Doktorsitesi.com

Kilo kontrolünde en son tedavi yöntemi kalıcı kilo vermeyi sağlıyor…

Uzm. Dr. Aydın Duygu
Uzm. Dr. Aydın Duygu
31 Temmuz 20141467 görüntülenme
Randevu Al
Kilo kontrolünde en son tedavi yöntemi kalıcı kilo vermeyi sağlıyor…
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Obezite ve Diyet Paradoksu: Neden Kilo Veremiyoruz?

Günümüzde neredeyse her üç kişiden biri diyet yapmasına rağmen, dünya genelinde şişmanlık giderek yaygınlaşmaktadır. Piyasada zayıflamaya yardımcı onlarca diyet ve yüzlerce ürün bulunmasına rağmen, verilen kiloların hızla geri alınması mevcut yöntemlerde eksik bir parça olduğunu kanıtlamaktadır. Gerçek başarıya ulaşmak için meselenin sadece kalori hesabı değil, bir beyin fonksiyonu olduğu kabul edilmelidir.

Beyindeki Ödül Mekanizması ve Mutluluk Hormonları

Vücudumuzun tüm fonksiyonları gibi, haz alma ve mutlu olma merkezleri de beyindeki özelleşmiş bölgeler tarafından kontrol edilir. Bu merkezler sürekli olarak ödüllendirilmek ister ve bu ödül mekanizması belirli biyokimyasalların (nörotransmitterlerin) dengesiyle sağlanır.

Ödül merkezinde etkili olan temel biyokimyasallar şunlardır:

  • Serotonin
  • Dopamin
  • Endorfin

Bu hormonların artması, azalması veya belirli bir dengede bulunması; bizim tatmin duygumuzu, dürtülerimizi, mizacımızı ve doğrudan davranışlarımızı belirleyen ana unsurlardır.

Karbonhidrat Bağımlılığı ve Obezite İlişkisi

Aşırı yeme dürtüsü; madde, alkol, kumar veya alışveriş bağımlılığı ile aynı mekanizma üzerinden ilerler. Ödül merkezini tatmin etmenin en kolay ve ulaşılabilir yolu, beyne bol miktarda şeker (karbonhidrat) sunmaktır. Bu durumun doğal sonucu ise kaçınılmaz olarak kilo alımı ve obezitedir.

Genetik ve fiziksel faktörler dışlandığında (ki bu oran %10’u geçmez), obezite aslında bir karbonhidrat bağımlılığıdır. Bu nedenle tedavi süreci, klasik bir diyet programından ziyade bir madde bağımlılığı tedavisi disipliniyle ele alınmalıdır.

Neden Diyetler Genellikle Başarısız Olur?

Zayıflamak, teorik olarak az yemek ve hareket etmek kadar basit bir formüle sahip olsa da, zor olan bu süreci sürdürülebilir kılmaktır. Bir eroin bağımlısı tedavi görmeden maddeden uzak kalamıyorsa, yeme bağımlısı bir birey de beyin kimyası dengelenmeden diyetini uzun süre koruyamaz. Beyin fonksiyonlarını yürüten kimyasallar dengede tutulmadığında, karbonhidrat içerikli gıdalara karşı duyulan aşırı istek diyetin başarısız olmasına yol açar.

Amino Asit Takviyesi ile Kalıcı Çözüm

Kalıcı kilo vermenin temeli, beyin biyokimyasını dengelemekten geçer. Beynin nörotransmitter üretebilmesi için gerekli olan ham madde, proteinlerin yıkım ürünü olan amino asitlerdir. Doğru oranda amino asit temin edildiğinde beyin ihtiyaç duyduğu kimyasalları sentezleyebilir.

Tedavi Süreci Şu Şekilde İlerler:

  1. Kan Analizi: İlk aşamada vücuttaki eksik veya fazla amino asitler tespit edilir.
  2. Kişiye Özel Takviye: Dengeyi sağlayacak, kişiye özel amino asit destekleri hazırlanır.
  3. Biyokimyasal Denge: Beyin kimyasalları dengelendiğinde diyet ve egzersiz yapmak kolaylaşır.

Bu bilimsel yaklaşım sayesinde, doğal bir süreçte kilo verme başlar ve en önemlisi verilen kiloların geri alınmaması sağlanır.

Uzm. Dr. Aydın Duygu

Etiketler

Zayıflama yöntemleriKilo verme yöntemleriKilo verme tedavisiObezite tedavisiŞişmanlık tedavisiŞişmanlığın psikolojisiGıda takviyesiAminoasit kullanımıAminoasit tedavisi ile sağlıklı zayıflama

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Aydın Duygu

Uzm. Dr. Aydın Duygu

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.