İçi sıvı dolu kesecikler olan kistler, memedeki süt kanalı bezlerindeki genişlemeler sonucunda oluşuyor. Kistik tümörlerin yani kistlerin temel özelliği içerdikleri materyalin akışkan, yani sıvı olmasıdır. Kısaca kistler içi sıvı materyal dolu iyi huylu tümörcüklerdir.

Memedeki basit kistler kanserli olmazlar ve kötüye yani kansere dönüşmezler.

Çeşitli hormonal ve başka etkiler ile bu kistler zaman içinde büyüyebilir veya küçülebilir, sayıca artabilir veya sayıca azalabilirler. Kistlerin büyümesi ve sayıca artması, kötüleşmeyi, küçülmesi ve sayıca azalması iyiliği ifade etmemektedir.
Her 14 kadından birinde ve sıklıkla 40-49 yaş arasında görülüyor. Menapozdan sonra memedeki kistler vücutta östrojen hormonunun miktarının azalmasına bağlı olarak yıllar içinde sıklıkla küçülür ve yok olurlar. Genel olarak memedeki kitlelerin yüzde 25’ini oluşturuyor. Kistlerin beşte biri 1 cm'den büyük ve yarısı da birden fazla oluyor. Süt emziren annelerde galaktosel denen içi sütle dolu kistler görülebiliyor. Basit kistlerin yarısından çoğu ilk yıl kaybolurken, yüzde 12’si ise 5 yıl sonra hala görülebiliyor. Basit kistler düzgün ince cidarlı, kompleks kistler ise içinde solid (katı) kısımlar içeren, bölmeli, sıvı içeriği yoğun görünümlü, cidarı düzgün olmayan kistlerdir. USG/MMG’deki ele gelmeyen basit kistler ağrı vb. herhangi bir belirti vermiyorsa takip gerektirmiyor. Adetlerle ilişkili kistler büyüyüp küçülebiliyor. Ele gelen veya ağrılı kistlerdeki sıvı, enjektörle boşaltılabiliyor. Bu sıvı ancak kanlı ise veya birden fazla tekrar eden kistten boşaltılmışsa tahlil için patolojiye gönderilebiliyor. Bu işlem sonrası 3 aylık takipte kist tekrarlamıyorsa ve içeriği kanlı değilse, bu selim veya basit bir kist özelliği taşıyor. Kist içeriği kanlı ise intrakistik kanserler görülebileceğinden örneklerin patolojiye gönderilmesi gerekiyor. Bu nedenle şüpheli durumlarda cerrahi olarak bu tür kistler çıkarılıyor.


Hatay Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!