Doktorsitesi.com

MEME KANSERI

Prof. Dr. İbrahim Barut
Prof. Dr. İbrahim Barut
29 Eylül 2022198 görüntülenme
Randevu Al
MEME KANSERI
MEME KANSERI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meme Kanseri Nedir ve Neden Önemlidir?

Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türü olup, dünya genelinde her 8 kadından birinin hayatı boyunca bu hastalıkla karşılaşma riski bulunmaktadır. Temel olarak meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla gelişen bu hastalık, erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksek bir sağlık sorunudur.

Meme Kanseri Türleri

Meme kanseri, dokunun farklı bölgelerinden köken alabilir. En yaygın görülen tipler şunlardır:

  • Duktal Kanser: Meme kanallarından kaynaklanan ve en sık rastlanan tiptir.
  • Lobüler Kanser: Süt üreten bezlerden köken alır.
  • Nadir Tipler: Medüller, tübüler ve müsinöz kanserler gibi diğer dokulardan gelişen türlerdir.

Kanser oluşumunda genetik değişiklikler kritik rol oynar. Ancak sanılanın aksine, meme kanserlerinin sadece %7-9'luk bir kısmı ailesel geçişlidir. Özellikle anne tarafında genç yaşta görülen vakalar veya erkek meme kanseri öyküsü, genetik yatkınlığa işaret edebilir.

Meme Kanseri Risk Faktörleri

Kadın cinsiyeti ve ilerleyen yaş, en temel risk faktörleridir. Bunun yanı sıra hormon seviyelerini ve genetik yapıyı etkileyen diğer unsurlar şunlardır:

  • Üreme Geçmişi: İlk doğumunu 30 yaşından sonra yapanlarda risk, 18 yaş öncesi yapanlara göre daha yüksektir. Erken adet görme ve geç menopoz (>55 yaş), vücudun daha uzun süre östrojen hormonuna maruz kalmasına neden olarak riski artırır.
  • İlaç Kullanımı: Doğum kontrol haplarının 10 yıldan uzun süreli ve genç yaşta kullanımı riski artırabilir. Menopoz sonrası 5 yıl ve üzeri süren hormon replasman tedavileri de risk faktörüdür.
  • Yaşam Tarzı ve Beslenme: Alkol tüketimi (günde 1 bardaktan fazla), yağlı beslenme ve menopoz sonrası aşırı kilo (yağ dokusunun östrojen üretmesi nedeniyle) riski tetikler.
  • Fiziksel Özellikler: Nedeni tam bilinmemekle birlikte uzun boylu kadınlarda riskin daha yüksek olduğu saptanmıştır.
  • Meme Sağlığı Öyküsü: Kist, fibroadenom veya hiperplazi gibi iyi huylu tümörlerin geçmişte saptanmış olması bir risk göstergesidir.

Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Meme kanserinin en yaygın belirtisi, memede hissedilen ağrısız ve zamanla büyüyen kitledir. Diğer önemli bulgular şunlardır:

  • Memede çekintiler ve deri kalınlaşması
  • Deride tahriş, şişlik veya bozulmalar
  • Meme ucunun hassaslaşması veya içe dönmesi
  • İleri evrelerde görülen ağrı ve kanlı akıntı

Tanı ve Erken Teşhis Yöntemleri

Erken evredeki meme kanseri genellikle belirgin şikayetlere yol açmaz. Bu nedenle düzenli kontroller hayati önem taşır. Erken tanı sayesinde meme kanserine bağlı ölümlerde %30 oranında azalma sağlanabilmektedir.

YöntemUygulama Sıklığı
Kendi Kendine Muayene20 yaşından sonra her ay (Adet bitiminden 7-10 gün sonra)
Klinik Meme Muayenesi20-40 yaş arası 2 yılda bir; 40 yaş sonrası yılda bir
Mamografi40-69 yaş arası 2 yılda bir

Hastalığın Evrelemesi ve Yayılımı

Meme kanseri genellikle yavaş ilerler; bir tümörün 1 cm büyüklüğe ulaşması ortalama 5-7 yıl sürer. Yayılım önce koltuk altı lenf bezlerine, ardından kan yoluyla karaciğer ve kemik gibi organlara (metastaz) olur. Evreleme için TNM sistemi (Tümör çapı, Lenf nodu, Metastaz) kullanılır. Evre I ve II erken evre, evre IV ise ileri evre olarak kabul edilir.

Tedavi Seçenekleri

Meme kanseri tedavisi; cerrah, tıbbi onkolog ve radyasyon onkoloğundan oluşan multidisipliner bir ekip tarafından yönetilir. Tedavi planı tümörün büyüklüğü, hormon duyarlılığı ve Her2 geni varlığına göre kişiselleştirilir.

  1. Cerrahi Müdahale: Temel tedavi yöntemidir. Memenin tamamının alınması (mastektomi) veya sadece tümörlü bölgenin çıkarılması (lumpektomi/meme koruyucu cerrahi) tercih edilebilir.
  2. Radyoterapi: Meme koruyucu cerrahi sonrası nüksü önlemek için uygulanması şarttır.
  3. Sistemik Tedaviler: Cerrahi sonrası veya öncesi (tümörü küçültmek amacıyla) uygulanan kemoterapi ve hormonoterapilerdir.

Önemli Not: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Kişisel durumunuz ve değerlendirme için mutlaka bir uzman hekime başvurunuz.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. İbrahim Barut

Prof. Dr. İbrahim Barut

Prof. Dr. İbrahim Barut, Uzmanlık ve Özel İlgi alanlarından olan, Karaciğer Safra Yolları ve Pankreas Cerrahisi alanında, Ülkemizin en saygın 2 kliniğinde (Çapa ve Cerrahpaşa HPB Kliniği) eğitim almıştır. Halen de Özel Muayenehanesinde Hasta kabul etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.