KONSERVATİF DİŞ TEDAVİSİ (Dolgu Tedavisi)
- Beslenme alışkanlıkları, yaş ve biyolojik faktörler diş çürüğü riskini artırdığı için düzenli fırçalama, diş ipi kullanımı ve altı aylık kontrollerle koruyucu önlemler alınmalıdır.
- Diş minesi aşındığında veya diş etleri çekildiğinde açığa çıkan dentin tabakası; sıcak, soğuk ve şekerli gıdaların sinirlere ulaşmasına neden olarak hassasiyet oluşturur.
- Dişlerdeki madde kaybının boyutuna göre kompozit, amalgam gibi dolgu materyalleri veya laboratuvar ortamında hazırlanan inley ve onley restorasyonlar tercih edilerek tedavi uygulanır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Diş Çürüğü Risk Grupları ve Faktörleri
Ağız içerisinde doğal olarak bulunan bakteriler nedeniyle her birey diş çürüğü riskiyle karşı karşıyadır. Ancak belirli yaşam alışkanlıkları ve biyolojik faktörler, bazı kişilerin yüksek risk grubunda yer almasına neden olur. Diş sağlığını korumak için bu risk faktörlerinin bilincinde olmak kritik önem taşır.
Diş çürüğü açısından yüksek risk taşıyan gruplar şunlardır:
- Beslenme düzeninde tatlı, karbonhidrat ve şeker tüketimi yoğun olan bireyler,
- Coğrafi koşullar nedeniyle florlu su imkanına erişimi olmayanlar,
- Gelişim sürecindeki çocuklar,
- Ağız ve diş yapısında değişimler gözlenen yaşlı bireyler.
Diş Çürüğünden Korunmak İçin 5 Temel Adım
Henüz çürük oluşmadan önce uygulanacak koruyucu diş hekimliği yöntemleri, dişlerin ömrünü uzatır. Beş basit ama etkili basamağı takip ederek ağız sağlığınızı güvence altına alabilirsiniz:
- Dişlerinizi, diş etlerinizi ve dilinizi günde en az iki kez florlu diş macunu ile fırçalayın.
- Diş aralarında biriken plakları temizlemek için her gün düzenli olarak diş ipi kullanın.
- Şekerli atıştırmalık tüketimini sınırlandırarak dengeli bir beslenme alışkanlığı edinin.
- Diş hekiminize danışarak flor destekleri ve diş yüzeyine uygulanan koruyucu tedaviler hakkında bilgi alın.
- Herhangi bir şikayetiniz olmasa dahi 6 ayda bir düzenli diş hekimi kontrolüne gidin.
Diş Hassasiyeti Neden Oluşur?
Sağlıklı bir dişin merkezinde yer alan pulpa tabakası, kan damarları ve sinirlerden oluştuğu için dış uyaranlara karşı duyarlıdır. Normal şartlarda diş minesi sızdırmaz bir koruma sağlar; ancak minenin altındaki dentin ve kökü örten sement tabakaları geçirgen bir yapıya sahiptir. Bu tabakalar açığa çıktığında sıcak, soğuk ve şekerli gıdalar doğrudan sinirlere iletilerek hassasiyete yol açar.
Dişlerde hassasiyet oluşturan temel durumlar:
- Diş eti çekilmesi neticesinde diş kökünün korumasız kalması,
- Asidik içeceklerin etkisiyle mine tabakasının aşınması,
- Diş sıkma veya gıcırdatma (bruksizm) kaynaklı mekanik aşınmalar,
- Sert diş fırçalama alışkanlığına bağlı gelişen mine kayıpları,
- Diş beyazlatma işlemleri sonrası görülen geçici hassasiyetler,
- Çürük nedeniyle dentin tabakasının savunmasız kalması,
- Yeni yapılan dolguların pulpaya yakınlığı veya sızdırma yapması.
Diş Dolgusu Çeşitleri ve Restorasyon Seçenekleri
Diş dolgusu, çürükten temizlenen bölgenin fonksiyonel ve estetik olarak yeniden yapılandırılması işlemidir. Günümüzde diş hekimliğinde kullanılan farklı materyaller mevcuttur. Hekiminiz; dişin konumu, dayanıklılık ihtiyacı ve maliyet gibi kriterleri değerlendirerek en uygun materyali seçer.
| Dolgu Materyali | Genel Özellikleri |
|---|---|
| Kompozit Rezin | Estetik beklentisi yüksek olan bölgelerde tercih edilen, diş rengindeki dolgulardır. |
| Amalgam | Dayanıklılığı ile bilinen, metal içerikli geleneksel dolgu materyalidir. |
| Cam İyonomer | Genellikle flor salınımı yapma özelliği bulunan ve diş dokusuna uyumlu malzemelerdir. |
Dolgu Yapılan Dişlerde Ağrı Nedenleri
Bir diş dolgu ile tedavi edilmiş olmasına rağmen bazı durumlarda ağrı gözlenebilir. Bu durumun başlıca nedenleri arasında dolgunun teknik kurallara uygun yapılmaması, çürüğün canlı dokulara (pulpaya) çok yakın olması veya temizleme işlemi sırasında oluşan ısı artışı yer almaktadır.
İnley ve Onley Restorasyonlar
Doğrudan dolgu yapılamayacak kadar büyük, ancak kaplama (kuron) gerektirmeyecek kadar sağlıklı dokusu bulunan dişlerde İnley ve Onley restorasyonlar kullanılır. Laboratuvar ortamında porselen veya kompozit materyallerden kişiye özel hazırlanan bu yapılar, dişin eksik kısımlarını tamamlar. İyi bir ağız bakımı ve düzenli kontrollerle bu restorasyonlar uzun yıllar boyunca ağızda güvenle kullanılabilir.


