Doktorsitesi.com

Menopoz ve hormon replasman tedavisi

Doç. Dr. Süleyman Eserdağ
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ
12 Ekim 20063961 görüntülenme
Randevu Al
Menopoz ve  hormon replasman tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Menopozda Hormon Tedavisi ve Temel Prensipler

Tıp bilimindeki modern gelişmeler, menopoz döneminde karşılaşılan sorunların büyük bir kısmının östrojen eksikliğine bağlı olduğunu kanıtlamıştır. Menopoz tedavisinin temel prensibi, vücutta eksilen hormonların dışarıdan takviye edilmesidir. Bu doğrultuda uygulanan yöntem, tıbbi literatürde Hormon Replasman Tedavisi (HRT) yani "eksik olanı yerine koyma" tedavisi olarak adlandırılır.

Menopozda hormon kullanımı ilk kez 1960'lı yıllarda başlamıştır. Başlangıçta sadece östrojen verilirken, günümüzde yüksek doz östrojenin progesteron ile dengelenmemesinin belirli riskler taşıdığı anlaşılmıştır. Modern protokollerde östrojen dozu optimize edilerek yanına progesteron eklenmiş, böylece menopoz şikayetleri ve kemik erimesi (osteoporoz) riskleri güvenle minimize edilmiştir.

Hormon Replasman Tedavisinin (HRT) Yararları Nelerdir?

HRT, menopoz çağındaki kadınlar için yaşam kalitesini artıran pek çok önemli fayda sunar. Bu yararlar şu şekilde özetlenebilir:

  • Sıcak Basmaları: Östrojen tedavisi etkisini en hızlı bu alanda gösterir ve hastaların %75'inde iyileşme sağlar.
  • Psikolojik ve Bilişsel Etkiler: Uyku bozukluklarını düzeltir; anksiyete, depresyon ve hafıza sorunları üzerinde etkilidir.
  • Ürogenital Sağlık: Vajinal kuruluk ve ağrılı cinsel ilişki gibi sorunları ortadan kaldırır. Sık idrara çıkma ve idrar kaçırma şikayetlerini düzenler.
  • Cilt ve Estetik: Östrojen eksikliğiyle oluşan cilt incelmesi, kırışıklık, saç ve tırnak kuruması gibi sorunları geriletir.
  • Kalp Sağlığı: Kardiyovasküler hastalık riskini %50 oranında azaltır ve kalp krizi ile beyin felci riskine karşı koruma sağlar.
  • Kemik Sağlığı: Osteoporozu durdurur. HRT alan kadınlarda, kemik kaybına bağlı kalça kırıkları %50 daha az görülür.

Hormon Tedavisine Ne Zaman Başlanmalıdır?

Klasik yaklaşım, adet kesilmesinden hemen sonra veya cerrahi menopoz durumunda ameliyattan 10-15 gün sonra tedaviye başlanmasıdır. Ancak kemik erimesi gibi değişimler son adetten 1-2 yıl önce başlayabildiği için, düzensiz adet ve sıcak basması olan kadınlarda menopoz öncesi dönemde de tedaviye başlanabilir.

Doğum kontrol hapı kullanan 40 yaş üstü kadınların, yılda bir kez hormon ölçümü yaptırması önerilir. Menopoza girildiği tespit edildiğinde, doğum kontrol hapları kesilerek daha düşük dozlu (yaklaşık dörtte bir oranında hormon içeren) HRT'ye geçilmelidir. Hiç tedavi almamış ve yıllar önce menopoza girmiş kadınlarda da HRT uygulaması başlatılabilir.

Tedavi Öncesi Yapılması Gereken Tetkikler

HRT'ye başlamadan önce hastanın genel sağlık durumunu belirlemek ve riskleri taramak amacıyla kapsamlı bir değerlendirme yapılır. Bu süreç şu aşamaları kapsar:

  1. Tıbbi Öykü (Anamnez): Şeker, tansiyon, kanser öyküsü ve kullanılan ilaçlar sorgulanır.
  2. Fizik Muayene: Boy, kilo, tansiyon ölçümü ile kalp ve akciğer dinlemesi yapılır.
  3. Jinekolojik Değerlendirme: Pap smear testi, transvajinal ultrason (rahim ve yumurtalık incelemesi) ve endometrium kalınlığı ölçümü gerçekleştirilir.
  4. Meme Muayenesi ve Görüntüleme: İki taraflı mamografi ve gerekirse meme ultrasonu istenir.

Gerekli Laboratuvar Testleri

Tetkik Grubuİncelenen Parametreler
Kan ve İdrarTam kan sayımı, tam idrar tetkiki, sedimantasyon, açlık kan şekeri
Organ FonksiyonlarıKaraciğer (SGOT, SGPT) ve Böbrek (BUN, Kreatinin) testleri
Lipid ProfiliTotal kolesterol, HDL, LDL, Trigliserid
Kemik SağlığıKMD (Kemik Mineral Dansitometrisi), Kalsiyum, ALP

HRT Kimlere Uygulanmalı, Kimlere Uygulanmamalıdır?

