Framingham Kalp Çalışmasına göre, cinsiyet farkı gözetmeksizin, her beş kişiden birinin Kalp yetersizliğine ( KY’ne) yakalanma olasılığı vardır. Günümüzde KY’nin en önde gelen altta yatan nedeni koroner kalp hastalığıdır (KKH). Bu durum çoğunlukla kalp krizi (miyokard infarktüsü) sonrasında gelişirse de, kap krizi olmadan da ortaya çıkabilir. İkinci önemli neden ise kan basıncı yüksekliği (hipertansiyon) ve bunun kalp üzerindeki olumsuz etkileridir.

Bu iki ana nedenin dışında, nispeten nadir görülen çok sayıda hastalık sebep olarak sayılabilir. Örneğin bazı ilaç yan etkileri (bazı kanser ilaçları gibi), bazı toksinler (aşırı alkol tüketimi gibi), bazı infeksiyonlar (virüslere bağlı kalp kası iltihabı gibi), bazı metabolik nedenler (şeker hastalığı gibi), hatta aşırı şişmanlık (obezite) KY’ne neden olabilir. Bazı durumlar ise kendileri bizzat KY nedeni olabilecekleri gibi, çoğunlukla KY’ne yatkınlığı bulunanların aşikar KY tablosu içine girmelerine yol açarlar. Bunlar arasında kalp ritmi bozuklukları (çok hızlı veya yavaş kalp hızları gibi), böbrek yetersizliği, kansızlık, tiroid bezinin fazla ya da az çalışması sayılabilir.

KY gelişme riski, genellikle kalbin iş yükünün artmasına neden olan kalp damar hastalığı (mesela kalp krizi geçirmiş olmak), yüksek kan basıncı, kalp kapak hastalığı, kalp kası hastalığı (kardiyomiyopati) veya iltihabı ve doğumsal kalp hastalığı gibi durumlarda artar. Yapılan çeşitli epidemiyolojik çalışmalarda, ileri yaşa ek olarak obezite, hipertansiyon, diyabet ve kronik böbrek yetersizliği de KY için majör risk faktörleri olarak bildirilmiştir. Kalp yetersizliğinden korunma altta yatan hastalıkların ve kalp yetersizliği riskini artıran durumların erken tanı ve etkin tedavisi ile mümkündür.

Günümüzde KY’nin önde gelen nedenlerinden KKH ve hipertansiyonun hâlihazırdaki yaygınlığı ve toplumların yaşlanması ile görülme oranlarının arttığı göz önüne alınırsa, KY’nin neden giderek artma gösterdiği ve önem kazandığı daha iyi anlaşılabilir.

Toplum sağlığı açısından KY’nin azaltılmasında kilit nokta, altta yatan temel nedenler olan KKH ve hipertansiyon gibi hastalıkların görülme sıklığının aşağılara çekilmesidir. Bu da sigara, şişmanlık ve kolesterol yüksekliği gibi risk faktörlerinden kaçınma, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, düşük tuz tüketimi gibi önlemlerin önemi konusunda halkın bilinçlendirilmesi ile yakından bağlantılıdır.

Ayrıca aşikar KY ortaya çıkmadan potansiyel KY hastalarının tanınması ve çeşitli geçerli koruyucu tıbbi tedavilerle ve ilaç dışı yöntemlerle aşikar KY’nin gelişmesinin önlenmesi veya geciktirilmesi giderek önem kazanacak gibi gözükmektedir. Böylece belirli bir aşamadan sonra tedavisi pek de yüz güldürücü olmayan bu sorun, erken evrelerde müdahale edilerek daha iyi seyirli ve nispeten masum bir hale getirilebilir. Öte yandan, 18 yaş ve altında kalp kası hastalığına (kardiyomiyopati) yakalanma hızı 100 binde 1.13 ve bu durum nedeniyle ölüm diğere nedenlere kıyasla daha düşük (100 binde 6.7) olmakla birlikte, peripartum kardiyomiyopati (PPKM, gebelerde oluşan KY) olarak anılan durum gebelerde görülen ve altta yatan sebebin tam olarak bilinmediği, hayati tehlike arz eden bir gebelik komplikasyonudur. Bu durum gebeliğin son aylarında ya da doğumdan sonraki ilk 6 ayda KY’ne neden olur.

Bu hastaların %12-18’i kalp nakline ihtiyaç duyarlar veya kaybedilirler. PPKM’den korunmak için gerek Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanlarının, gerekse halkın bu konudaki farkındalığı artırılmalıdır. Risk faktörleri arasında, birden fazla doğum yapmış olmak, anne yaşının otuzdan büyük olması, çoğul gebelik, preeklampsi ve eklampsi adı verilen ve gebelikte ortaya çıkan hipertansiyon ile seyreden durumlar, aile öyküsü, obezite, sigara, diyabet ve hipertansiyon bulunmaktadır. Bu risk grubunda olan gebelerin KY açısından taranması önerilir.

Kaynak: Türk Kardiyoloji Derneği


İstanbul Kardiyolog uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!