Doktorsitesi.com

Kısırlık (infertilite) ve tüp bebek tedavisi (ıvf)de nöralterapi ve akupunkturun başarıya olan katkısı

Dr. Demet Erdoğan
Dr. Demet Erdoğan
6 Şubat 2013760 görüntülenme
Randevu Al
Kısırlık (infertilite) ve tüp bebek tedavisi (ıvf)de nöralterapi ve akupunkturun başarıya olan katkısı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kısırlık (İnfertilite) Nedir?

Kısırlık veya tıbbi adıyla infertilite, herhangi bir korunma yöntemi uygulanmaksızın, düzenli cinsel ilişkiye rağmen bir yıl içerisinde çocuk sahibi olunamaması durumudur. Üreme sağlığını ilgilendiren bu durum, hem fiziksel hem de psikolojik pek çok faktörden etkilenebilmektedir.

Uzman Bir Doktora Ne Zaman Başvurulmalı?

Sağlık sorunu olmayan evli çiftlerin bebek sahibi olamaması durumunda bir yılın sonunda Kadın-Doğum hastalıkları uzmanına başvurması önerilir. Ancak bazı özel durumlarda profesyonel yardım almak için bir yıl beklemeye gerek duyulmaz. Erken müdahale gerektiren bu durumlar şunlardır:

  • Kadın yaşının ileri olması,
  • Çok sık veya seyrek görülen düzensiz adet kanamaları,
  • İkiden fazla düşük yapmış olmak,
  • Geçirilmiş pelvik enfeksiyonlar,
  • Erkeklerde prostat enfeksiyonu veya testislerin normalden küçük olması.

Psikolojik Faktörlerin Üreme Sistemi Üzerindeki Etkisi

Kadın genital organları, genel psikolojik hali doğrudan yansıtan bir yapıya sahiptir. Özellikle ağır duygusal durumlar, kanama anomalilerine ve adet düzensizliklerine yol açabilmektedir. Örneğin; ani bir ölüm haberi veya hayati tehlike arz eden durumlarda adet görememe şikâyeti gelişebilir.

Bunun yanı sıra hamilelik korkusu ya da aşırı gebe kalma isteği de adet düzenini bozabilen faktörler arasındadır. Aynı ortamda yaşayan kadınların regl tarihlerinin zamanla senkronize olması, iklim değişikliği ve seyahat şartları da üreme sistemi döngüsünü etkileyen bilinen unsurlardır.

Dünyada ve Türkiye'de Kısırlık İstatistikleri

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre dünya genelinde 50-80 milyon arasında kadın kısırlık sorunu ile karşı karşıyadır. Türkiye özelinde ise Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) verileri şu tabloyu ortaya koymaktadır:

KategoriKişi Sayısı
Doğurganlık Çağındaki Kadın Sayısı12 Milyon
Kısırlık Sorunu Yaşayan Kadın Sayısı1 Milyon

Kısırlığa Neden Olan Faktörler ve Dağılımı

İnfertilite vakaları incelendiğinde, sorunun kaynağı farklı faktörlere dayanmaktadır. Kısırlık sebeplerinin genel dağılımı şu şekildedir:

  • Kadına bağlı faktörler: %40-45
  • Erkeğe bağlı faktörler: %30
  • Açıklanamayan faktörler: %25

Suni Döllenme ve IVF Başarısını Artıran Yöntemler

Suni döllenme yöntemlerinde başarı oranını yükseltmek için belirli biyolojik süreçlerin optimize edilmesi gerekir. Nöralterapi uygulamaları, bu süreçlerin tamamında etkin bir rol oynamaktadır. Özellikle akupunktur ile kombine edilen tedaviler çok daha başarılı sonuçlar vermektedir. Tedavi başarısını artıran temel basamaklar şunlardır:

  1. Rahim ve yumurtalıklara giden kan akımının artırılması,
  2. Bağışıklık sistemi faktörlerinin düzenlenmesi,
  3. Hormon ve sinir sistemi dengesinin kurulması,
  4. Stres, endişe, kaygı ve depresyonun önlenmesi.

Bilimsel Çalışmalar ve Kişiye Özel Tedavi Yaklaşımı

2012 yılında yayınlanan ve 24 farklı çalışmayı kapsayan bir meta analiz, akupunkturun IVF (Tüp Bebek) başarı şansını artırdığını kanıtlamıştır. Çalışma, her hastaya standart bir protokol uygulamak yerine, bireysel bir akupunktur programı kullanılmasının çok daha pozitif sonuçlar doğuracağını vurgulamaktadır.

Klinik deneyimlerimiz de her çiftin özel bir yaklaşıma ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Bu kapsamda; hastanın durumuna göre akupunktur, nöralterapi, fitoterapi, ozon ve detoks gibi yöntemlerden en uygun olanlar seçilmelidir. En yüksek verimi alabilmek adına, genellikle IVF uygulaması öncesindeki 2-3 adet dönemi boyunca hastanın bu destekleyici tedavileri alması önerilmektedir.

Yazar Hakkında

Dr. Demet Erdoğan

Dr. Demet Erdoğan

Dr. Demet ERDOĞAN, 1962 yılında İstanbul'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1985 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. Mecburi hizmetini Ankara’da yaptıktan sonra İstanbul’a dönmüş ve 1992 yılından itibaren  Akupunktur ve Tamamlayıcı Tıp ile ilgilenmeye başlamıştır.

Akupunktur Derneği’nin Dr.Nüzhet Ziyal yönetimin’de düzenlediği ve bir buçuk yıl süren programını tamamlayarak 1995 yılında Sağlık Bakanlığın’ dan onaylı Akupunktur Sertifikasının sahibi olan Dr. Demet ERDOĞAN, 2001 yılında Çin Halk Cumhuriyeti’nin başkenti Pekin’de Beijing University of Chinese Medicine (Pekin Çin Tıbbı Üniversitesi)’nde Akupunktur, Moxibusyon ve Geleneksel Çin Tıbbı eğitimi almıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.