Doktorsitesi.com

Meşrubatlar ve ambalajlamanın önemi

Uzm. Dyt. Turgay Köse
Uzm. Dyt. Turgay Köse
12 Nisan 2011709 görüntülenme
Randevu Al
Meşrubatlar ve ambalajlamanın önemi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meşrubat Tüketimi ve Sağlık Üzerindeki Etkileri

Şekerli suların karbondioksit gazı ile doyurulması esasına dayanan gazlı içecekler, sodyum dışında başka bir besin öğesi içermezler. Bu içecekler, sıvı ve sodyum gereksinimini karşılaması nedeniyle akut ishallerde kullanımı uygun görülen ürünlerdir. Ancak asit yoğunlukları yüksek olduğu için mide salgısını artırıcı etki göstererek ülsere meyilli bireylerde olumsuz sonuçlar doğurabilirler.

pH dereceleri 2,4 ile 4,0 arasında değişen gazlı içeceklerin diş çürüklerine yol açtığı bilimsel bir gerçektir. Lezzet açısından tercih edilseler de bu içeceklerin tüketim alışkanlığı, süt ve süt ürünlerinin tüketimini azaltarak kalsiyum ihtiyacının karşılanmasını engellemektedir. Ayrıca içeriklerindeki yüksek fosfor, kan paratiroit hormon düzeyini artırarak kemiklerden kalsiyum çekilmesine ve böbreklerden kalsiyum atımına neden olur. Bu durum uzun vadede osteoporoza zemin hazırlar.

Gazlı İçecek Tüketiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Gazlı içeceklerin sağlık üzerindeki doğrudan etkileri sigara kadar tehlikeli olmasa da, bu durum onların tamamen masum olduğu anlamına gelmez. Bir su bardağı gazlı içecek yaklaşık 20 gram şeker içerir ve 80 kkal enerji sağlar. Günlük yaşamda bu içecekler tüketilebilir; ancak tüketim sıklığı ve miktarı kontrol altında tutulmalıdır.

Enerji alımını kısıtlamak isteyenler için aspartam ve sakarin gibi yapay tatlandırıcı içeren "light" alternatifler nispeten daha sağlıklı bir tercih olabilir. Genel sağlık ilkeleri doğrultusunda şu içecekler şekerli meşrubatlara göre daha faydalıdır:

  • Süt, ayran ve kefir
  • Maden suyu
  • Şekersiz hazırlanan meyve suları
  • Gazoz, ice tea ve limonata

Özellikle meyve suyu tercihinde; meyve nektarı veya aromalı içecekler yerine, %100 meyve oranına sahip, şeker ve katkı maddesi içermeyen ürünler seçilmelidir.

Besin Güvenliği ve Ambalajlamanın Önemi

Bakteriler; her yerde bulunmaları, hızlı çoğalmaları ve gözle görülememeleri nedeniyle sağlık açısından büyük risk taşırlar. Besin zehirlenmelerine yol açan mikroorganizmalar genellikle kirli ellerle ve açıkta satılan gıdalarla bulaşır. Bu riskten korunmak için her zaman ambalajlı ürünler tercih edilmelidir.

Ürün satın alırken ambalajın şu özelliklerine dikkat edilmelidir:

  • Yırtık, patlak veya kirlenmiş olmamalıdır.
  • Bombeleşme yapmamış olmalıdır.
  • Etiket bilgileri güncel ve okunur olmalıdır.

Cam Şişe mi Karton Kutu mu? Besin Değerini Koruma Yolları

Cam şişeler pet şişelere göre daha sağlıklı kabul edilse de, ışığa duyarlı vitaminler söz konusu olduğunda durum değişmektedir. Sütteki B2 vitamini ve meyve sularındaki C vitamini ışıktan olumsuz etkilenir. Bu nedenle, besin kayıplarını önlemek adına ışık ve oksijen geçirmeyen, 6 katmandan oluşan Tetra Pak karton kutular daha yararlıdır.

İçecek TürüAmbalaj ÖzelliğiSaklama Koşulu (Açıldıktan Sonra)
UHT SütIşık ve Oksijen KorumalıBuzdolabında 2 Gün
Meyve SuyuVitamin Koruyucu KatmanEn kısa sürede (Maks. 5 Gün)
Meşrubat / Maden SuyuStandart AmbalajSon Kullanma Tarihine Kadar

UHT Teknolojisi ve Uzun Ömürlü İçecekler Hakkında Yanılgılar

Birçok tüketici, UHT (Ultra High Temperature) teknolojisi ile üretilen sütlerin katkı maddesi sayesinde bozulmadığını düşünmektedir. Oysa bu ürünler 135-150˚C’de 2-4 saniye ısıtılarak tüm zararlı mikroplardan arındırılır. Bu işlem sayesinde ürünler, açılmadığı sürece oda sıcaklığında son kullanma tarihine kadar tazeliğini korur.

Meyve suları açıldıktan sonra oksijenle temas ettiği için C vitamini kaybı başlar; bu yüzden hızlı tüketilmeleri önerilir. Meşrubat, maden suyu ve ice tea gibi içeceklerde ise bu tür bir kayıp riski yoktur; ancak ideal damak tadı için bu ürünlerin soğuk tüketilmesi tavsiye edilir.

Etiketler

KalsiyumAsitli içeceklerGazlı içeceklerMeşrubatAmbalajlama

Yazar Hakkında

Uzm. Dyt. Turgay Köse

Uzm. Dyt. Turgay Köse

Uzm. Dyt. M. Turgay KÖSE, 1977 yılında İstanbul'da doğmuştur. Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Diyetisyen unvanı almıştır. 2004 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde yüksek lisans programını tamamlayarak Toplu Beslenme Sistemleri Bilim Uzmanlığı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.