Doktorsitesi.com

Meme Hastalıkları, Memede Kitleler, Meme Kanseri

Prof. Dr. Gülüm Altaca
Prof. Dr. Gülüm Altaca
5 Kasım 201133109 görüntülenme
Randevu Al
  • Memede fark edilen her kitle kanser anlamına gelmese de, erken teşhis hayati önem taşıdığı için yeni oluşan değişikliklerde mutlaka uzman bir doktora başvurulmalıdır.
  • Meme kanserinin erken evrede tespiti için 40 yaşından itibaren her yıl düzenli mamografi çektirilmesi ve risk faktörlerinin takip edilmesi önerilmektedir.
  • Tanı sürecinde ultrason, mamografi ve MR gibi görüntüleme yöntemlerinin yanı sıra kesin sonuç için iğne veya cerrahi biyopsi yöntemlerine başvurulmaktadır.
Meme Hastalıkları, Memede Kitleler, Meme Kanseri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Meme Hastalıkları ve Erken Tanının Önemi

Meme ile ilgili hastalıklar toplumda oldukça sık görülmektedir. Meme şikayetlerinin ve klinik bulguların yalnızca küçük bir kısmı kanserle ilişkilendirilse de, bu tür durumlarda erken teşhis hayati önem taşır. Memesinde daha önce var olmayan bir değişiklik fark eden bireyler, kendi kendine teşhis koymaya çalışmadan mutlaka uzman bir doktora başvurmalıdır.

İyi Huylu Meme Kitleleri Nelerdir?

Meme dokusu; süt kanalları, bağ dokusu ve yağ dokusundan oluşan kompleks bir yapıdır. Bu nedenle elle muayene sırasında doku düzensiz hissettirebilir. Özellikle adet dönemlerinde hormon seviyelerine bağlı olarak memelerde hassasiyet, ağrı ve şişkinlik görülmesi normal bir durumdur. Ancak ele gelen bir kitle bir sonraki adet dönemine kadar geçmiyorsa uzman görüşü alınmalıdır.

Sık karşılaşılan iyi huylu meme problemleri şunlardır:

  • Fibrokistik Meme Hastalığı: Memedeki kitlelerin en sık nedenidir. İçi sıvı dolu kesecikler (kistler) adet öncesi büyüyüp ağrılı hale gelebilir; menopoz sonrası genellikle kaybolur.
  • Lipom (Yağ Bezeleri): Yağ dokusundan oluşan, genellikle tek, ağrısız ve hareketli kitlelerdir.
  • Fibroadenomlar: Genellikle genç kadınlarda görülen; sert, hareketli, oval şekilli ve ağrısız kitlelerdir.
  • Papillomlar: Süt kanalları içinde oluşan siğil benzeri yapılardır. Meme başından kanlı akıntıya neden olabilirler.
  • Travmalar: Memeye alınan darbeler kan oturmasına veya yağ dokusunun düzensizleşmesine yol açarak kitle hissi oluşturabilir. Travmanın kansere yol açtığına dair bilimsel bir kanıt yoktur.

Meme Başı Akıntısı ve Meme Absesi

Meme başı akıntıları çoğu zaman ciddi bir soruna işaret etmez. Özellikle birkaç kez tekrarlayan renksiz akıntılar genellikle normal kabul edilir. Ancak akıntı miktarının artması veya süreklilik kazanması durumunda ileri inceleme gereklidir. Kadınların kontrol amacıyla meme başlarını sürekli sıkmaları, dokuda travmaya ve kanamaya yol açabileceği için bu eylemden kaçınılmalıdır.

Kendiliğinden gelen kanlı akıntılar, iyi huylu bir kitleye işaret edebileceği gibi nadiren meme kanseri belirtisi de olabilir. Meme absesi ise genellikle emziren kadınlarda süt birikimi veya meme başı çatlaklarından giren bakteriler nedeniyle oluşur. Bu durum memede sertleşme, kızarıklık, ağrı ve hassasiyete yol açar.

Meme Kanseri: Erken ve İlerlemiş Evreler

Meme kanseri, yeterli büyüklüğe ulaştığında ele gelen bir kitle olarak fark edilir. Önemli bir not olarak; memede saptanan kitlelerin %85'i iyi huyludur. Bir kitlenin niteliğini ancak uzman bir doktor belirleyebilir.

