Doktorsitesi.com

KOLON (KALIN BARSAK) KANSERLERİ

Prof. Dr. Fatih Ağalar
Prof. Dr. Fatih Ağalar
30 Mart 2018471 görüntülenme
Randevu Al
KOLON (KALIN BARSAK) KANSERLERİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kolon (Kalın Bağırsak) Nedir ve Görevleri Nelerdir?

Kolon, sindirim sisteminin yaklaşık 1,5 metre uzunluğundaki son bölümüdür. Kör bağırsak (çekum) bölgesinden başlayarak karın içerisinde sağdan sola doğru bir seyir izler ve anüs ile sonlanır. Temel görevi, ince bağırsaktan gelen ve sindirim işlemi büyük oranda tamamlanmış gıda artıklarındaki suyu emmek, dışkı oluşumunu sağlamak ve bu dışkının vücuttan atılmasını gerçekleştirmektir.

Kolon Kanseri Görülme Sıklığı ve Risk Faktörleri

Kolon kanserleri, sindirim sisteminde en sık rastlanan tümör türleridir. Ülkemizde Batı toplumlarına kıyasla görülme sıklığı biraz daha düşük olsa da ciddi bir sağlık sorunudur. Genellikle 50 yaşından sonra görülme sıklığı artsa da, günümüzde 40 yaş altındaki bireylerde de vaka sayılarında artış gözlemlenmektedir. Cinsiyetler arasında görülme oranı bakımından belirgin bir fark bulunmamaktadır.

Kanser gelişimi, genetik ve çevresel etkenlerin bağırsak iç yüzeyindeki hücreleri etkilemesiyle başlar. Vakaların %5-10'u ailesel yatkınlık kaynaklıdır. Özellikle yüksek kalorili diyetler, fast food alışkanlıkları, aşırı et ve yağ tüketimi ile kolesterolün kanser riskini artırdığı bilinmektedir. Buna karşın, taze sebze-meyve ağırlıklı ve bol lifli beslenme ile kanser riski arasında ters bir ilişki mevcuttur.

Kolon Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Kolon kanserinin en temel ve ilk belirtisi dışkılama alışkanlıklarındaki değişikliklerdir. Belirtiler, tümörün bağırsaktaki konumuna göre farklılık gösterebilir:

  • Sol Kolon Kanserleri: Kabızlık veya ishal dönemleri gibi dışkılama değişiklikleri daha belirgindir.
  • Sağ Kolon Kanserleri: Genellikle fark edilmeyen gizli kanamalara yol açar. Bu durum hastaların demir eksikliği anemisi (kansızlık) ile başvurmasına neden olur.
  • Rektum Bölgesi Kanserleri: Makatta ağrı, sürekli dışkılama hissi ve taze kan gelmesi tipik bulgulardır.

Karın ağrısı, bağırsaktaki tıkanmaya bağlı olarak her iki tarafta da görülebilir. İleri evrelerde kilo kaybı ve karında ele gelen kitle gibi semptomlar tabloya eklenir.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Erken tanı için fiziksel muayene ve özellikle rektal muayene (parmakla muayene) hayati önem taşır. Kolon kanserlerinin yaklaşık %55-60'ı bağırsağın son 50 cm'lik kısmında (rektosigmoid) yer alır ve bunların %40'ı elle muayene mesafesindedir.

Tanı sürecinde kullanılan temel yöntemler şunlardır:

  1. Rektoskopi: Bağırsağın son 25-30 cm'lik kısmının ışıklı aletlerle incelenmesi.
  2. Kolonoskopi: Kalın bağırsağın tamamının esnek cihazlarla incelenmesi ve gerekli durumlarda biyopsi alınması.
  3. Görüntüleme Testleri: İlaçlı kolon grafisi, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi ve PET-CT ile hastalığın yayılımı değerlendirilir.

Kolon Kanseri Tedavi Yöntemleri

Kolon kanserinin temel tedavi yöntemi cerrahi müdahaledir. Günümüzde cerrahi işlemler, geleneksel açık ameliyatların yanı sıra modern tekniklerle gerçekleştirilmektedir.

