Doktorsitesi.com

Karın damarında genişleme (Abdominal Aort Anevrizması)

Prof. Dr. Tankut Akay
Prof. Dr. Tankut Akay
30 Ocak 201311350 görüntülenme
Randevu Al
  • Abdominal aort anevrizması, vücudun ana atar damarı olan aortun karın bölgesinde genişleyerek hayati risk oluşturan bir balonlaşma durumudur.
  • Genellikle sinsi ilerleyen bu hastalıkta, anevrizma çapı 5.5 cm'ye ulaştığında veya hızlı büyüme görüldüğünde müdahale kararı alınır.
  • Tedavi sürecinde hastanın durumuna göre açık cerrahi veya daha hızlı iyileşme sağlayan kapalı endovasküler stent yöntemi tercih edilmektedir.
Karın damarında genişleme (Abdominal Aort Anevrizması)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Abdominal Aort Anevrizması Nedir?

Abdominal aort anevrizması (AAA), vücudun ana atar damarı olan aortun karın bölgesindeki bölümünde, damar duvarının zayıflaması sonucu meydana gelen genişlemedir. Normal şartlarda aort çapı yaklaşık 2.5-3 cm civarındayken, anevrizma gelişmesi durumunda bu çap 10-12 cm boyutlarına kadar ulaşabilmektedir. Genişleyen damar duvarı bir balon gibi incelerek patlama riski taşır.

Bu durum, deneyimli bir ekip tarafından acilen müdahale edilmediği takdirde ölümcül iç kanamalara yol açabilen ciddi bir sağlık problemidir. İstatistikler, AAA yırtılmasına bağlı kanama geçiren hastaların ancak %50'sinin hastaneye canlı olarak ulaştırılabildiğini göstermektedir. Bu nedenle erken teşhis ve doğru takip hayati önem taşır.

Aort Anevrizması Neden Olur ve Risk Faktörleri Nelerdir?

Anevrizma gelişimi, damar duvarının zayıflaması ve kan basıncına dayanamayarak dışarı doğru balonlaşmasıyla gerçekleşir. Damar genişledikçe duvar daha da incelir ve yırtılma riski artar. Bu süreci tetikleyen ve risk grubunu oluşturan temel faktörler şunlardır:

  • İleri yaş ve genetik yatkınlık (ailede hastalık öyküsü),
  • Sigara kullanımı ve yüksek tansiyon,
  • Yüksek kolesterol seviyeleri,
  • Bazı bağ dokusu hastalıkları,
  • Akciğer hastalıkları.

Belirtiler ve Teşhis Süreci

Abdominal aort anevrizmaları genellikle sinsi ilerleyen hastalıklardır ve çoğu hastada herhangi bir şikayete neden olmazlar. Anevrizma varlığı genellikle başka bir rahatsızlık için yapılan tetkikler sırasında veya doktor muayenesinde tesadüfen saptanır. Ancak aşağıdaki durumlarda dikkatli olunmalıdır:

  1. Sırt, karın veya bel bölgesinde ani ve şiddetli ağrı oluşması,
  2. Anevrizmanın hızlı büyüdüğüne işaret eden fiziksel değişimler,
  3. Doktor muayenesi sırasında karın bölgesinde hissedilen kitle.

Tanı ve takip sürecinde ultrasonografi veya tercihen bilgisayarlı tomografi en değerli bilgileri sağlar. Bu görüntüleme yöntemleri sayesinde anevrizmanın büyüme hızı ve güncel çapı net bir şekilde takip edilebilir.

Tedavi Yöntemleri ve Müdahale Sınırı

Her damar genişlemesi hemen cerrahi müdahale gerektirmez. Küçük anevrizmaların patlama riski düşük olduğu için, bu hastalar genellikle 6 aylık periyotlarla kalp ve damar cerrahı tarafından yakın takibe alınır. Müdahale kararı için genellikle anevrizmanın 5.5 cm çapa ulaşması beklenir.

Tedavi YöntemiUygulama ŞekliHastanede Kalış Süresi
Klasik CerrahiKarın bölgesi açılarak damarın greftle değiştirilmesi5 - 10 Gün
Endovasküler (Kapalı)Kasık damarlarından girilerek stent yerleştirilmesi2 - 3 Gün

Endovasküler Stent Greft (Kapalı Ameliyat)

Endovasküler Stent Greft yöntemi, özellikle ileri yaş grubundaki, ağır akciğer hastalığı olan veya açık ameliyatı kaldıramayacak durumdaki hastalar için öncelikli tercihtir. Bu işlemde karın açılmadan, kasık bölgesinden girilerek aort içerisine sentetik bir greft yerleştirilir. Böylece anevrizmanın kan dolaşımı ile ilişkisi kesilir. İşlem sonrası hastalar kısa sürede normal hayatlarına dönebilirler, ancak düzenli tomografi kontrolleri ihmal edilmemelidir.

Etiketler

Anevrizma çeşitleri nelerdirDamar hastalıkları neden oluşurKarın damarı hastalıklarıKarın damarlarında genişleme sebepleriKarın damarları neden genişlerAort anevrizması nedirAbdominal aort anevrizması nedirAnevrizma ne demektir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Tankut Akay

Prof. Dr. Tankut Akay

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.