Doktorsitesi.com

İyilik zamanı ilik zamanı

Prof. Dr. Barış Malbora
Prof. Dr. Barış Malbora
27 Eylül 2019220 görüntülenme
Randevu Al
İyilik zamanı ilik zamanı
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kök Hücre Bağışı ile Yaşama Umut Olun

Kızılay TÜRKÖK aracılığıyla sadece üç tüp kan vererek, yaşama tutunmayı bekleyen binlerce insan için bir umut ışığı olabilirsiniz. Ancak bu süreçte en kritik nokta, bir hastayla doku grubunuz eşleştiğinde bağışçı olmaktan vazgeçmemektir. Özellikle nakil tarihine kısa bir süre kala verilen karardan dönmek, hastaların sadece umutlarını söndürmekle kalmaz, aynı zamanda yaşamlarını doğrudan tehlikeye atar. Konunun hayati önemini Prof. Dr. Barış Malbora ile detaylandırdık.

Kök Hücre Nakli Hangi Hastalıklar İçin Tek Çözümdür?

Günümüz tıp teknolojisinde, bazı hastalıkların tek kesin çözüm yolu maalesef sadece kök hücre nakli ile mümkündür. Yaşamı tehdit eden bu hastalıklar arasında şunlar yer almaktadır:

  • Lösemi ve diğer kan/kemik iliği kanserleri,
  • Çeşitli organ kanserleri,
  • Doğumsal metabolik hastalıklar,
  • Bağışıklık sistemi yetersizlikleri,
  • Akdeniz anemisi gibi doğumsal kansızlıklar.

Kök Hücre ve Kemik İliği Nakli Arasındaki Fark Nedir?

Toplumda sıklıkla merak edilen konulardan biri, bu iki terimin aynı olup olmadığıdır. Kemik iliği nakli, aslında bir kök hücre nakli türüdür. Ancak kök hücrenin tek kaynağı kemik iliği değildir. Kök hücre kaynağı olarak en sık kemik iliği tercih edildiği için bu iki terim genellikle eş anlamlı olarak kullanılmaktadır.

Bağışçı Sürecinde Karşılaşılan En Büyük Sorun: Vazgeçme

Donör olmak için kan vermek başlangıçta büyük bir adım olsa da, asıl sınav doku uyumu sağlandığında başlamaktadır. Verilere göre, bağışçı adaylarının yaklaşık yüzde 20'si (her 5 kişiden biri), doku uyumu tespit edilip bağış yapması talep edildiğinde bu süreçten caymaktadır.

Bazı hastaların birden fazla tam uyumlu verici adayı bulunsa da, bazen koca dünyada sadece bir tek uygun donör çıkabilmektedir. Bu durumda gönüllü bireyin vazgeçmesi; hasta çocuklar, aileler ve sağlık ekipleri için büyük bir hayal kırıklığı ve yıkım anlamına gelmektedir.

Bağışçıların Vazgeçme Nedenleri ve Bilgi Eksikliği

İnsanların bu hayati süreçten vazgeçmelerinin altında yatan temel neden genellikle bilgi eksikliğine dayalı korkulardır. Yapılan işlemin bağışçının kendi sağlığını tehlikeye atmayacağı net bir şekilde anlaşıldığında, bu korkuların aşılması mümkündür. Ayrıca aile baskısı ve eşlerin itirazları da süreci olumsuz etkileyebilmektedir. Toplumsal farkındalığı artırmak adına "Şimdi iyilik zamanı, şimdi ilik zamanı!" gibi kampanyaların önemi büyüktür.

Nakil Öncesi Vazgeçmenin Hayati Tehlikesi: Geri Dönüşü Olmayan Yol

Nakil süreci, uzaya fırlatılan bir rokete benzetilebilir; roket fırlatıldıktan sonra geri dönme lüksü yoktur. Nakilden 7-10 gün önce, hastaya kemoterapi verilmeye başlandığında hastanın kemik iliği geri dönüşümsüz olarak ortadan kaldırılır. Bu aşamada bağışçının vazgeçmesi, hastayı kemik iliği yetersizliğinden kaybetme riskini doğurur. Bu nedenle, hazırlık süreci başladıktan sonra vazgeçmek manevi yükü çok ağır ve tıbbi açıdan riskli bir durumdur.

Kimler Donör (Bağışçı) Olabilir?

Kök hücre bağışçısı olmak için belirli kriterler mevcuttur. Aşağıdaki şartları sağlayan bireyler donör adayı olabilirler:

KriterDetaylar
Yaş Aralığı18 ile 50 yaş arası
Sağlık DurumuKronik hastalığı bulunmayanlar
Bulaşıcı HastalıkHepatit B, C gibi bulaşıcı hastalığı olmayanlar

Bağışçı ve Hasta Gizliliği Nasıl Korunur?

Bağışçıların suistimal edilmesini önlemek ve etik değerleri korumak adına yasal düzenlemeler oldukça katıdır. TÜRKÖK protokollerine göre, bağışçı ve hasta nakilden sonraki 2 yıl boyunca kesinlikle yüz yüze gelemez ve kimlik bilgileri saklı tutulur. 2 yılın sonunda, her iki tarafın da yazılı onayı olması durumunda bir araya gelmelerine izin verilir.

Etiketler

İlik nakliİlikilik bağışlama

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Barış Malbora

Prof. Dr. Barış Malbora

Prof. Dr. Barış Malbora, 21 Ağustos 1977 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başlamış olduğu lisans eğitimini 2000 yılında başarı ile tamamlayarak Tıp doktoru unvanı olmuştur. İhtisasını ise, 2005 yılında Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda tamamlamıştır. Ayrıca Çocuk Onkolojisi ve Çocuk Hematolojisi üzerine yan dal ihtisas eğitimi bulunmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.