Doktorsitesi.com

İşitme Engelli Çocuklarda Dinleme Becerisi Gelişimi

Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Fırat Sakar
Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Fırat Sakar
17 Mayıs 20121288 görüntülenme
Randevu Al
İşitme Engelli Çocuklarda Dinleme Becerisi Gelişimi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Dinleme Becerisi Gelişim Süreci

Çocukların sağlıklı bir dinleme becerisi geliştirebilmeleri için belirli bir hiyerarşik sırayı takip etmeleri kritik bir öneme sahiptir. Literatürde Estabrooks (1998) ve Ling (1989) tarafından tanımlanan bu süreç, basitten karmaşığa doğru ilerleyen dört temel aşamadan oluşmaktadır. Bu aşamalar; fark etme, ayırt etme, tanımlama ve anlamlandırma olarak sınıflandırılır.

Dinleme becerisinin her bir basamağı, bir sonraki aşamanın temelini oluşturur. Bu gelişimsel süreçte çocukların çevresel seslere ve konuşma seslerine verdikleri tepkiler, işitsel algı kapasitelerinin bir göstergesidir. Aşağıdaki tablo, bu dört temel basamağın genel işleyişini özetlemektedir:

Basamak NoDinleme BasamağıTemel Odak Noktası
1Fark EtmeSesin varlığını veya yokluğunu algılama
2Ayırt Etmeİki sesin aynı mı yoksa farklı mı olduğunu anlama
3TanımlamaSesleri isimlendirme ve tekrar etme
4Anlamlandırmaİşitsel iletileri bilişsel olarak çözümleme

Dinleme Becerisinin Gelişim Basamakları

1. Fark Etme (Detection)

Fark etme, dinleme becerisinin en temel ve başlangıç basamağıdır. Bu aşamada çocuk, sesin varlığını ya da yokluğunu ayırt edebilir. Fizyolojik olarak fark etme; sesin iç kulaktaki kirpiksi sinir hücreleri tarafından algılanarak beynin işitme merkezine akustik uyaran olarak iletilmesi sürecidir.

Çocuk bu basamakta çevresindeki seslere odaklanmayı ve sese dönüt vermeyi öğrenir. Örneğin, saf ses odyometre testlerinde ses sinyallerine verilen tepkiler bu becerinin en somut örneğidir. Başlangıç aşamasında çocuğun dikkati "Kapı mı çaldı?" veya "Köpek mi havlıyor?" gibi sorularla çevresel seslere çekilmelidir.

2. Ayırt Etme (Discrimination)

Ayırt etme basamağı, fark etmeye göre daha üst düzey bir işitsel beceri gerektirir. Bu aşamada çocuğun sesin anlamını bilmesi gerekmez; ancak iki sesin aynı mı yoksa farklı mı olduğunu anlaması beklenir. Çocuk bu dönemde sesin kalitesini, şiddetini, süresini ve perde farklılıklarını ayırt etme yetisini geliştirir.

Özellikle uzun ve kısa sözcükleri (ev/bahçe) ayırt etmek kolayken, eşit uzunluktaki sözcükleri (gelme/koşma) ayırt etmek daha fazla çaba gerektirebilir. Bu süreç, işitsel sistemin sesler arasındaki ince farkları yakalamaya başladığı dönemdir.

3. Tanımlama (Identification)

Bu basamakta çocuk, konuşma seslerini çevre seslerinden ayırmaya ve basit sözcükleri veya cümleleri tekrarlamaya başlar. Çocuklar, konuşmanın hem parçasal hem de parçalar üstü özelliklerini çözümlemeye odaklanır. Bu aşamada nesneleri işaret ederek veya bakarak söylenenleri onaylama eğilimi gösterirler.

Tanımlama sürecinde konuşma hızı, şiddeti, vurgu ve perde gibi suprasegmental özellikler algılanır. Aynı zamanda /b/, /m/ veya /s/, /t/ gibi ses birimsel farklılıkların ayırt edilmesi de bu dönemin önemli bir parçasıdır. Bu, sesbilgisel kuralların çözümlenmeye başladığı kritik bir evredir.

4. Anlamlandırma (Comprehension)

Dinleme becerisinin en zor ve en üst basamağı olan anlamlandırma, işitsel mekanizmanın nihai hedefidir. Birey, geçmiş yaşantıları ve dilbilgisel deneyimleri sayesinde kendisine ulaşan akustik iletileri anlamlı hale getirir. Bu aşama, işitilen bilginin zihinsel bir süreçten geçerek tam olarak kavranmasını ifade eder.

Aileler İçin Dinleme Becerilerini Geliştirme Stratejileri

İşitme engelli çocukların dil ediniminde ve konuşmayı anlamlandırmasında ailelerin yaklaşımı belirleyicidir. Dinleme becerilerini desteklemek için şu yöntemler uygulanmalıdır:

  • Cümleler mümkün olduğunca kısa ve öz tutulmalıdır.
  • Sözdizimsel açıdan basit yapılar tercih edilmelidir.
  • Çocuğun dikkatini sürdürmek için abartılı tonlamalar kullanılmalıdır.
  • Önemli sözcükler vurgulanarak ön plana çıkarılmalıdır.
  • Çocuğun hatalı cümleleri, doğrusu söylenerek nazikçe düzeltilmelidir.

Doğal Ortamlarda Dil ve Dinleme Deneyimi

Çocuklar, günlük rutinler sırasında yetişkinlere yardım ederken doğal bir dil öğrenme sürecine girerler. Örneğin, mutfakta yemek yaparken veya araba yıkarken yapılan eylemler üzerine konuşmak, çocuğun bilgi dağarcığını ve kavram gelişimini destekler. Bu tür etkinlikler, çocuğun nesneleri ve eylemleri doğal ortamında tanımasını sağlar.

Özellikle işitme engelli çocuklarda bu doğal diyaloglar, dilsel yaşantı eksikliğini en aza indirir. Anne ve çocuk arasındaki bir yemek yapma aktivitesi, çocuğun işitsel uyaranlara odaklanmasını pekiştirirken, hatalı ifadelerin akıcılığı bozmadan düzeltilmesine olanak tanır. Bu süreçte konuşma hızı yavaşlatılmamalıdır; çünkü doğal olmayan yavaş konuşma, dilin bürünsel özelliklerini bozarak çocuğun doğru ipuçları almasını engelleyebilir.

Sonuç olarak, işitme engelli çocukların anadillerini işlevsel kullanabilmeleri için hem evde hem de eğitim ortamlarında doğal dil yaşantı deneyimleri sunulması hayati önem taşımaktadır.


Kaynak: GİRGİN, Ü., (2006), “İşitme Engelli Çocukların Konuşma Edinimi Eğitiminde Dinleme Becerilerinin Önemi” Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Özel Eğitim Dergisi, 7 (1) 15-28

Yazar Hakkında

Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Fırat Sakar

Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Fırat Sakar

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.