Doktorsitesi.com

Kanserden koruyucu besinler

Dyt. Begüm Yücesoy
Dyt. Begüm Yücesoy
10 Şubat 2016296 görüntülenme
Randevu Al
  • Kanser, serbest radikallerin hücre yapısını bozmasıyla tetiklenen kontrolsüz bir süreçtir ve antioksidanlar bu hasarı önleyerek vücudu korur.
  • Sağlıklı bir diyet ve yaşam tarzı alışkanlıkları sayesinde kanser oluşum riski %30-40 oranında düşürülebilmektedir.
  • Sarımsak, zerdeçal, yeşil çay ve domates gibi anti-kanser özellikli besinlerin düzenli tüketimi tümör gelişimini engellemeye yardımcı olur.
Kanserden koruyucu besinler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kanser ve Serbest Radikallerle Mücadele

Vücudumuz, her bir parçası kusursuz bir düzen içerisinde çalışan karmaşık bir sistem üzerine kuruludur. Bu sistemde meydana gelen aksaklıklar, çeşitli rahatsızlıkların ve hastalıkların temelini oluşturur. Çağımızın en kritik sağlık sorunlarından biri olan kanser, sağlıklı hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması ve yayılmasıyla karakterize edilir. Bu kontrolsüz süreç, hücre yapısını bozan ve fonksiyonel hasara yol açan serbest radikallerin vücutta artış göstermesiyle tetiklenir.

Antioksidanların Koruyucu Gücü

Vücudumuz için ciddi bir tehdit oluşturan serbest radikalleri etkisiz hale getirmenin en güçlü yolu antioksidanlardır. Antioksidanlar, vücudu adeta bir kalkan gibi koruyarak hücresel hasarın önüne geçer. Sağlıklı bir yaşam için antioksidan kaynağı olan; A, C, E vitaminlerini içeren sebze ve meyveler, lif zengini gıdalar, selenyum minerali, omega-3 yağ asitleri ve polifenol içeren besinlerin tüketimi hayati önem taşır.

Yaşam Tarzı ve Kanser Riski İlişkisi

Hastalıklarla savaşmaktansa, henüz oluşmadan önlem almak çok daha etkili bir yöntemdir. Özellikle ailesinde kanser geçmişi bulunan bireylerin beslenme ve yaşam tarzına ekstra özen göstermesi gerekir. Bilimsel çalışmalar, doğru bir diyet ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla kanser oluşum riskinin %30-40 oranında düşürülebileceğini kanıtlamıştır. Fiziksel aktivite, stres yönetimi ve dengeli beslenme programı ile vücut direncini artırmak mümkündür.

Bilimsel Araştırmalarla Desteklenen 15 Kanser Karşıtı Besin

Araştırmalar ışığında kansere karşı koruyucu etkisi kanıtlanmış temel besinler şunlardır:

