoselektomi uygulanmıştır.
Çalışma kapsamında hastaların yaşı, preoperatif ve postoperatif semen parametreleri, serum testosteron seviyeleri, eşlerinin gebelik oranları, testis hacimleri ve gelişen komplikasyonlar titizlikle kaydedilmiştir. Verilerin istatistiksel analizi SPSS versiyon 20 kullanılarak yapılmış ve P<0.05 değeri anlamlı kabul edilmiştir.
Araştırma Bulguları ve İstatistiksel Sonuçlar
Çalışmaya katılan hastaların medyan yaşı 31 (25–36) olarak belirlenmiştir. Operasyon sonrası elde edilen temel bulgular şunlardır:
- Hormonal Değişim: Postoperatif dönemde ortalama serum testosteron seviyelerinde artış gözlenmiştir.
- Semen Parametreleri: Medyan sperm konsantrasyonu ve hareketlilik oranları istatistiksel olarak anlamlı düzeyde artmıştır. Ancak Kruger kriterlerine göre normal morfoloji oranında bir değişim saptanmamıştır.
- Fertilite Oranları: 6 aylık takip sürecinde toplam fertilite oranı %37.5 (n=12) olarak gerçekleşmiştir.
- Gebelik Yöntemleri: Gebeliklerin %18.7'si spontan, %9.3'ü IVF/ICSI (tüp bebek) ve %9.3'ü IUI (aşılama) yoluyla elde edilmiştir.
- Komplikasyonlar: Takip süresince hematom, hidrosel veya enfeksiyon gibi komplikasyonlara rastlanmamıştır.
Tartışma: Nüks Varikoselde En İyi Tedavi Yaklaşımı
Varikosel nüksü, uygulanan cerrahi yönteme bağlı olarak %45'e varan oranlarda görülebilmektedir. Nüksün temel nedenleri arasında yetersiz venöz ligasyon veya anatomik varyasyonlar nedeniyle gözden kaçan kollateral venöz dolaşım yer almaktadır. Özellikle makroskobik cerrahi sırasında küçük internal spermatik venlerin fark edilememesi, bu damarların zamanla genişleyerek nükse yol açmasına neden olabilmektedir.
Günümüzde tekrarlayan varikosel tedavisinde mikrocerrahi, embolizasyon ve laparoskopik yöntemler seçenekler arasındadır. Ancak mikrocerrahi yöntemi, daha az yan etki ve komplikasyon riski nedeniyle en çok önerilen tedavi modalitesidir. Literatürdeki geniş seriler, mikrocerrahi subinguinal redo varikoselektominin toplam hareketli sperm sayısını ve testosteron seviyelerini anlamlı ölçüde artırdığını doğrulamaktadır.
Sonuç olarak, mikrocerrahi yöntemi tekrarlayan varikosel tedavisinde yüksek başarı oranı ve düşük komplikasyon riski ile öne çıkmaktadır. Bununla birlikte, yöntemler arası üstünlüğü kesin olarak belirlemek için daha geniş ve homojen hasta gruplarıyla yapılacak prospektif randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

