Doktorsitesi.com

Meme Kanseri- tanıdan tedaviye

Prof. Dr. Selin Kapan
Prof. Dr. Selin Kapan
25 Eylül 2017176 görüntülenme
Randevu Al
Meme Kanseri- tanıdan tedaviye
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meme Kanseri: Görülme Sıklığı ve Genel Bakış

Meme kanseri, dünya genelinde ve Türkiye'de kadınlar arasında en sık rastlanan kanser türüdür. İstatistiklere göre, her 4 kadın kanserinden biri meme kanseri olarak kaydedilmekte ve hayat boyu her 8 kadından birinin bu hastalığa yakalanma riski bulunmaktadır. Türkiye'de sadece son bir yıl içerisinde yaklaşık 17.000 kadına meme kanseri teşhisi konulmuştur.

Meme Kanseri Türleri ve Gelişim Süreçleri

Meme kanseri, köken aldığı dokuya göre farklı alt tiplere ayrılmaktadır. En sık görülen tip, meme kanallarından kaynaklanan duktal tiptir; bunu süt bezlerinden köken alan lobüler tip izlemektedir. Hastalığın gelişimi genellikle yavaş bir seyir izler; kanserli bir kitlenin 1 cm büyüklüğe ulaşması yaklaşık 5-7 yıl sürmektedir. Yayılım ise öncelikle koltuk altı lenf yolları, ardından kan yoluyla karaciğer, kemik ve beyin gibi uzak organlara gerçekleşir.

Meme Kanseri Risk Faktörleri

Kadın cinsiyeti, meme kanseri için en temel risk faktörü olarak kabul edilir. Genetik yatkınlık ve ailesel geçiş vakaların yalnızca %7-9'luk bir kısmını oluştururken, özellikle anne tarafında genç yaşta veya erkeklerde görülen meme kanseri öyküsü riski artırmaktadır. Diğer önemli risk faktörleri şunlardır:

  • Erken yaşta ilk adet görme (uzun süre östrojen maruziyeti nedeniyle)
  • Geç menopoza girme
  • İlk doğumu 30 yaşından sonra yapmak
  • Doğum kontrol haplarının ve menopoz sonrası hormon ilaçlarının uzun süreli kullanımı
  • Menopoz sonrası aşırı kilo alımı ve yağlı beslenme alışkanlıkları
  • Sigara ve aşırı alkol tüketimi

Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir?

En yaygın belirti, memede hissedilen ağrısız ve zamanla büyüyen kitlelerdir. Nadiren kitlenin konumu ve memenin boyutuna bağlı olarak ağrı görülebilir. Hastalık ilerledikçe şu bulgular ortaya çıkabilir:

  • Meme başında veya derisinde çekintiler, şişlikler ve kalınlaşmalar
  • Deri dokusunda bozulma veya açık yaralar
  • Meme ucunun içe dönmesi
  • Kanlı meme başı akıntısı (Genellikle ileri evrelerde görülse de selim karakterli papillomlardan da kaynaklanabilir)

Erken Tanı ve Ulusal Tarama Programı

Erken tanı, meme kanserine bağlı ölümleri %30 oranında azaltmakta ve cerrahi müdahalenin boyutunu minimize etmektedir. Sağlık Bakanlığı Kanser Dairesi tarafından önerilen Meme Kanseri Ulusal Tarama Programı şu şekildedir:

Yaş GrubuKendi Kendine MuayeneHekim MuayenesiMamografi
20-40 YaşAyda bir (Adet sonrası 7-10. gün)2 yılda bir-
40-69 YaşAyda birYılda bir2 yılda bir

Meme Kanseri Tedavi Yöntemleri

Teşhis sonrası süreç; meme cerrahı, tıbbi onkolog ve radyasyon onkoloğundan oluşan multidisipliner bir ekip tarafından yönetilmelidir. Tedavi planı; tümörün evresi, alt tipi ve hastanın özelliklerine göre kişiselleştirilir.

  1. Cerrahi Tedavi: Erken evrede meme koruyucu cerrahi ve SLNB (nöbetçi lenf bezi biyopsisi) tercih edilirken, gerekli durumlarda mastektomi (memenin tamamının alınması) uygulanır.
  2. İlaç Tedavisi (Kemoterapi): Tümörün boyutunu küçültmek veya cerrahi sonrası nüksü önlemek amacıyla uygulanır.
  3. Işın Tedavisi (Radyoterapi): Cerrahi müdahale sonrası bölgedeki riskli hücreleri yok etmek için kullanılır.

Tedavi Sonrası Takip Süreci

Aktif tedavi süreci genellikle 6 ay sürmektedir. Tedavi tamamlandıktan sonra hastalar; ilk 2 yıl boyunca 3 ayda bir, 2-5 yıl arasında 6 ayda bir ve 5. yıldan sonra yıllık kontrollerle takip edilir. Hormon duyarlılığı olan hastalarda, koruyucu amaçla 5 ile 10 yıl boyunca günlük ağızdan alınan ilaç tedavisi devam edebilmektedir.

Etiketler

MemeMeme kanseri ve tedavisiMeme kanseri gelişimi açısından risk faktörleriKanser tedavi yöntemleriMamografiKanser

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Selin Kapan

Prof. Dr. Selin Kapan

Prof.Dr. Selin KAPAN,12 Haziran 1971 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi eğitimlerinin ardından, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde (ingilizce) başladığı tıp eğitimini tamamlayarak 1994 yılında tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise yine İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde  yapmış ve 2002 yılında Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. 2008 yılında Doçent ünvanı, 2017 yılında ise Profesör ünvanını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.