  1. Sarımsak: Özofagus, mide ve kolon gibi sindirim sistemi organlarını korur. Dünya Sağlık Örgütü, günde 1 diş taze sarımsak tüketilmesini önerir. Aşırı tüketimi ishal ve tansiyon düşüklüğü yapabileceğinden kontrollü olunmalıdır.
  2. Soğan: Bağışıklık sistemini güçlendirir. İçeriğindeki allisin ve sülfür sayesinde mide ve bağırsak kanserine karşı koruma sağlar.
  3. Yoğurt ve Kefir: İçerdikleri probiyotikler sayesinde bağırsak sağlığını korur ve kanserojen maddelerin vücuttan atılmasına yardımcı olur.
  4. Orman Meyveleri: Yaban mersini, böğürtlen ve çilek gibi meyveler kanserli hücrelerin yayılmasını engeller, immün sistemi güçlendirir ve tümörlerin küçülmesine katkı sağlar.
  5. Üzüm: Güçlü bir anti-kanser ajanı olan resveratrol bakımından zengindir. Kanserli hücre oluşumunu ve yayılımını engellemek için düzenli tüketilmelidir.
  6. Yeşil Çay: Siyah çaya oranla 10 kata kadar daha fazla kateşin içerir. Kanser hücrelerinin gelişimini bloke eder ve kolesterolü düşürerek ömrü uzatır. Günde 2-3 fincan önerilir.
  7. Zerdeçal: İçindeki kurkumin maddesi; akciğer, mide, meme ve beyin gibi pek çok kanser türünde tümör büyümesini engeller. Kemoterapi ilaçlarının etkisini artırabildiği bilinmektedir.
  8. Brokoli: Yapılan çalışmalar; kolon, prostat, rektum ve akciğer kanseri riskinde belirgin azalma sağladığını ortaya koymuştur.
  9. Kara Lahana: Kanserojen toksinlerin vücuttan atılmasını sağlayan en etkili sebzelerden biridir.
  10. Domates: İçeriğindeki likopen sayesinde prostat, meme ve pankreas kanserini önlemede etkilidir. C vitamini deposu olan bu besin mevsiminde taze, kışın ise salça/konserve olarak tüketilmelidir.
  11. Yeşil Yapraklı Sebzeler: Marul, ıspanak ve roka gibi sebzeler; beta karoten, lutein ve lif açısından zengindir. Amerikan Kanser Araştırma Enstitüsü tarafından desteklenen bu besinler bağırsak kanserini önler.
  12. Baklagiller: Yüksek lif ve antioksidan içerikleriyle kansere karşı direnç oluşturur. Haftada 2-3 kez tüketilmesi tavsiye edilir.
  13. Zeytinyağı: Akdeniz diyetinin temel taşıdır. E vitamini açısından zengin olup; kalp krizi, felç ve erken yaşlanmaya karşı koruyucudur.
  14. Yağlı Balıklar: Somon, mezgit ve uskumru gibi derin su balıkları omega-3 içerir. Bu yağ asitleri kanserli doku oluşumunu sağlayan enzimleri baskılar.
  15. Yağlı Tohumlar: Fındık gibi E vitamini zengini besinler kalp sağlığını korur ve kansere karşı kalkan oluşturur. Her gün bir avuç tüketilmesi önerilir.

Kanser Karşıtı Besinler ve Faydaları Özeti

Besin GrubuTemel İçerikEtkilediği Alanlar
Sarımsak & SoğanAllisin, SülfürSindirim Sistemi, Bağışıklık
Yeşil ÇayKateşinHücre Blokajı, Kolesterol
DomatesLikopenProstat, Meme, Pankreas
ZerdeçalKurkuminTümör Engelleme, Alzheimer
Yağlı BalıklarOmega-3Enzim Baskılama, Hücre Sağlığı

Etiketler

DiyetisyenAntioksidanlarBeslenme uzmanıAnti-kanserKanserden korunmak için sağlıklı beslenmeKanserden korunmak için doğru beslenmeKanserden korunmak için beslenmeKanserden korunma yöntemleriAnti-kanser besinlerKanserden korunmak

Yazar Hakkında

Dyt. Begüm Yücesoy

Dyt. Begüm Yücesoy

Dyt. Begüm YÜCESOY, lisans öncesi eğitimini Balıkesir Edremit Anadolu Lisesi'nde tamamlamıştır. Başarılı bir lise öğreniminin ardından İstanbul Medipol Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümünü kazanarak lisans eğitimine başlamıştır. İstanbul Medipol Üniversitesi'nde yapılan 4. Öğrenci Bilim Şenliği'nde poster sunumu üçüncülüğü ödülünü de almış olduğu 'Bayan Voleybol Altyapı Sporcularının Beslenme Durumlarının Değerlendirilmesi' konulu bitirme projesi ve stajlarla geçen bir eğitim yılının ardından 2015 yılında mezun olmuş ve Diyetisyen unvanı almıştır.  Üniversite eğitiminin son yılında zorunlu ve gönüllü olmak üzere pek çok staj yapmış, henüz öğrenciyken mesleğine dair deneyim kazanmıştır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.