Doktorsitesi.com

Makattan (Anüsten) Kan Gelmesi

Op. Dr. Mahmut Güzel
Op. Dr. Mahmut Güzel
26 Aralık 20191082 görüntülenme
Randevu Al
Makattan (Anüsten) Kan Gelmesi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Makattan Kan Gelmesi ve Klinik Önemi

Çocukluk çağında dışkılama sırasında veya sonrasında kan görülmesi, ebeveynler için endişe verici olsa da sık karşılaşılan bir durumdur. Bu semptom, birçok farklı hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkabildiği için kanamanın kaynağının mutlaka tespit edilmesi gerekir. Genellikle tedavisi zor olmayan durumlardan kaynaklanan bu tablo, uzman bir bakış açısıyla değerlendirilmelidir.

Makatta Çatlak (Anal Fissür): Çocuklarda En Sık Görülen Neden

Çocukluk döneminde dışkılama sırasındaki kanamaların en yaygın sebebi anal fissür yani makat çatlağıdır. Her yaş grubunda rastlanabilen bu durum, özellikle bebeklikten çocukluğa geçiş ve katı gıdaya başlama döneminde yoğunlaşır. Katılaşan dışkı yapısı, makat çevresinde küçük yırtılmalara yol açarak süreci başlatır.

Anal Fissürde Kısır Döngü ve Belirtiler

Zamanında müdahale edilmeyen çatlaklar, çocuklarda tehlikeli bir kısır döngüye neden olur. Canı yanan çocuk kaka yapmayı erteler; ertelenen dışkı daha da sertleşir ve bir sonraki dışkılamada çatlak derinleşerek daha fazla acıya yol açar. Bu durumun tipik belirtileri şunlardır:

  • Dışkı üzerinde çizgi şeklinde taze kan görülmesi.
  • Çocuğun dışkılama sırasında şiddetli acı çekmesi ve kakasını yapmak istememesi.
  • Uzun süreli vakalarda makat ağzında oluşan deri katlantısı.
  • Muayene sırasında gözle görülebilen ağrılı çatlak yapısı.

Anal Fissür Tedavi Yöntemleri

Tedavinin temel amacı, mevcut kabızlık sorununu ortadan kaldırmaktır. Dışkının yumuşatılması ve düzenli dışkılama alışkanlığının kazandırılması iyileşme sürecinin anahtarıdır. Tedavi protokolünde şu adımlar izlenir:

  1. Dışkı Yumuşatıcılar: Kakanın daha kolay çıkmasını sağlamak.
  2. Ilık Oturma Banyoları: Bölgedeki kasları gevşeterek ağrıyı azaltmak.
  3. Tıbbi Kremler: Yara iyileşmesini hızlandıran ve ağrı kesici özelliği olan merhemler.
  4. Beslenme Düzenlemesi: Tekrarları önlemek için lifli gıda tüketimini artırmak.

Çoğu çocukta bu yöntemlerle başarı elde edilirken, nadir durumlarda cerrahi tedavi gerekebilmektedir.

Rektal Polip (Juvenil Polip) Nedir?

Rektal polip, kalın bağırsağın son kısmında (rektum) gelişen, saplı veya sapsız oluşum bozukluklarıdır. Çocukluk çağındaki kanamaların ikinci önemli nedeni olan bu polipler, genellikle 5-15 yaş aralığında görülür. Boyutları 2 cm’ye kadar ulaşabilen bu yapıların büyük çoğunluğu iyi huylu olsa da mutlaka patolojik inceleme yapılmalıdır.

Rektal Polip Belirtileri ve Tanı Süreci

Genellikle tek bir polip görülse de bazı vakalarda sayı 10’a kadar çıkabilir. Hastalığın klinik tablosu şu belirtilerle kendini gösterir:

  • Dışkılama sonrası damla damla kanama.
  • Polibin makat deliğinden dışarı sarkması.
  • Kramp şeklinde karın ağrıları ve hafif ishal şikayetleri.

Tanı aşamasında fiziksel muayene çoğu zaman yeterli olmaktadır. Ancak şüpheli durumlarda ilaçlı kalın bağırsak filmi veya endoskopik muayene yöntemlerine başvurulur. Tanısı kesinleşen poliplerin tedavisi için ameliyatla çıkarılması zorunludur.

DurumEn Sık Görülen YaşTemel BelirtiTedavi Yaklaşımı
Anal FissürBebeklik/Çocukluk GeçişiAğrılı, çizgisel kanamaDiyet, krem, oturma banyosu
Rektal Polip5 - 15 YaşAğrısız, damla şeklinde kanamaCerrahi müdahale

Etiketler

Anal fissürMakatta çatlakAnal fissür tedavisiMakattan kan gelmesianüsden kan gelmesirektal polipjuvenli polip

Yazar Hakkında

Op. Dr. Mahmut Güzel

Op. Dr. Mahmut Güzel

Op.Dr. Mahmut Güzel, lisans öncesi eğitimini bitirdikten sonra, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlayarak 2002 yılında Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise yine Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Çocuk Cerrahisi Ana bilim dalında tamamlayarak 2008 yılında Çocuk Cerrahisi Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.