Tedavinin Önerildiği Durumlar:

  • Şiddetli sıcak basması ve terleme yaşayanlar.
  • Ruhsal değişimler ve konsantrasyon güçlüğü çekenler.
  • Vajinal kuruluk ve libido kaybı olanlar.
  • Osteoporoz riski taşıyanlar.

Tedavinin Sakıncalı Olduğu Durumlar (Kontrendikasyonlar):

  • Tanısı konulmamış vajinal kanamalar.
  • Aktif karaciğer veya böbrek hastalığı.
  • Meme veya rahim kanseri öyküsü.
  • Akut derin ven trombozu (pıhtılaşma sorunları).
  • Hipertrigliseridemi.

Not: Migren, sigara kullanımı, obezite ve hipertansiyon HRT kullanımı için kesin bir engel teşkil etmez.

Hormon Tedavisi Uygulama Yöntemleri

Tedavi yöntemi; hastanın rahim durumuna, yan etki risklerine ve adet görme isteğine göre belirlenir:

  • Oral (Ağızdan) Tedavi: En yaygın yöntemdir. Rahmi olan kadınlarda östrojen + progesteron kombine edilirken, rahmi alınmış kadınlarda sadece östrojen verilir.
  • Siklik (Aralıklı) HRT: Doğal adet döngüsünü taklit eder, hasta düzenli adet görür. Menopozun ilk yılları için uygundur.
  • Devamlı Kombine Tedavi: Her gün aynı dozda hormon alınır, adet kanaması gerçekleşmez. İleri menopoz yılları için idealdir.
  • Transdermal (Cilt Flasterleri): Cilde yapıştırılır. Karaciğer ve mide hassasiyeti olanlar için uygundur.
  • Transvajinal Yöntem: Jel, krem veya fitil formundadır. Özellikle lokal kuruluk ve idrar sorunlarında etkilidir.

Tedavi Süresi ve Yan Etkiler

HRT, kısa süreli şikayetler için 2-3 yıl kullanılabilir; ancak koruyucu etkilerin devamı için güncel yaklaşım 65 yaşına kadar doktor kontrolünde kullanımı desteklemektedir. Tedavi sırasında memelerde dolgunluk, hafif mide şikayetleri veya ilk aylarda düzensiz lekelenmeler görülebilir. Şiddetli baş ağrısı veya tansiyon yükselmesi durumunda doktora başvurulmalıdır.

Hormon Tedavisi ve Kanser İlişkisi

Toplumdaki yaygın kanının aksine, HRT'nin yumurtalık kanseri ile ilişkisi saptanmamıştır. Progesteron desteği sayesinde rahim kanseri riski artmaz, aksine korunma sağlanır. Meme kanseri riskinde ise 5 yılı aşan kullanımlarda çok küçük bir artış gözlenebilir. Ancak çalışmalar, HRT'nin yeni bir kanser oluşturmadığını, sadece mevcut olan gizli ve küçük odakların erkenden fark edilmesini sağladığını göstermektedir. Bu durum, erken teşhis ve tedavi şansını artırdığı için tıbbi açıdan bir avantaj olarak değerlendirilebilir.

Etiketler

Menopoz ve hormon replasman tedavisiHormon tedavisi kimlere uygulanmalıdırMenopoz ve tedavisi

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Süleyman Eserdağ

Doç. Dr. Süleyman Eserdağ

. Kozmetik ve Fonksiyonel Jinekolojide Öncü Hekim ve Uluslararası Eğitmen
. Seksolog, Avrupa Cinsel Tıp Derneği Tarafından Fellow (FECSM, Akademi Üyesi)
. “HERA Vajinismus Tedavi, Eğitim ve Araştırma Derneği” Kurucusu ve Başkanı
. “Uluslararası Estetik Genital Cerrahi ve Seksoloji Derneği (ISAGSS)” Kurucusu ve Başkanı
. İrlanda Merkezli Avrupa Estetik Tıp ve Cerrahi Koleji (ECAMS) Geçmiş Dönem Kıdemli Öğretim Üyesi ve Uluslararası Eğitmeni

İlkler ve Yenilikler
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ genital estetik ameliyatları, genital estetik cerrahi dışı tedavileri ve kadınlarda cinsel sağlık alanlarında, tüm dünyada ve ülkemizde öncü hekimler arasında yer almaktadır.

