Doktorsitesi.com

KARDİYOLOJİDE SIK KULLANILAN TANI YÖNTEMLERİ (2)

Prof. Dr. Ramazan Atak
Prof. Dr. Ramazan Atak
8 Mart 2017355 görüntülenme
Randevu Al
  • ABPM sistemi, 24 saat boyunca tansiyonu takip ederek beyaz gömlek hipertansiyonu teşhisi ve kalp damar hastalığı riskinin değerlendirilmesinde kritik rol oynar.
  • EKG, kalbin elektriksel haritasını çıkararak ritim bozuklukları ve kalp krizi gibi durumların teşhisinde temel bir tanı aracı olarak kullanılır.
  • Talyum sintigrafisi, radyoaktif maddeler yardımıyla kalp kasının kanlanmasını ve canlılığını yüksek duyarlılıkla analiz eden ileri bir görüntüleme yöntemidir.
KARDİYOLOJİDE SIK KULLANILAN TANI YÖNTEMLERİ (2)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Sürekli Kan Basıncı Ölçüm Sistemi (ABPM) Nedir?

Sürekli kan basıncı ölçüm sistemi (ABPM), tansiyonun gün içerisindeki seyrini takip etmek, ilaç tedavisinin etkinliğini değerlendirmek ve gece beklenen tansiyon düşüşünün gerçekleşip gerçekleşmediğini gözlemlemek amacıyla kullanılan ileri bir yöntemdir. Bu sistem, özellikle beyaz gömlek hipertansiyonu şüphesi olan hastaların araştırılmasında kritik bir rol oynar. Ambulatory Blood Pressure Monitor (ABPM) olarak adlandırılan bu cihaz, hastanın günlük rutinini bozmadan tansiyon profilini çıkarır.

Sistem, hastanın koluna sarılan bir manşon ve buna bağlı küçük bir kayıt cihazından oluşur. Cihaz, hastanın normal yaşantısı sırasında 24 saat boyunca planlanan belirli aralıklarla ölçüm yaparak verileri kaydeder. Süre sonunda cihazdan alınan veriler bilgisayar ortamında analiz edilerek kişinin tam gün süren tansiyon haritası oluşturulur.

ABPM Ölçüm Değerleri ve Klinik Önemi

ABPM kayıtlarında kan basıncı sınırları, günün farklı saatlerine göre değişkenlik gösterir. Sağlıklı bir değerlendirme için aşağıdaki referans değerler dikkate alınır:

Zaman DilimiSistolik (Büyük) Üst SınırDiyastolik (Küçük) Üst Sınır
Gündüz Saatleri140 mmHg90 mmHg
Gece Saatleri120 mmHg80 mmHg

Normal bir fizyolojik süreçte, gece saatlerinde kan basıncında %10-20 oranında bir düşüş beklenir. Hipertansiyon hastalarında bu düşüşün gerçekleşmemesi, kalp damar hastalığı riskinin daha yüksek olduğunu gösteren önemli bir bulgudur.

Elektrokardiyogram (EKG): Kalbin Elektriksel Haritası

Kalbin çalışma prensibi, sinüs düğümünden çıkan elektriksel uyarılar üzerine kuruludur. Bu uyarılar önce atriumların (kulakçıklar), ardından karıncıkların kasılmasını sağlayarak kanın vücuda pompalanmasını yönetir. Kalpte oluşan bu düşük amplitüdlü elektrik akımlarının cihazlar aracılığıyla yükseltilerek kağıda aktarılması işlemine elektrokardiyografi (EKG) denir.

EKG; basit, zahmetsiz, ekonomik ve her yerde uygulanabilir olması nedeniyle kardiyolojide temel tanı aracıdır. Ancak unutulmamalıdır ki EKG tek başına tanı koymak için yeterli değildir; mutlaka hastanın şikayetleri, fizik muayene bulguları ve diğer laboratuvar testleri ile birlikte değerlendirilmelidir.

