KURU TİP SARI NOKTA HASTALIĞINDA SEVİNDİREN GELİŞME AVRUPA’DAN SONRA TÜRKİYE’DE DE KULLANILMAYA BAŞLANDI

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Sarı Nokta Hastalığında Yeni Dönem: Kuru Tip İçin Umut Veren Gelişmeler
Türkiye’de ve dünyada 60 yaş üzerindeki bireylerde görme kaybının en temel nedenlerinden biri olan sarı nokta hastalığı (makula dejenerasyonu) tedavisinde çığır açan gelişmeler yaşanıyor. Kuru ve yaş tip olarak ikiye ayrılan bu hastalık; okuma, araç kullanma ve televizyon izleme gibi günlük aktiviteleri ciddi şekilde kısıtlayabiliyor. Kontrol altına alınmadığında merkezi görme kaybına yol açan bu rahatsızlık için artık yeni bir umut ışığı var.
Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nur Acar Göçgil, kuru tip sarı nokta hastalığının ilerlemesini yavaşlatan yeni nesil cihaz ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler paylaştı. Özellikle fotobiyomodülasyon (Photobiomodulation) yöntemi, bu alanda onay almış ilk ve tek tedavi olarak dikkat çekiyor.
Kuru Tip Sarı Nokta Hastalığı Nedir ve Nasıl İlerler?
Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (YBMD), yaşlı nüfusta geri dönüşü olmayan görme kayıplarının en sık sebebidir. Hastalığın erken döneminde, retinanın alt tabakalarında drusen adı verilen sarı veya beyaz birikintiler oluşur. Bu birikintiler zamanla artarak retinanın ışık algılayan dokularında hasara, yani atrofiye neden olur.
Hastalığın seyri hakkında bilinmesi gerekenler:
- Coğrafik Atrofi: Hasarlı alanların genişleyerek keskin kenarlı hale gelmesi ve merkez görmeyi ciddi oranda bozmasıdır.
- İlerleme Hızı: Kuru tip, yaş tipe göre daha yavaş ilerler ancak zamanla görme keskinliğini, özellikle az ışıkta görme kalitesini düşürür.
- Tip Dönüşümü: Kuru tip olarak başlayan hastalık, zamanla kanamalı olan yaş (neovasküler) tipe dönüşebilir.
Fotobiyomodülasyon: Onaylanmış İlk ve Tek Tedavi Yöntemi
Şu ana kadar kuru tip sarı nokta hastalığı için vitamin destekleri ve yaşam tarzı değişiklikleri dışında etkin bir tedavi bulunmamaktaydı. Ancak Valeda Işık İletim Sistemi ile uygulanan fotobiyomodülasyon yöntemi, bu durumu değiştirdi. Bu yöntem, özel dalga boylarındaki ışığın göze iletilmesiyle hücre fonksiyonlarını iyileştirmeyi hedefler.
| Özellik | Fotobiyomodülasyon (Işık Tedavisi) |
|---|---|
| Onay Durumu | CE Belgeli (Avrupa ve Türkiye'de onaylı) |
| Uygulama Şekli | Göze 4-5 cm uzaklıktan ışık iletimi |
| Hedef | Hücre ölümü ve enflamasyonu engellemek |
| Etki | Drusen artış hızını azaltma ve görme kaybını önleme |
Tedavi Protokolü ve Uygulama Süreci
Fotobiyomodülasyon tedavisi, hastalar için oldukça konforlu ve cerrahi müdahale gerektirmeyen bir süreçtir. Tedavinin detayları şu şekildedir:
- Seans Süresi: Her seans yaklaşık 10 dakika sürer.
- Toplam Süre: 3 haftalık periyotta, haftada 3 kez olmak üzere toplam 9 seans uygulanır.
- Tekrar Periyodu: Hastalığın ilerleyişini durdurmak için tedavinin 4-6 ayda bir tekrarlanması önerilir.
Erken Teşhis ve Doğru Hasta Seçiminin Önemi
Prof. Dr. Nur Acar Göçgil, bu tedavinin özellikle hastalık henüz son evreye ulaşmadan, yani orta ve erken evrede uygulanmasının kritik olduğunu vurguluyor. Yapılan iki yıllık takip çalışmaları, fotobiyomodülasyonun drusen birikim hızını anlamlı ölçüde azalttığını ve kontrast duyarlılığını artırdığını göstermiştir.
Göz içi enjeksiyonlar sadece yaş (kanamalı) tipte kullanılırken, kuru tip hastalar için fotobiyomodülasyon güvenli ve yan etkisiz bir seçenek sunmaktadır. Türkiye'de sayılı merkezde bulunan bu teknoloji, hastaların görme yetisini korumak için zaman kazanmalarına yardımcı olmaktadır.