Laparoskopik ve Robotik Cerrahi

Son 15 yıldır uygulanan laparoskopik ve robotik cerrahi yöntemleri, hastalara önemli avantajlar sunmaktadır. Bu yöntemlerin faydaları şunlardır:

  • Daha az ameliyat sonrası ağrı,
  • Erken taburcu olma ve günlük aktivitelere hızlı dönüş,
  • Ameliyat esnasında daha az kan kaybı,
  • Estetik açıdan daha iyi sonuçlar.

Özellikle robotik cerrahi, erkeklerde cinsel fonksiyonları sağlayan sinirlerin korunmasında ve dar alanlarda hareket kabiliyeti sağlamada üstünlük göstermektedir.

Ek Tedaviler ve Evreleme

Cerrahi sonrası çıkarılan dokular patolojik olarak incelenerek hastalığın evresi belirlenir. Evreye göre kemoterapi (ilaç tedavisi) veya radyoterapi (ışın tedavisi) planlanır. Bazı durumlarda tümörü küçültmek amacıyla ameliyat öncesinde de bu tedavilere başvurulabilir.

Kolostomi ve İleostomi Nedir?

Ostomi, içi boş bir organın cerrahi yöntemle cilde ağızlaştırılmasıdır. Kalın bağırsağın karın duvarına bağlanmasına kolostomi, ince bağırsağın bağlanmasına ise ileostomi denir. Bu işlem geçici veya kalıcı olabilir.

ÖzellikGeçici KolostomiKalıcı Kolostomi
Kullanım AmacıAmeliyat bölgesini korumak veya iyileşmeyi sağlamakAnüsün veya bağırsak son kısmının tamamen alınması
SüreBirkaç ay sonra kapatılırHayat boyu devam eder
NedenlerTıkanma, delinme, yaralanmaRektum kanseri, anüs kaslarının işlev kaybı

Kolostomi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kolostomi ağzı sağlıklı durumda kırmızı-pembe renktedir. Ameliyat sonrası 2. veya 3. günde gaz ve dışkı çıkışı ile çalışmaya başlar. Süreç içerisinde bazı komplikasyonlar gelişebilir:

  • Erken Dönem Sorunları: Kanama, cilt ayrılması, bağırsak kaçması veya apse gelişimi.
  • Geç Dönem Sorunları: Fıtık (herni), bağırsağın dışarı sarkması veya tıkanma.

Uzman Önerileri ve Prognoz

Kolon kanserinde erken tanı ile 5 yıllık yaşam şansı %90 seviyelerine çıkmaktadır. Aşağıdaki belirtilerden biriyle karşılaşıldığında vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:

  • Dışkılama alışkanlığında kalıcı değişiklikler,
  • Makattan kan gelmesi veya sürekli dışkılama hissi,
  • Geçmeyen karın ağrısı ve ele gelen kitle,
  • Nedeni açıklanamayan kansızlık.

Unutulmamalıdır ki, sadece basit bir fiziksel muayene bile hayat kurtarıcı olabilir. Belirtilerin hemoroid gibi iyi huylu hastalıklarla karışabileceği göz önünde bulundurularak kesin tanı için ileri tetkik yaptırılmalıdır.

Etiketler

KolostomiKolon kanseri belirtileriBarsak kanseriPrognozKolon kanseriKolon kanseri tanısıKolon kanseri ameliyatıKolon kanseri muayenesiKolon kanseri belirtisi

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Fatih Ağalar

Prof. Dr. Fatih Ağalar

Prof. Dr. Fatih Ağalar, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1986 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak Genel Cerrahi Uzmanı olmuştur. Bu tıp fakültesi'nde 1998 yılına kadar hasta kabulü yapmıştır.

1988 Yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Yardımcı Doçent kadrosuna atanmış ve 1999 yılında Doçent Doktor unvanı almış ve

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.