  • Erken Meme Kanseri: Tümör çok küçüktür ve ele gelmeyebilir. Tanı ancak ultrasonografi, mamografi ve meme MR gibi görüntüleme yöntemleriyle konulur.
  • İlerlemiş Meme Kanseri: Kanserin meme dokusu dışına, koltuk altı lenf bezlerine veya uzak organlara yayıldığı evredir.

Meme Kanserinde Risk Faktörleri

Risk faktörlerini bilmek, düzenli kontrollerin aksatılmaması açısından kritiktir. Riskler şu şekilde kategorize edilebilir:

Önemli Risk FaktörleriDiğer Risk Faktörleri
50 yaş ve üzeri olmakHiç doğum yapmamış olmak
Ailede (anne, kız kardeş, teyze) kanser öyküsüİlk doğumu 30 yaşından sonra yapmak
Kişisel meme kanseri geçmişiİlk adeti 12 yaşından önce görmek
Kansere dönüşebilecek meme hastalığıObezite ve alkol kullanımı
Göğüs bölgesine radyasyon almış olmak5 yıldan uzun süren hormon tedavisi

Meme Görüntüleme ve Tanı Yöntemleri

Mamografi, meme kanseri tespitinde en etkili yöntemdir. 40 yaşından itibaren her kadının yılda bir kez düzenli mamografi yaptırması önerilir. Çekim sırasında memenin sıkıştırılması, radyasyon miktarını azaltmak ve görüntü kalitesini artırmak içindir; bu işlemin kanser riskini artırdığına dair bir bulgu yoktur.

Diğer yöntemler şunlardır:

  1. Meme Ultrasonografisi: Kitlelerin kistik mi yoksa sert mi olduğunu belirlemek için kullanılır; radyasyon içermez.
  2. Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG): En detaylı bilgiyi sunar. Özellikle yoğun meme yapısı olanlarda veya protez varlığında tercih edilir.
  3. Galaktografi (Duktografi): Süt kanallarının ilaçlı filmidir; meme başı akıntılarının nedenini araştırmak için kullanılır.

Memede Kitle Saptandığında Uygulanan Biyopsi Türleri

Bir kitlenin türünü kesinleştirmek için biyopsi gerekebilir. Biyopsi, dokudan parça alınarak patolojik inceleme yapılması işlemidir. Uygulanan yöntemler şunlardır:

  • İnce İğne Biyopsisi: Hücre düzeyinde örnekleme yapılır.
  • Kalın İğne Biyopsisi: Doku parçası alınarak daha detaylı inceleme sağlanır.
  • İşaretleme ve Biyopsi: Ele gelmeyen kitlelerin mamografi veya ultrason eşliğinde işaretlenerek cerrahi olarak çıkarılmasıdır.
  • Cerrahi Biyopsi: Diğer yöntemlerle kesin tanı konulamayan durumlarda kitlenin ameliyatla çıkarılmasıdır.

Meme Kanseri Saptandığında İzlenen Yol Haritası

Kanser tanısı konulduktan sonra evreleme çalışmaları (karın ultrasonu, akciğer grafisi vb.) yapılır. Tedavi süreci; Genel Cerrah, Radyolog, Onkolog ve Patolog tarafından ortaklaşa değerlendirilir.

Tedavi seçenekleri hastalığın durumuna göre değişir:

  • Sadece tümörün alınması veya tüm memenin alınması.
  • Koltuk altı lenf bezlerinin temizlenmesi.
  • Ameliyat öncesi veya sonrası kemoterapi ve radyoterapi uygulamaları.

Unutulmamalıdır ki; her ay kendi kendine meme muayenesi yapmak ve yıllık doktor kontrollerini aksatmamak hayat kurtarıcıdır.

Sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Gülüm Altaca

Etiketler

MammografiMemede kitleMeme muayenesiMeme ultrasonuMeme kanserinde morlukGöğüs dokusunda ağrıMemedeki kitle

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Gülüm Altaca

Prof. Dr. Gülüm Altaca

Tıp Fakültesi: Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara, 1978-1984

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.