Katarakt!

Katarakt!

Sağlıklı bir insanda saydam olan göz içindeki merceğin saydamlığını kaybetmesidir. Eğer  göz içi merceği bulanıklaşırsa, görme de azalır. 

Kataraktın sebepleri nelerdir

Kataraktın en sık oluşma sebebi yaşlılıktır. Genellikle 50 yaş üzerindeki hastalarda katarakt yaşlanmanın normal süreci sonucu ortaya çıkar ve görmeyi etkileyecek seviyeye ulaşması yıllar alır. Bununla birlikte, göze gelen travmalar, diyabet (şeker hastalığı) gibi bazı hastalıklar, glokom (göz tansiyonu) ve üveit gibi göz hastalıkları, uzun yıllar korunmadan güneş altında çalışma ve kortizon kullanımı da katarakt oluşumunun sebeplerindendir. Gebelikte geçirilen bazı enfeksiyon hastalıkları ve çocuklardaki bazı metabolik hastalıklar da bebeklerde ve çocuklarda katarakt oluşumuna sebep olabilir.

Kataraktın belirtileri nelerdir

Kataraktın en belirgin bulgusu uzak görmenin azalması, görmede bulanıklık olmasıdır. Hastalar bu durumu genelde; 'buzlu bir camın arkasından bakmak' ya da 'çamurlu araba camının ardından bakmak' şeklinde ifade ederler. Dolmuş ve otobüslerin üzerindeki yazıları ya da dükkanların tabelalarını yanlarına gelene kadar okuyamamaya başlarlar. Bazı hastalar güneş ışığı ve araba farlarından eskiden olmadığı kadar çok rahatsız olmaya başlarlar ve ışık altında şiddetli kamaşma hissederler. Yakın gözlük kullanan hastaların bazıları, yakın görmelerinin gittikçe daha iyileştiğini, uzak görmelerinin ise bozulduğunu fark eder. Bir gözde çift görme, renklerde soluklaşma ya da sararma da kataraktın belirtilerindendir. Saydığımız şikayetler kataraktla birlikte görülebildiği gibi, başka göz hastalıklarında da benzer şikayetler oluşabilir.

Kataraktın tedavisi nasıl yapılır

Kataraktın tek tedavisi cerrahidir. Kataraktın herhangi bir ilaçla ya da gözlükle tedavisi mümkün olmadığı gibi, hastada katarakt oluştuktan sonra da gözün kendi kendine iyileşmesi söz konusu değildir. Katarakt ameliyatı her yaşta uygulanabilir, ameliyat için kataraktın 'olgunlaşması' nı ya da görmenin çok azalmasını beklemeye gerek yoktur. Katarakt ameliyatının zamanlaması, kataraktın derecesi ve cinsine olduğu kadar, hastanın ihtiyacı ve talebine de bağlıdır. Ancak, ameliyat olmakta geciktikçe katarakt ilerler ve görme seviyesi daha da azalır. Bununla birlikte, kataraktın ilerlemesi ile beraber göz tansiyonu gibi bazı göz hastalıklarına yakalanma ihtimali artar. Çok bekletilmiş ve çok sertleşmiş kataraktların ameliyatları daha uzun sürer, komplikasyon ihtimali artar ve iyileşme süreci de uzar.

Katarakt ameliyatı sırasında saydamlığını kaybetmiş göziçi lensi alınarak yerine yapay bir göziçi merceği yerleştirilir. Günümüzde katarakt ameliyatı iki şekilde yapılmaktadır; klasik dikişli ekstrakapsüler katarakt ekstraksiyonu (PEKKE) yöntemi ve modern dikişsiz fakoemülsifikasyon (FAKO) yöntemi. Halkımız arasında yaygın olan bir inanış var: 'En başarılı ve en son teknoloji katarakt ameliyatı lazerle yapılır'. Bu inanış yanlıştır. Katarakt ameliyatlarında lazer kullanımı çok sınırlıdır.

Halkımız arasında yanlış olarak 'Lazer' denilen bu teknoloji aslında FAKO YÖNTEMİdir.

Bu sistemde lazer değil ultrason enerjisi denilen bir çeşit ses dalgası kullanılmaktadır. Göz hastalıkları konusunda ülkemiz gelişmiş ülkelerle teknoloji açısından başa baş yarışmaktadır ve bazı konularda çoğundan öndedir. 
FAKO yöntemiyle yapılan katarakt ameliyatlarında göze dikiş koyulmamakta ve ameliyat sonrası iyileşme çok hızlı olmaktadır. Çoğu zaman hastalar ameliyattan hemen birkaç gün sonra günlük hayatlarına dönebilmektedirler. Ameliyat sonrası yatak istirahati neredeyse hiçbir zaman gerekmemektedir. Doktorun önerilerine uymak kaydıyla FAKO ile katarakt ameliyatı günlük hayat akışını çok az etkiler.  

Büyük yada küçük, her ameliyattan sonra bazı sorunların ortaya çıkma riski vardır. Bunlar göz ameliyatları için de geçerlidir. Enfeksiyon yani iltihaplanma, iyileşmenin gecikmesi, göz içine yerleştirilen merceğin yerinden oynaması, göz içindeki görme tabakasının yerinden ayrılması (retina dekolmanı) veya su toplaması, çok nadiren gözün kaybı bunlardan bazılarıdır. Genel olarak hastanın gözünde katarakt dışında bir hastalık yoksa ve ilave herhangi bir rahatsızlık bulunmuyorsa bu komplikasyonların görülme oranı çok azdır. Katarakt cerrahisi oldukça güvenli bir cerrahi olup sonuçları oldukça iyidir. Son yıllarda meydana gelen hızlı gelişmeler ve FAKO uygulamasının artması hasta memnuniyetini arttırmıştır. 

Multifokal Göz içi mercekleri

Katarakt hastalarında uygulanan fakoemülsifikasyon (Fako) ameliyatı ne kadar başarılı olursa olsun, normal bir mercek koyulan hastaların tümünde ameliyat sonrasında yakını görme sorunu kaçınılmaz olarak ortaya çıkmaktadır.

Bu makale 6 Mart 2019 tarihinde güncellendi. 0 kez okundu.

Yazar

Op.Dr Ali Ofluoğlu, lisans öncesi eğitimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, İstanbul Üniversitesi  Tıp Fakültesi'nde Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı'nda yapmıştır.

1997 yılında Taksim Alman Hastanesi'nde çalışmaya başlamış olup,mesleki çalışmalarına 2014 yılı itibari ile kendi muayenehanesi'nde devam etmektedir.

Etiketler
Kataraktın belirtileri nelerdir
Op. Dr. Ali Ofluoğlu
Op. Dr. Ali Ofluoğlu
İstanbul - Göz Hastalıkları
Facebook Twitter Instagram Youtube