Laparoscopic management of left thoracoabdominal stab wounds: a prospective study.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Sol Torakoabdominal Yaralanmalar ve Diyafram Hasarı Yönetimi
Sol torakoabdominal kesici delici alet yaralanmaları (LTSW), diyafram hasarına yol açabilen ve ciddi morbidite ile mortalite riski taşıyan kritik klinik durumlardır. Bu tür yaralanmaların tanı ve tedavi süreçleri tıp dünyasında halen tartışmalı bir konu olmaya devam etmektedir. Bu çalışma, hemodinamik olarak stabil olan LTSW hastalarında, diyafram laserasyonlarının teşhis ve tedavisinde laparoskopik cerrahinin güvenilirliğini ve yeterliliğini incelemektedir.
Çalışma Metodolojisi ve Hasta Profili
Haziran 2002 ile Haziran 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilen bu bilimsel araştırmaya, karın hassasiyeti bulunmayan ve hemodinamik stabilitesi korunmuş 36 LTSW vakası dahil edilmiştir. Hastaların yönetim süreci şu aşamalardan oluşmuştur:
- Sistematik muayene ve hastaların resüsitasyonu,
- Göğüs röntgeni ve travma için odaklanmış sonografi (FAST) değerlendirmesi,
- Tüm vakalarda tanısal ve tedavi edici laparoskopik eksplorasyon.
Araştırma Bulguları ve İstatistiksel Veriler
Yapılan laparoskopik incelemeler sonucunda, hastaların %36,1’inde (n=13) diyafram yaralanması tespit edilmiştir. Bu yaralanmalara eşlik eden klinik tablolar ve müdahale sonuçları aşağıda detaylandırılmıştır:
| Klinik Parametre | Sonuçlar ve Oranlar |
|---|---|
| Diyafram Yaralanması Oranı | %36,1 (13/36) |
| Eşlik Eden İntraabdominal Yaralanma | %53,8 (7/13) |
| Hemopnömotoraks Görülme Sıklığı | %33,3 (12/36) |
| Laparoskopik Onarım Başarısı | %69,2 (9/13) |
| Laparotomi Gereksinimi (Genel) | %11,1 (4/36) |
Çalışma verilerine göre, diyafram yaralanmaları ile yaralanmanın tam lokasyonu veya hemopnömotoraks varlığı arasında doğrudan bir ilişki saptanmamıştır. İçi boş organ yaralanması olmayan diyafram hasarlı hastaların %69,2'si başarıyla laparoskopi yöntemiyle tedavi edilmiştir.
Laparoskopinin Tanısal ve Tedavi Edici Değeri
Araştırma sonuçları, acil cerrahi müdahale (laparotomi veya torakotomi) gerektirmeyen, hemodinamik açıdan stabil LTSW vakalarında laparoskopinin hem tanı hem de tedavi aşamasında yeterli bir cerrahi prosedür olduğunu kanıtlamaktadır. Diyafram yaralanması olan vakaların sadece %30,8’inde (4/13) laparotomiye ihtiyaç duyulmuştur.
Sonuç
Sonuç olarak, sol torakoabdominal yaralanmalarda laparoskopik eksplorasyon, diyafram hasarlarının atlanmaması ve minimal invaziv yöntemlerle tedavi edilmesi için gerekli ve güvenilir bir yaklaşımdır. Bu yöntem, gereksiz laparotomilerin önüne geçerken hastanın iyileşme sürecine olumlu katkı sağlamaktadır.
Yazarlar: Tayfun Yücel, Doğan Gönüllü, Rifat Matur, Hakan Akıncı, Sibel Gürdal Özkan, Erol Kurtoğlu, Serkan İlgün, Ferda Nihat Köksoy
Kaynak: Surgical laparoscopy, endoscopy & percutaneous techniques 02/2010; 20(1):42-5.


