Doktorsitesi.com

KISIRLIK (INFERTILITE) TEDAVISI (COCUK TEDAVISI)

Op. Dr. Neslihan Gürbüz
Op. Dr. Neslihan Gürbüz
20 Kasım 2018259 görüntülenme
Randevu Al
  • Yardımcı üreme teknikleri temel olarak aşılama ve mikroenjeksiyon (ICSI) yöntemlerinden oluşmakta, günümüzde başarı oranı daha yüksek olan ICSI tekniği klasik tüp bebek yönteminin yerini almaktadır.
  • Aşılama yöntemi hafif kısırlık vakalarında spermlerin doğrudan rahme bırakılmasıyla uygulanırken, mikroenjeksiyon yöntemi ciddi sperm sorunları veya genetik gereksinimler gibi daha karmaşık durumlarda tercih edilmektedir.
  • Tedavi başarısı kadın yaşına ve embriyo kalitesine bağlı olarak değişmekte; tekrarlayan başarısızlıklar veya kayıplarda ise genetik tanı (PGT) ve cerrahi müdahaleler gibi ileri yaklaşımlar kullanılmaktadır.
KISIRLIK (INFERTILITE) TEDAVISI (COCUK TEDAVISI)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yardımcı Üreme Teknikleri ve Tedavi Yöntemleri

Günümüzde çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için uygulanan yardımcı üreme teknikleri, temel olarak aşılama ve tüp bebek olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmaktadır. Modern tıpta klasik tüp bebek yönteminin yerini büyük ölçüde ICSI (mikroenjeksiyon) yöntemi almıştır. Bu yöntemler, infertilite (kısırlık) sorunlarına karşı dünya genelinde en yüksek başarı oranına sahip prosedürlerdir.

1. Aşılama (İntrauterin İnseminasyon - IUI)

Aşılama tedavisi, erkekten alınan spermlerin özel işlemlerden geçirilerek doğrudan rahim içerisine bırakılması işlemidir. Bu yöntemin uygulanabilmesi için erkekte semen analizinde sperm sayısının 10 milyon/ml civarında ve normal morfoloji oranının yaklaşık %14 olması gerekmektedir.

Aşılama (IUI) Kimlere Uygulanır?

Aşılama yöntemi, özellikle aşağıdaki durumlarda tercih edilen etkili bir tedavi seçeneğidir:

  • Kadında görülen hafif endometriozis vakaları.
  • Nedeni açıklanamayan infertilite durumları.
  • Klomifen sitrat tedavisine yanıt vermeyen hastalarda, dışarıdan kontrollü FSH desteği ile yapılan ovülasyon indüksiyonu süreçleri.

Aşılama Nasıl Yapılır?

Süreç, kontrollü over hipersitümülasyonu ile kadında 4-5 adet yumurta büyütülmesiyle başlar. HCG (çatlatma iğnesi) uygulamasından 36 saat sonra işlem gerçekleştirilir. Erkekten alınan semen örneği 15 dakika dinlendirildikten sonra gradient sistem ile santrifüj edilerek kaliteli spermler ayrıştırılır.

Elde edilen birinci kalite ve hareketli canlı spermler, steril bir inseminasyon kanülü aracılığıyla ultrason eşliğinde uterus içerisine enjekte edilir. İşlem sonrası hastanın 15 dakika dinlenmesi yeterlidir. Bu yöntemlerden sonuç alınamadığında ise tüp bebek tedavisine geçilir.

2. Tüp Bebek ve Mikroenjeksiyon (ICSI)

İlk kez 1978 yılında İngiltere'de başarılan tüp bebek yöntemi, 1992 yılında Belçika'da ICSI (mikroenjeksiyon) tekniğinin bulunmasıyla devrim yaşamıştır. Günümüzde başarı şansı düşük olan klasik yöntemler yerine tamamen mikroenjeksiyon tercih edilmektedir.

