Doktorsitesi.com

LENF BEZİ BÜYÜMELERİ

Uzm. Dr. Orhan Cura
Uzm. Dr. Orhan Cura
27 Ekim 20161051 görüntülenme
Randevu Al
LENF BEZİ BÜYÜMELERİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Lenf Bezi Büyümesi ve Lenfadenopati Nedir?

Çocukluk çağında sıkça karşılaşılan lenf bezi büyümesi, tıbbi literatürde farklı terimlerle ifade edilir. Lenf nodunun boyut olarak büyümesine lenfadenomegali, lenf nodu boyutu ve yapısının bozulduğu tüm hastalıklara ise lenfadenopati adı verilir. Eğer büyüme; ağrı, şişlik, kızarıklık ve ısı artışı gibi inflamasyon bulgularıyla birlikte seyrediyorsa bu durum lenfadenit olarak tanımlanır.

Çocuklarda lenf bezlerinin normal kabul edilen boyut sınırları bölgeye göre değişkenlik gösterir:

BölgeNormal Kabul Edilen Üst Sınır
Supraklavikuler0,3 cm
Aksiler, Epitroklear, Oksipital, Postaurikuler0,5 cm
Servikal1 cm
Inguinal1,5 cm
Mediasten1,5 cm
Abdomen2 cm

Tanı Sürecinde Öykü ve Klinik Değerlendirme

Doğru tanı için hastanın öyküsü titizlikle incelenmelidir. Lenfadenopatinin süresi, büyüme hızı ve eşlik eden semptomlar (ateş, boğaz ağrısı, öksürük, gece terlemesi, eklem ağrısı, döküntü, kolay morarma, burun kanaması ve kilo kaybı) sorgulanmalıdır. Ayrıca ilaç kullanımı, aşı geçmişi, hayvan ısırığı, seyahat öyküsü ve çiğ süt/süt ürünleri tüketimi mutlaka değerlendirilmelidir.

Fizik muayenede lenfadenopatinin lokalize mi yoksa yaygın mı olduğu, sayısı, kıvamı ve hareketliliği (mobilite) kontrol edilir. Muayene sırasında hepatosplenomegali (karaciğer ve dalak büyümesi), döküntü, sarılık (ikter), peteşi ve ekimoz gibi bulguların varlığı araştırılır.

Laboratuvar Tetkikleri ve Tanı Yöntemleri

Lenfadenopati ile başvuran çocuklarda tam kan sayımı ve periferik yayma ilk yapılması gereken laboratuvar incelemesidir. Bu testler; pansitopeni, lösemi, nöroblastom gibi malign hastalıkların yanı sıra sistemik viral ve bakteriyel enfeksiyonların ayırıcı tanısında kritik rol oynar.

  • Enfeksiyon Belirteçleri: Bakteriyel enfeksiyonlarda beyaz küre yüksekliği ve sola kayma görülürken; EBV, CMV ve toksoplazmozis gibi durumlarda lenfomonsitoz saptanabilir.
  • Biyokimyasal Testler: Karaciğer fonksiyon testlerindeki yükselme infeksiyöz mononükleozu, ürik asit artışı ise maligniteleri işaret edebilir.
  • Radyoloji: İlk aşamada ultrasonografi (USG) ve akciğer grafisi kullanılır. USG ile lenf nodunun hilus yapısı, apse gelişimi ve çevre dokularla ilişkisi incelenir.
  • Seroloji ve Deri Testleri: CMV, EBV, toksoplazma, kedi tırmığı hastalığı, tularemi, HIV ve brusella için serolojik testler; tüberküloz şüphesinde ise PPD deri testi istenir.

Kemik İliği Aspirasyonu ve Biyopsi Endikasyonları

Her lenfadenopati vakasında kemik iliği incelemesi gerekmez. Ancak aşağıdaki durumlarda kemik iliği aspirasyonu veya biyopsisi mutlaka değerlendirilmelidir:

  • En az 2 aydır giderek büyüyen lenfadenopati,
  • Açıklanamayan kilo kaybı ve kemik ağrıları,
  • Hepatosplenomegali varlığı,
  • Maksiller, mandibular, retroorbital veya batın içi kitleler,
  • Anemi, trombositopeni veya blast varlığı,
  • Supraklavikular bölgede lenf nodu saptanması.

Biyopsi Ne Zaman Gereklidir?

Nedeni saptanamayan ve patolojik boyutlarda kalmaya devam eden lenf nodlarında, zaman kaybını önlemek adına eksizyonel biyopsi tercih edilir. Biyopsi gerektiren temel durumlar şunlardır:

  1. Sürekli ateş, kilo kaybı ve gece terlemesinin eşlik etmesi.
  2. Lenf nodunun sert, ağrısız ve çevre dokuya yapışık (fiske) olması.
  3. Uygun antibiyotik tedavisine rağmen lenf nodunun büyümeye devam etmesi veya yenilerinin ortaya çıkması.

Etiketler

Beze büyümesiLenfadenopatiLenfanjiomBezeBezelerAteşlenmeBez bağlamaBezeler zararlı mıBeze küçülmesiBezelye mercimekLenfadektomiLenfatik tutulumLenfatik damarlarLenfataik drenaj

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Orhan Cura

Uzm. Dr. Orhan Cura

Uzm. Dr. Orhan Sevinç CURA 1967 yılında Yalova'da doğdu.Lisans öncesi eğitimini Yalova Lisesi'nde tamamladıktaktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun oldu.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.