Doktorsitesi.com

Kabul, Tolerans demek değildir

Uzm. Psk. Dan. Güneş Derinalp
Uzm. Psk. Dan. Güneş Derinalp
4 Haziran 202469 görüntülenme
Randevu Al
Kabul, Tolerans demek değildir
Kabul, Tolerans demek değildir
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İstenmeyen Duygulardan Kaçınmanın Psikolojik Maliyeti

İnsanlar; yalnızlık, kaygı, suçluluk, öfke ve üzüntü gibi istenmeyen içsel yaşantılardan kurtulmak veya bu hislerden kaçmak için çeşitli girişimlerde bulunurlar. Bu yöntemler arasında bağımlılık geliştirmek veya zorlayıcı durumlara sadece tahammül etmek gibi davranışlar yer almaktadır. Söz konusu girişimler kısa vadede geçici bir rahatlama sağlasa da uzun vadede bu süreç, birey için çok daha büyük bir acı ve ıstırapla sonuçlanmaktadır.

İstenmeyen bu içsel deneyimlerden uzaklaşmak için harcanan zaman ve enerji, yaşanılan psikolojik zorlukların derinleşmesine neden olur. Araştırmalar ve klinik gözlemler göstermektedir ki; bu duygulardan kurtulmak için ne kadar çok çaba sarf edilirse, uzun vadede karşılaşılan psikolojik ıstırap o denli artmaktadır.

Kaygı Bozukluklarının Temelinde Yatan Mekanizma

Kaygı, her insanın deneyimlediği doğal ve insani bir duygudur. Ancak bir durumun kaygı bozukluğuna dönüşmesinin temelinde, bu histen duyulan rahatsızlık nedeniyle sergilenen aşırı kaçınma davranışları yatar. Duyguyu hissetmemeye çalışmak, paradoksal bir şekilde o duygunun kalıcı hale gelmesine yol açar.

Sosyal ortamlarda yaşanan kaygı süreci bu duruma en net örnektir. Sosyal ortamlarda kaygılı hisseden bir bireyin, bu histen kaçınmak için sosyalleşmekten vazgeçmesi, kaygının daha derin ve kalıcı bir yapıya bürünmesine neden olur. Bu süreçte başvurulan diğer stratejiler ise şunlardır:

  • Rol Üstlenme: Ortamlarda sadece "iyi bir dinleyici" rolü üstlenerek kendinden çok az şey paylaşmak.
  • Yüzeysel İlişkiler: Kaçınma davranışı nedeniyle ilişkilerin yakınlık ve samimiyetten uzak kalması.
  • Pasif Tahammül: Dişlerini sıkarak ortamlarda bulunmak ancak zihnen hala duyguyla mücadele etmek.

Tolerans ve Kabul Arasındaki Kritik Fark

Bir kişinin yaşadığı kaygı hissine karşı dişlerini sıkarak tahammül etmesi ve bu hissin bir gün gitmesini çaresizce beklemesi bir kabul süreci değildir. Bu durum, psikolojik literatürde tolerans olarak adlandırılır. Tolerans gösteren kişi, hala içsel olarak hissiyle mücadele halindedir.

KavramÖzellikleri
Duygusal KaçınmaKısa vadeli rahatlama, uzun vadeli ağır ıstırap.
Tahammül (Tolerans)Duyguyla mücadeleye devam etme ve çaresizce geçmesini bekleme.
Psikolojik EsneklikDuyguyu bastırmak yerine onunla var olabilme becerisi.

Sonuç olarak, duygusal yaşantılardan kaçınmak için kullanılan yöntemler, bireyi asıl hedeflediği huzurdan uzaklaştırarak daha kronik bir çaresizlik döngüsüne hapsetmektedir.

Etiketler

Kabul, Tolerans demek değildir

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Dan. Güneş Derinalp

Uzm. Psk. Dan. Güneş Derinalp

Merhaba, ben Uzman Psikolojik Danışman Güneş Derinalp. Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Anabilim Dalında lisansımı onur öğrencisi olarak tamamladım. Yüksek lisansımı Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde yüksek onur öğrencisi olarak tamamlayarak uzmanlığımı aldım. Aynı zamanda İstanbul Drama Sanat Akademisi’nde Yaratıcı Drama Lideri olarak mezun oldum. Bu süreçte çocuk ve yetişkinler ile bireysel ve grupla psikolojik danışma gerçekleştirdim. Aynı zamanda çeşitli sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak atölye çalışmalarını yürüttüm ve hala yürütmekteyim. Son zamanlarda ergenlerle ve genç yetişkinlerle çalışmaktayım. İletişim sorunları, kaygı ve panik bozukluk, depresyon, özgüven sorunları, öfke yönetimi, sınav kaygısı, sosyal fobi ve kariyer danışmanlığı üzerine çalışmaktayım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.