Mikroenjeksiyon (ICSI) Endikasyonları

  • İleri derecede oligoastenoteratospermi: Sperm sayısının 5 milyon/ml'den az, morfolojinin %4'ten düşük olması.
  • Azospermi: Semende hiç sperm bulunmaması (PESA, MESA veya TESE ile testislerden sperm alınması).
  • Kadınlarda tubal faktörler ve şiddetli endometriozis.
  • Tekrarlayan gebelik kayıpları ve genetik hastalıklar (PGD/PGT gereksinimi).
  • Kanser tedavisi öncesi oosit veya embriyo dondurma talebi.

Mikroenjeksiyon İşleminin 5 Temel Aşaması

  1. Hazırlık: Biyokimyasal, serolojik ve hormonal testler yapılır. Özellikle adetin 3. günü yapılan FSH, E2 ve Antral Folikül Sayımı (AFS) over rezervini belirlemek için kritiktir.
  2. KOH (Kontrollü Ovaryan Hiper Stimülasyon): Kişiye özel protokollerle (uzun, antagonist, kısa) yumurta gelişimi sağlanır. Yaklaşık 10-12 gün süren bu aşamada foliküller 17 mm'ye ulaştığında HCG yapılır.
  3. OPU (Oosit Pick Up): HCG'den 34-36 saat sonra genel veya lokal anestezi altında yumurtalar toplanır.
  4. ICSI İşlemi: Toplanan olgun yumurtaların (Metafaz 2) içine mikromanipülatör yardımıyla tek bir sperm enjekte edilir. 72 saat sonunda 7-8 hücreli, az fragmantasyonlu embriyolar 1. kalite olarak kabul edilir.
  5. Embriyo Transferi: Genellikle OPU'dan 3 gün sonra yapılır. Transferden 15 gün sonra kanda BHCG testi ile gebelik kontrol edilir.
Yaş GrubuGebelik Başarı Oranı (Siklus Başına)
35 Yaş Altı%40 - %50
41 - 42 Yaş%15
45 Yaş Üstü%3

Komplikasyonlar ve Çözüm Yolları

Tedavi sürecinde karşılaşılabilecek riskler ve alınan önlemler şunlardır:

  • Çoğul Gebelikler: Tek embriyo transferi ve 5. gün blastokist transferi ile önlenmeye çalışılır.
  • Dış Gebelik: Embriyonun fundustan uzağa transfer edilmesi risk yönetimi için önemlidir.
  • OHSS (Yumurtalıkların Aşırı Uyarılması): HCG dozunun ayarlanması, IVM veya siklus iptali gibi yöntemlerle kontrol altına alınır.

Tekrarlayan Tüp Bebek Başarısızlıklarında Yaklaşım

Başarısız sonuçlanan denemelerde; rahim içi yapışıklıklar, septum veya miyomlar histeroskopi/laparoskopi ile düzeltilmelidir. Tüplerde sıvı birikmesi (hidrosalpinx) varsa tüpler bağlanmalı veya çıkarılmalıdır. Ayrıca ilaç protokollerinde değişikliğe gidilmeli, ileri yaş vakalarında oosit donasyonu veya IVM (olgunlaştırılmamış yumurta toplama) seçenekleri değerlendirilmelidir.

Tekrarlayan Erken Gebelik Kayıpları (Habitual Abortus)

  1. haftadan önce gerçekleşen 3 veya daha fazla kayıp bu sınıfa girer. En sık nedenler ileri anne yaşı ve erkek faktörüdür. Bu durumda Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) ile sağlıklı embriyo seçimi hayati önem taşır. Eğer pıhtılaşma (trombofili) sorunu saptanırsa, gebelik süresince düşük molekül ağırlıklı heparin tedavisi uygulanmalıdır.

Yazar Hakkında

Op. Dr. Neslihan Gürbüz

Op. Dr. Neslihan Gürbüz

Op. Dr. Neslihan GÜRBÜZ, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. Tıpta uzmanlık sınavında ilk 50'ye girmiştir. İhtisasını ise, Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.