Çalışmalarının Bazıları:
Dr. Eserdağ Avrupa Cinsel Tıp Derneği (ESSM) ve Avrupa Seksoloji Federasyonu tarafından düzenlenen ‘board’ sınavını başarıyla geçerek, ‘fellowship’ (akademi üyeliği) unvanını kazanan ülkemizin ilk jinekolog hekimlerindendir.
Kadınlarda cinsel işlev bozuklukları tedavilerinin, jinekolog hekimler tarafından benimsenmesinde ve yaygınlaşmasında öncülük etmiştir.
Vajinismus tedavileri alanında çalışan ülkemizdeki ilk ulusal derneği kurmuştur (Hera Vajinismus Eğitim, Araştırma ve Tedavi Derneği, Kuruluş; 2015).
İlk defa 2002 yılında vajinismus tedavilerine başlamış ve vajinismusta kısa sürede sonuç alma konseptini geliştirmiştir.
Dr. Süleyman Eserdağ, ülkemizde genital estetik eğitimlerini ve hands-on kurslarını düzenleyen ilk hekimdir.
Oldukça saygın, İrlanda merkezli Avrupa Estetik Koleji ECAMS’a (European College and Aesthetic Medicine and Surgery) atanan ilk Türk hekim olmuştur (2015). Bu fakülte çatısı altında 2015 ve 2017 yılları arasında, genital estetik alanında pek çok ülkede uluslararası eğitimler düzenlemiştir.
Genital estetik ve cinsel tedaviler konusunda çalışan ülkemizdeki ilk uluslararası derneği kurmuştur (ISAGSS, Uluslararası Estetik Genital Cerrahi ve Cinsel Tedaviler Derneği, 2017).
ISAGSS; genital estetik uygulamalarını seksoloji temelli ele alarak uygulayan dünyadaki ilk dernek olmuştur. Dr. Süleyman Eserdağ, bu dernek çatısı altında bugüne kadar beş kıtadan 1000’den fazla hekimi birebir eğitmiştir.
2018 ve 2019 yıllarında estetik genital cerrahi ve seksoloji alanında düzenlediği uluslararası kongreler de bu alandaki ülkemizin ilk kongrelerindendir. Alanında oldukça önemli yabancı ismi ülkemize davet etmiş ve ülkemizin isminin bu alanda da duyulmasını sağlamıştır (RAGSS Kongreleri; 2018 ve 2019).
Orgazm aşıları olarak bilinen “O-Shot” ve “G-Shot” uygulamalarını ülkemize ilk defa getiren, bu tedavi isimlerini tescil ettirerek ülkemizdeki isim hakkına sahip tek kişidir.
“Barbie Vajina Estetiği” ismini ve konseptini ülkemize ilk getiren hekimdir. 2015 yılında “Cosmopolitan” dergisindeki röportajından sonra bu konsept ülkemizde hızla yayılmış ve popülerlik kazanmıştır (Cosmopolitan dergisi, Vajina estetiğinde yeni trend: “Barbie estetiği”).
Genital estetik alanında ülkemizin ilk kitabını yazmıştır (Kadın Genital Estetiği ve Fonksiyonel Cerrahisi kitabı, 2021). Bu kitap iki ay sonra İngilizce olarak da basılmıştır.
Ülkemizde cinsel tıp ve genital estetik alanında yayınlanan, yazarları arasında 50 kadar hekimin yer aldığı, ülkemizin ilk multidisipliner (çok branşlı) kitabının editörleri arasında yer almıştır (Cinsel Tıp ve Genital Estetik Kitabı; İstanbul Tıp Kitabevleri, 2020).
2023 yılında İngilizce olarak yazdığı “Aesthetic and Functional Female Genital Surgery” kitabı İsviçre merkezli Springer Nature kitabevi tarafından basılarak dağıtılmıştır. Bu kitap, genital estetik ve fonksiyonel cerrahisi alanında ülkemizin uluslararası literatüre kazandırdığı ilk ve tek kitaptır. 400’den fazla görsel ve 23 ayrı bölümden oluşan bu kitap yayınlandığı ilk günden itibaren uluslararası bilim camiasında son derece ilgi çekici bulunmuş ve pek çok yabancı hekimin takdirini kazanmıştır.
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ ülkemizde ve dünyanın farklı bölgelerinde yılda 20’den fazla toplantıya konuşmacı olarak davet edilmektedir. Kendi çalışma alanlarında, 50’den fazla uluslararası kongrede konuşma yapmıştır. Avrupa’nın en büyük cinsel tıp kongresi ESSM (Avrupa Cinsel Tıp Derneği),estetik alanında lider konumundaki IMCAS (Paris),IMCAS (Asya) ve AMWC (Monaco) gibi kongrelerde konuşmalar yapmış ve dernek olarak da afiliye olmuştur.
Ülkemizin ilk “Rejeneratif Jinekoloji” kongresini düzenlemiştir (5-8 Şubat, 2025, Antalya)
Doç. Dr. Süleyman Eserdağ hastalarını İstanbul Nişantaşı kliniğinde kabul etmekle beraber, yıllar içinde kurmuş olduğu İstanbul Suadiye, Ankara, İzmir kliniklerine de danışmanlık hizmeti vermektedir. Aynı zamanda Altınbaş Üniversitesi Kadın Sağlığı Anabilim Dalında yarı zamanlı öğretim üyesidir.

 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.