Doktorsitesi.com

Kafa Tası Şekil Bozuklukları (Kraniosnestozlar)

Prof. Dr. Hidayet Akdemir
Prof. Dr. Hidayet Akdemir
4 Ekim 2021235 görüntülenme
Randevu Al
Kafa Tası Şekil Bozuklukları (Kraniosnestozlar)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kraniosinestoz Nedir? Bebeklerde Kafa Yapısı ve Gelişimi

Kraniosinestoz, bebeklerin kafatasında bulunan ve sutur adı verilen eklem yerlerinin doğum öncesinde veya hamilelik sürecinde erkenden kapanması durumudur. Normal şartlarda bebekler, yaklaşık 36 cm baş çevresiyle dünyaya gelirler. Kafatasındaki eklem yerlerinin ve bıngıldak (fontanel) bölgelerinin açık ve fibrotik yapıda olması sayesinde, baş çevresi 2 yaşına kadar 49 cm uzunluğa erişebilir.

Bu büyüme süreci, bebeğin beyin hacminin artmasına ve beyin fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde gelişmesine olanak tanır. Ancak kraniosinestoz ile doğan bebeklerde bu eklem yerleri kapalıdır. Bu durum, hem beyin gelişimini olumsuz etkileyebilir hem de kafatasında estetik ve kozmetik şekil bozukluklarına yol açabilir.

Kraniosinestoz Tipleri ve Nedenleri

Kafatası, yüz, burun ve alın şekil bozukluklarını kapsayan bu hastalık grubu, birincil ve ikincil olmak üzere iki ana tipe ayrılmaktadır:

  1. Birincil Tip Kraniosinestoz: Genetik (kalıtsal) faktörler, annenin hamilelikte teratojenik ilaç (valporat) kullanımı veya bilinmeyen nedenlerle ortaya çıkar. Bu tip, cerrahi müdahale gerektiren bir hastalıktır.
  2. İkincil Tip Kraniosinestoz: Kan ve endokrin hastalıkları, D vitamini eksikliği veya mikrosefali (küçük baş çevresi) kaynaklıdır. Cerrahi bir hastalık olmayıp, nedenin tespit edilmesiyle tıbbi olarak tedavi edilir.

Kafa Tası Şekil Bozukluklarının Riskleri

Kafatası eklemleri erken kapandığında, etkilenen eklem sayısı ve yerine bağlı olarak beyin içi basınç artışı meydana gelebilir. Bu basınç artışı, çocuk büyüdükçe beyin gelişiminin yetersiz kalmasına, zeka geriliklerine veya kalıcı beyin hasarlarına yol açabilir. Ayrıca kafatası, yüz, burun ve alın bölgesinde belirgin deformasyonlar oluşmaktadır.

En Sık Görülen Kraniosinestoz Türleri

Kraniosinestoz TürüGörülme SıklığıBaş Şekli ve Özellikleri
Sagital Sinostoz%55 (1/5000 doğum)Başın ön-arka çapı uzamıştır.
Metopik Sinostoz (Trigonosefali)1/7000 doğumAlın ve başın ön kısmı üçgen şeklindedir.
Koroner SinostozNadirTek veya çift taraflı olabilir; "kule kafa" görünümü oluşur.
Lambdoid SinostozÇok NadirBaşın arkasındaki eklemler kapanır; yatış pozisyonuyla karıştırılabilir.

Kraniosinestoz Teşhisi Nasıl Konulur?

Teşhis süreci, çocuk hekimlerinin doğum sonrası yaptığı rutin muayenelerle başlar. Muayenede bıngıldak açıklığı, baş çevresi ölçümleri ve fontanel kabarıklığı gibi unsurlar titizlikle incelenir. Aylık takiplerde başın asimetrik büyümesi veya büyüme hızındaki düzensizlikler şüphe uyandırmalıdır.

Kesin teşhis ve tip tayini için şu yöntemler kullanılır:

  • Bebeklik dönemi fotoğraflarının karşılaştırılması
  • Beyin Ultrasonografisi
  • 3 Boyutlu Bilgisayarlı Tomografi (BT)

Tedavi Yöntemleri ve Cerrahi Zamanlaması

Kraniosinestoz tedavisi, hastalığın tipine göre tıbbi veya cerrahi olarak planlanır. İkincil tipte tıbbi tedavi uygulanırken, birincil tipte cerrahi müdahale esastır. Cerrahinin amacı, artan beyin basıncını düşürerek beyin gelişimine yer açmak ve estetik bozuklukları (yüz, burun, alın) düzeltmektir.

Cerrahi Müdahale Takvimi:

  • Endoskopik Cerrahi: Hayatın ilk 3 ayı içerisinde.
  • Sagital Sinostoz Rekonstrüksiyonu: Hayatın ilk 3 ayı içerisinde.
  • Frontal ve Diğer Sinostozlar: 4-12 aylık dönemde.
  • Hipertelorizm Cerrahisi: 4-5 yaşlarında.
  • Kranio-fasial İlerletme (Kombine Anomaliler): 5-7 yaşları arasında.

Sonuç ve Multidisipliner Yaklaşım

Kraniosinestoz, yenidoğan döneminde sık karşılaşılan ve erken teşhisle başarıyla tedavi edilebilen bir durumdur. Tedavi süreci; Beyin ve Sinir Cerrahı, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrah, Çocuk Hekimi, Yenidoğan Anestezisti ve Yoğun Bakım Uzmanı gibi farklı branşların multidisipliner çalışmasını gerektirir. Bu uzman kadronun titiz ve koordineli çalışması sayesinde mükemmel sonuçlara ulaşılmaktadır.

Etiketler

Kafa tasıendoskopik cerrahikafa tası şekil bozuklukları

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hidayet Akdemir

Prof. Dr. Hidayet Akdemir

Prof. Dr. Hidayet AKDEMİR, 2 Mart 1954 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimini 1972 yılında Nevşehir Lisesi'nde bitirmiştir. 1973 yılında Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1979 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1983- 1988 yılları arasında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı'nda yaparak Nöroşirürji uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.