Doktorsitesi.com

Kötü hastalık tanınızı bilmek ister misiniz?

Uzm. Dr. Zeynep Pınar
Uzm. Dr. Zeynep Pınar
21 Nisan 2015192 görüntülenme
Randevu Al
Kötü hastalık tanınızı bilmek ister misiniz?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tıbbi Süreçlerde Kötü Haber Verme ve İletişim Dinamikleri

Tıbbi uygulamalarda kötü haber verme süreci, pek çok hekim için mesleki hayatın en zorlayıcı ve sıkıntılı aşamalarından biridir. Bu zorluğu yönetebilmek adına bilimsel temelli iletişim teknikleri geliştirilmiştir. İstatistiksel verilere göre, hastaların yaklaşık %85'i hastalığıyla ilgili tüm gerçekleri bilmek isterken, %15'lik bir kesim bu bilgiyi almayı tercih etmemektedir.

Hekimliğin en hassas noktalarından biri, hangi hastaya bilginin ne ölçüde verilmesi gerektiğini belirlemektir. Yasal çerçevede hastanın kendi bedeni üzerinde tasarruf hakkı ve hastalığını bilme hakkı açıkça tanımlanmıştır. Ancak özellikle onkoloji vakalarında hasta yakınları, koruma içgüdüsüyle hekimden bilginin saklanmasını talep edebilmektedir.

İletişimde Terminoloji ve Kelime Seçimi

İnsan beyninde korkuyla eşleşmiş olan ve damgalayıcı (stigmatize eden) etkisi bulunan kanser, ölüm veya sakatlık gibi sözcüklerin kullanımında dikkatli olunmalıdır. Bu süreçte iletişimi daha sağlıklı yönetmek için şu yaklaşımlar benimsenmelidir:

  • Kanser kelimesi yerine, başlangıçta "tümör" gibi daha genel ve sonradan iyi/kötü huylu olarak ayrıştırılabilen terimler tercih edilmelidir.
  • Tedavi sürecindeki yeni gelişmeler ve güncel tıbbi olanaklar hastaya aktarılmalıdır.
  • Yersiz umut vermekten kaçınılmalı, gerçekçi bilgiler uygun zaman diliminde doğru kişilere iletilmelidir.
  • Hasta ve yakınlarının sorduğu spesifik sorulara net yanıtlar verilmelidir.

Bilgi Paylaşımında "Azı Karar Çoğu Zarar" İlkesi

Hasta ve hasta yakınları için bilginin dozajı hayati önem taşır. Bazı aileler, henüz ilk görüşmede hastanın 20 yıl sonraki prognozunu (hastalık gidişatı) veya dikkat eksikliği tanısı alan bir çocuğun üniversite okuyup okuyamayacağını sorgulayabilir. Bu noktada hekimin ve hasta yakınının yaklaşımı şu şekilde olmalıdır:

DurumÖnerilen Yaklaşım
Hastalığın DurumuDurumun "ciddi" olduğu belirtilmeli ancak hedeften uzak bir uyarıcı ile süreç yumuşatılmalıdır.
Soru SormaHastanın "Ciddi nedir?" sorusuna yanıt verilmeli; sormayan hastaya detaylı açıklama yapılmamalıdır.
Gelişim SüreciHer insanın olgunlaşma süreci, aynı ağaçtaki meyvelerin farklı zamanlarda olgunlaşması gibi kişiseldir.

Tanı Paylaşımının Psikolojik ve Sosyal Etkileri

Hastanın tanısını bilmesi, hayatının geri kalanını nasıl planlayacağı konusunda ona tasarruf hakkı tanır. Aynı zamanda bu bilgi, hastanın yakınlarıyla helalleşme imkanı bulmasını sağlar. Tanının saklandığı durumlarda, aile içinde bir nevi "tiyatro" oynanır; herkes acısını kendi içinde yaşar ve bu durum hastanın kaybından sonra geride kalanlarda patolojik yas gelişmesine yol açabilir.

Kübler-Ross: Yas ve Kabullenme Basamakları

Acılar paylaşıldıkça küçülür. Hastalık ve kayıp süreçlerinde Kübler-Ross'un 5 basamağı geçerliliğini korumaktadır. Bu evreler kişiden kişiye değişen zaman aralıklarında şu şekilde görülür:

  1. İnkar ve Şok: Haberin ilk alındığı ve reddedildiği aşama.
  2. Öfke: Durumun neden kendi başına geldiğine dair duyulan tepki.
  3. Pazarlık: Durumu ertelemek veya değiştirmek için yapılan içsel pazarlıklar.
  4. Depresyon: Durumun gerçekliğiyle yüzleşildiğinde yaşanan derin üzüntü.
  5. Kabullenme: Mevcut durumla barışma ve süreci yönetme aşaması.

Etiketler

Hastalıklar

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Zeynep Pınar

Uzm. Dr. Zeynep Pınar

Uzm. Dr. Zeynep Pınar, ilköğretim öğrenimini Manisa'nın Alaşehir ilçesinde, lise öğrenimini ise İzmir Kız Lisesi’nde tamamladı. Tıp eğitimini Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde sürdüren Dr. Pınar 1986 yılında mezun olarak tıp doktoru unvanını aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.