EKG’nin Yararlı Olduğu Durumlar

EKG, kalbin genel durumu hakkında şu önemli bilgileri sağlar:

  • Koroner arter hastalığı ve damar tıkanıklıkları,
  • Yeni veya eski kalp krizleri,
  • Aritmiler (Taşikardi, bradikardi ve atrial fibrilasyon gibi ritim bozuklukları),
  • Kalp kası kalınlaşmaları (hipertrofiler),
  • Kalp kası ve zarı iltihapları (perikardit ve miyokardit),
  • Bazı doğumsal kalp hastalıkları.

EKG Çekim Tekniği

EKG çekimi için hastanın özel bir hazırlık yapmasına gerek yoktur. İşlem sırasında hastanın kollarına, bacaklarına ve göğüs bölgesine toplam 10 adet elektrod (metal plaka) yerleştirilir. Yaklaşık 1-2 dakika süren bu işlemle kalbin elektriksel potansiyeli kağıda dökülür. Ritim bozukluğu şüphesi olan durumlarda kayıt süresi uzatılabilir.

Event Recorder (Olay Kaydedici)

Standart Holter cihazları genellikle 2-3 gün kayıt alabilir. Ancak şikayetleri daha seyrek (örneğin haftada bir) olan hastalarda event recorder (olay kaydedici) tercih edilir. Bu cihaz, sürekli kayıt yapmak yerine, hasta şikayet hissettiği anda düğmeye basarak o anki ritmi kaydeder. Cihaz, tanı konulana kadar birkaç hafta boyunca hastada kalabilir.

Talyum Sintigrafisi (Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi)

Talyum sintigrafisi (MPS), kalp kasının kanlanmasını değerlendirmek için radyoaktif maddelerin (Talyum 201 veya Teknesyum 99m) kullanıldığı bir görüntüleme yöntemidir. Bu maddelerin kalp kası tarafından tutulma düzeyi, damarların açıklığı ve kasın canlılığı hakkında bilgi verir. Test sırasında alınan radyasyon miktarı, standart bir akciğer grafisinden fazla değildir ve alerjik reaksiyon riski taşımaz.

Talyum Sintigrafisi Hangi Durumlarda Uygulanır?

  • Kalp damar hastalıklarının teşhisinde ve tarama testlerinde,
  • Kalp krizi sonrası kalp kası canlılığının tespitinde,
  • Balon anjiyoplasti veya bypass cerrahisi öncesi ve sonrası değerlendirmelerde,
  • Göğüs ağrılarının kalp kaynaklı olup olmadığının belirlenmesinde,
  • İnfarktüsün genişliği ve ciddiyetinin saptanmasında.

Uygulama Yöntemleri ve Teknik Bilgiler

  1. İstirahat Görüntülemesi: Kalp kasındaki canlı bölgelerin tespiti için kullanılır.
  2. Eforlu Sintigrafi: En yaygın yöntemdir. Hasta koşu bandında efor sarf ederken damar yolundan radyoaktif madde verilir. Ardından gamma kamera ile kalbin kanlanma analizi yapılır. Bilgisayar destekli bu analizde, beslenmesi bozulan bölgeler saptanır.
  3. Farmakolojik Stres Testi: Egzersiz yapamayan hastalarda, eforun etkisini simüle eden ilaçlar kullanılarak yapılır.

Gated SPECT teknolojisi sayesinde tek bir işlemle miyokard perfüzyonu, ventrikül hacimleri, kasılma gücü ve duvar hareketleri aynı anda değerlendirilebilir. Egzersiz talyum sintigrafisinin damar hastalıklarını saptamadaki duyarlılığı %92 civarındadır.

Test Öncesi Hazırlık Süreci

Testin doğruluğu için hastaların şu kurallara uyması gerekir:

  • Testten 12 saat önce kafeinli gıdalar (çay, kahve, kola, çikolata) tüketilmemelidir.
  • En az 4 saatlik açlık gereklidir (Şeker hastaları ilaç ve yemek düzenine devam edebilir).
  • Testten 3 saat önce sigara kullanımı bırakılmalıdır.
  • Koşu bandı kullanımı için rahat kıyafetler ve ayakkabılar tercih edilmelidir.
  • Su tüketimi serbesttir.

Etiketler

EkgElektrokardiyogram

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ramazan Atak

Prof. Dr. Ramazan Atak

Doç. Dr. Ramazan ATAK, 1970 yılında doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Anakara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Ankara Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapmış ve 1998 yılında Kardiyoloji Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.