Menopoz ve cinsellik!

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Menopoz ve Cinsellik: Yaşam Boyu Süren Bir Süreç
Cinsellik, yaşam boyu devam eden ancak hayatın farklı evrelerinde değişim ve gelişim gösteren doğal bir süreçtir. Toplumdaki yaygın inanışın aksine, yaşlanma veya menopoz ile bu sürecin sona erdiğini iddia etmek bilimsel bir temele dayanmaz. Yakınlaşma ve paylaşma arzusu insan doğasının bir parçasıdır ve cinsellik bu duyguların en önemli yansımalarından biridir. Günümüzde uzayan yaşam süresi ve artan sağlık imkanları, bireylerin ileri yaşlarda da cinsel olarak aktif kalmalarına olanak tanımaktadır.
Yaşlılıkta Cinsel Aktivite ve Bilimsel Veriler
Genç nesiller ve bazı sağlık çalışanları, ileri yaştaki bireylerin cinsel istek duyabileceği gerçeğini göz ardı etse de bilimsel araştırmalar farklı bir tablo çizmektedir. Yapılan çalışmalar, yaşın cinsel arzu üzerinde mutlak bir engel olmadığını kanıtlamaktadır:
- ABD Araştırması (1980'ler): 50-82 yaş arası kadınların yaklaşık yarısının düzenli bir cinsel ilişkisi olduğu saptanmıştır.
- Duke Üniversitesi Çalışması: 67-77 yaş grubundaki erkeklerin %70'inin cinsel olarak aktif olduğu, %80'inin ise cinsel istek duyduğu belirlenmiştir.
- Kadınlarda Cinsel İstek: Aynı yaş grubundaki kadınlarda cinsel istek oranı %50 civarındayken, 55-64 yaş grubundaki kadınların %60'ının aktif bir cinsel yaşamı olduğu görülmüştür.
İleri Yaşta Cinselliği Etkileyen Faktörler
Cinsel aktivitedeki azalma, biyolojik faktörlerden ziyade genellikle kültürel değerler ve öğretilmiş davranışlarla ilişkilidir. Bilimsel olarak kanıtlanmış en kritik iki unsur; eşlerin fiziksel sağlığı ve aralarındaki ilişkinin gücüdür. Kadınlarda cinsel aktivite oranını düşüren temel etken, eş kaybı veya boşanma gibi sosyal durumlardır. Erken dönemde düzenli cinsel hayatı olan çiftlerin, yaşlılıkta da bu alışkanlıklarını sürdürdükleri gözlemlenmiştir.
Menopoz Sonrası Fizyolojik Değişiklikler ve Atrofi
Menopozla birlikte kadın vücudunda cinselliği doğrudan etkileyen üç temel değişiklik meydana gelir. Tıpta atrofik değişiklikler olarak adlandırılan bu durumlar şunlardır:
- Vajinal Kayganlıkta Azalma: Salgılanan sıvı miktarının düşmesi.
- Mukoza İncelmesi: Vajen yüzeyini oluşturan dokunun hassaslaşması.
- Elastikiyet Kaybı: Vajeni saran kasların esnekliğini yitirmesi.
Bu değişimler, disparoni (ağrılı cinsel birleşme) sorununa yol açabilir. Tedavi edilmediğinde kuruluk, darlık hissi, yanma, tahriş ve hatta ilişki sonrası lekelenme görülebilir. Ancak cinsel olarak aktif olan kadınlarda bu belirtilerin daha az şiddetli olduğu bilinmektedir.
| Sorun | Belirti | Çözüm |
|---|---|---|
| Vajinal Atrofi | Kuruluk, yanma, ağrı | Vajinal ilaçlar ve kremler |
| Doku Sarkması | Basınç hissi, idrar kaçırma | Vajinal cerrahi (izsiz) |
| Libido Azalması | İsteksizlik | Hormon takviyesi ve ilaç revizesi |
Pelvik Organ Sarkmaları ve Cerrahi Çözümler
İlerleyen yaş ve çok sayıda doğum, rahimi ve mesaneyi tutan dokuların zayıflamasına neden olabilir. Bu durum vajinal bölgede sarkmalara yol açarak cinsel birleşmeyi zorlaştırabilir. Hastalar genellikle kasıklarda dolgunluk, basınç veya aşağı bir şey düşüyormuş hissi yaşarlar. Bu sorunlar bir kader değildir; Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanları tarafından gerçekleştirilen vajinal cerrahi yöntemlerle, karında iz bırakmadan kolayca tedavi edilebilir.
Cinsel İstek Azlığı (Libido) ve Hormonal Etkiler
Menopoz döneminde en sık karşılaşılan sorun libido azlığıdır. Bu durumun nedenleri arasında mutsuz ilişkiler, depresyon, ilaç yan etkileri ve hormonal eksiklikler yer alır.
- Androjen Hormonu: Yumurtalıklar ve böbrek üstü bezlerinden salgılanan androjenin azalması isteksizliğe yol açabilir. Testosteron düzeyi 10 ng/dL’nin altına düşen hastalarda hormon takviyesi olumlu sonuçlar vermektedir.
- Östrojen Hormonu: Cinsellik üzerinde genel bir olumlu etkiye sahiptir. Özellikle vajinal tablet veya krem formunda kullanımı, sistemik yan etkilerden kaçınarak atrofik değişiklikleri önler.
İlaç Kullanımına Dikkat
Bazı yaygın kullanılan ilaçlar libido üzerinde olumsuz etki yaratabilir. Eğer cinsel istek azlığı yaşıyorsanız, kullandığınız şu grupları doktorunuzla değerlendirmelisiniz:
- Beta-blokerler (Kalp ve tansiyon ilaçları)
- SSRI grubu (Antidepresanlar)
- Histamin-blokerler (Mide ve reflü ilaçları)
Sonuç olarak; menopoz cinselliğin sonu değildir. Tıbbi destek, doğru teşhis ve uygun tedavi yöntemleriyle sağlıklı bir cinsel yaşam her yaşta mümkündür. Sorunlarınızı doktorunuzla açıkça paylaşmak, yaşam kalitenizi artırmanın ilk adımıdır.



