Doktorsitesi.com

Kanser Ağrısı Hakkında

Uzm. Dr. Aycan Güner Ekici
Uzm. Dr. Aycan Güner Ekici
8 Aralık 2021723 görüntülenme
Randevu Al
Kanser Ağrısı Hakkında
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kanser hastalarında ağrı yönetimi, hastanın yaşam kalitesini doğrudan etkileyen en kritik unsurlardan biridir. İstatistiksel verilere göre ağrı, kanser hastalarının %30-45’inde erken evrede görülürken, geç dönem hastalarının %75’inde temel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ağrıların şiddeti hastaların %40-50’sinde orta-ciddi, %25-30’unda ise dayanılamayacak kadar şiddetli olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde tıp dünyasındaki gelişmelere rağmen, hastaların %46’sı maalesef yaşamlarının son anlarında yeterli ağrı tedavisi alamamaktadır. Bu nedenle, etkili bir ağrı tedavisi planlaması hayati önem taşır.

Kanser Tiplerine Göre Ağrı Yaygınlığı

Kanser ağrılarının yaklaşık %70’i doğrudan hastalığın kendisinden kaynaklanmaktadır. Ağrının görülme sıklığı ve şiddeti, kanserin yerleştiği bölgeye göre değişkenlik gösterir. Aşağıdaki tabloda kanser tiplerine göre ağrılı hasta oranları sunulmuştur:

Kanser TipiAğrılı Hasta Oranı (%)
Kemik Kanseri85
Oral Kavite (Ağız Boşluğu)80
Genitoüriner Kanserler75
Meme Kanseri52
Akciğer Kanseri45
Gastrointestinal Kanserler40
Lenfoma20
Lösemi5

Kanser Hastalarında Ağrının Temel Nedenleri

Kanser ağrısı hem hastalığın ilerleyişine hem de uygulanan tedavi yöntemlerine bağlı olarak iki ana grupta incelenmektedir.

1. Kansere Bağlı Ağrı Nedenleri

Hastalığın doğrudan dokular üzerindeki etkisiyle oluşan bu ağrılar şu faktörlerden kaynaklanabilir:

  • Kemik invazyonu (tümörün kemiğe yayılması),
  • Sinir kökleri ve pleksuslara yapılan bası,
  • Tümörün doğrudan sinir dokusuna infiltrasyonu,
  • Vasküler (damarsal) infiltrasyon ve tıkanıklıklar,
  • Fasya, periost ve ağrıya duyarlı diğer yapıların infiltrasyonu,
  • Müköz membranlar ile ağrıya hassas yapıların enfeksiyon ve inflamasyonu.

2. Kanser Dışı (Tedaviye Bağlı) Ağrı Nedenleri

Kanser tedavisi süresince uygulanan yöntemler de akut veya kronik ağrılara yol açabilmektedir:

  • Cerrahiye bağlı ağrılar: Mastektomi veya torakotomi sonrası ağrılar, fantom (hayalet uzuv) ağrısı ve lenfödeme bağlı ağrılar.
  • Kemoterapi ve Radyoterapiye bağlı ağrılar:
    • Akut: Gastrointestinal sorunlar, mukozit, miyalji, eklem ağrıları, kardiyomiyopati ve pankreatit.
    • Kronik: Periferik nöropati, steroid psödoromatizması, aseptik kemik nekrozu ve postherpetik nevraljiler.

Ağrı Tedavisinde Farmakolojik Yaklaşımlar ve Engeller

Çeşitli araştırmalar, kanser ağrısı çeken hastaların %50-80’inde tedavinin yetersiz kaldığını göstermektedir. Oysa basit farmakolojik yöntemlerle hastaların %90’ında başarı sağlamak mümkündür. Tedavinin önündeki en büyük engel, hastalardaki ilaç bağımlılığı korkusudur. Hekimler arasında da görülebilen psikolojik ve fiziksel bağımlılığın karıştırılması, farmakolojik tolerans bilgisizliği ve yan etki beklentisi tedavi uyumunu zorlaştırmaktadır. Özellikle konstipasyon (kabızlık) gibi opioid yan etkilerine karşı koruyucu yaklaşımların yetersiz kalması, hastaların tedaviye katılımını azaltmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Üç Basamaklı Ağrı Tedavisi

Kanser ağrısı yönetiminde DSÖ tarafından önerilen basamaklı yaklaşım esas alınır. Bu süreçte kullanılan Opioidler (kodein, tramadol, morfin, fentanil vb.) şu yollarla uygulanabilir:

  • Oral ve Rektal yol,
  • Transdermal fentanil (yama),
  • İntermitan enjeksiyon veya devamlı infüzyon,
  • Hasta kontrollü analjezi ve İntraspinal uygulamalar.

Opioid kullanımında kabızlık, bulantı, kusma ve ağız kuruluğu sık görülürken; solunum depresyonu, halüsinasyon ve nöbet gibi yan etkiler daha nadirdir. Tedavinin her aşamasında adjuvan ilaçlar (kortikosteroidler, antidepresanlar, antikonvülzanlar vb.) sürece dahil edilebilir.

İnvaziv Girişimler ve Nöroablasyon Teknikleri

Üç basamaklı tedavinin yetersiz kaldığı durumlarda dördüncü basamak olarak invaziv girişimler uygulanır. Parenteral opioidler ve epidural/intratekal pompa sistemleri bu aşamada devreye girer. Ayrıca ağrının bölgesine göre seçilen nörolitik bloklar (Stellar, Gasser, Çölyak pleksus vb.) ve nörablasyon teknikleri ile sinir iletimi durdurularak ağrı kontrol altına alınır.

Sonuç ve Multidisipliner Yaklaşım

Kanser ağrısının tedavisinde başarı, hasta, aile ve sağlık personelinin iş birliği ile mümkündür. Tedavi planı; ağrının yeri, şiddeti ve hastanın psikososyal durumu gözetilerek kişiye özel hazırlanmalıdır. Psikososyal teknikler (hipnoz, kognitif yansıtma, psikoterapi) ve tümör küçültücü tedaviler (kemoterapi, radyoterapi) bu sürecin ayrılmaz parçalarıdır. En etkin sonuç için interdisipliner bir yaklaşım sergilenmesi şarttır.

Etiketler

Kemoterapi tedavisiKanser ağrısı tedavisiRadyoterapi tedavisiKanserKanser ağrısı

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Aycan Güner Ekici

Uzm. Dr. Aycan Güner Ekici

Uzm. Dr.Aycan Güner Ekici, 1977 yılında Eskişehir'de doğmuştur. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1999 yılında mezun olmuştur. Eskişehir'de 7 yıl pratisyen hekimlik yaptıktan sonra 2007-2011 yılları arasında İstanbul Bakırköy Dr.Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi’nde Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanlığı eğitimini tamamlamıştır. 2011-2012 yıllarında Diyarbakır Ergani Devlet Hastanesi'nde mecburi hizmetini yapmıştır. 2012-2015 yılları arasında Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanı olarak çalıştıktan sonra  2015 yılında yandal sınavını kazanarak Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Algoloji Bilimdalı’nda  eğitimine başlamıştır. 2017 yılında eğitimini tamamlayarak Algoloji (Ağrı ) Uzmanı olarak Eskişehir Şehir Hastanesi'ne atanmıştır. 

Evli ve ikiz annesi olan Uzm. Dr.Aycan Güner Ekici, mesleki çalışmalarına kendisine ait Özel Muayenehanesi'nde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.