İşeme bozukluğu olan çocuklarda tedavi
- Disfonksiyonel işeme, çocukların idrar yaparken pelvik taban kaslarını yanlışlıkla kasması sonucu oluşan ve mesanenin tam boşaltılamamasına yol açan bir boşaltım bozukluğudur.
- Biofeedback eğitimi, görsel ve işitsel uyaranlar kullanarak çocuklara pelvik taban kaslarını doğru şekilde gevşetmeyi öğreten, cerrahi olmayan etkili bir tedavi yöntemidir.
- Beş yaş üzerindeki uyumlu çocuklarda uygulanan bu tedavi yöntemi, idrar kaçırma ve tekrarlayan enfeksiyonlar gibi sorunlarda %80'in üzerinde başarı oranına sahiptir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Çocuklarda Disfonksiyonel İşeme Nedir?
Disfonksiyonel işeme, genellikle tuvalet eğitimi döneminde, nörolojik olarak herhangi bir problemi olmayan çocuklarda yanlış edinilmiş işeme alışkanlıkları sonucunda ortaya çıkan bir boşaltım fazı bozukluğudur. Bu durumda çocuk, idrar yapma esnasında gevşemesi gereken sfinkter (idrar kanalını kapatıcı kaslar) ve pelvik taban kaslarını istemsizce kasar. Bu hatalı kas aktivitesi, mesane dinamiğinin bozulmasına, kesintili işemeye ve mesanenin tam boşaltılamamasına yol açar.
İşeme sırasında oluşan bu direnci yenmek için çocuk, karın ön duvarı kaslarını kullanarak mesaneyi boşaltmaya çalışır. Bu durum idrar akım hızında dalgalanmalara neden olurken, mesane içerisinde artık idrar kalmasına sebebiyet verir. Disfonksiyonel işeme tanısında en kritik araç, kas aktivitesini ve idrar akışını eş zamanlı ölçen üroflov-EMG testidir.
Biofeedback Eğitimi ve Tedavi Süreci
Biofeedback eğitimi, vücudun normalde bilinçsizce gerçekleşen fizyolojik işlevlerinin, görsel, işitsel veya dokunsal uyaranlar aracılığıyla kişiye fark ettirilmesi ve bu işlevlerin yeniden eğitilmesi sürecidir. İşeme bozukluklarının tedavisinde, idrar kanalı çevresindeki kasların kontrol altına alınması amacıyla uygulanan bu yöntem oldukça başarılı sonuçlar vermektedir.
Pelvik taban kaslarını izole şekilde kasmak zor bir işlem olsa da, bu kasları gevşetmek çok daha karmaşıktır. Eğer bir çocukta pelvik taban kasları normalden fazla kasılı ise, dışarıdan bir destek almadan bu durumu fark edip gevşetmesi neredeyse imkansızdır. Biofeedback tedavisi, tam da bu noktada devreye girerek çocuğun pelvik taban farkındalığını artırır ve kaslarını nasıl gevşeteceğini öğretir.
Biofeedback Tedavisi İçin Uygunluk Kriterleri
Tedavinin başarılı olabilmesi için çocukların belirli kriterleri karşılaması gerekmektedir. Biofeedback tedavisine başlanmadan önce çocuklarda şu özellikler aranır:
- Beş yaşın üzerinde olmak,
- Pelvik taban kaslarını diğer kaslardan ayırt edebilmek,
- Pelvik taban kaslarının fonksiyonel önemini kavrayabilmek,
- Tedavi sürecinde iyi kooperasyon kurabilmek,
- Motivasyon problemi yaşamamak.
Biofeedback Tedavisi Nasıl Uygulanır?
Tedavi süreci, çocuğun konforu ve doğru ölçümün yapılması için titiz bir teknikle yürütülür. Uygulama adımları şu şekildedir:
- Elektrot Yerleşimi: Makatın her iki yanına (saat 3 ve 9 hizası) iki adet ve bacak üzerine bir adet olmak üzere toplam üç adet yüzeyel pediatrik elektrot yerleştirilir.
- Pozisyonlandırma: Çocuk, sırtüstü pozisyonda, başı hafif yükseltilmiş ve bacakları yastıklarla desteklenmiş şekilde rahat bir konuma getirilir.
- Kalibrasyon: İlk olarak çocuğun en gevşek halindeki kas aktivitesi ölçülür. Ardından pelvik taban kasma aktivitesi ölçülerek bilgisayar üzerinde kişiye özel kalibrasyon yapılır.
- Animasyon ve Oyun: Tedavide çeşitli bilgisayar animasyonlarından (balık, tırtıl veya uçak gibi) faydalanılır. Çocuk, ekrandaki karakteri hareket ettirmek için pelvik taban kaslarını doğru şekilde kasmayı veya gevşetmeyi öğrenir.
Tedavinin etkinliği, her seansta üroflov-EMG ile takip edilir. Başlangıçta tıkalı veya düzensiz olan işeme eğrisinin, seanslar ilerledikçe normale dönmesi hedeflenir. Genellikle 6–10 seans arasında bir tedavi programı uygulanmaktadır.
Biofeedback Tedavisinin Kullanıldığı Durumlar ve Başarı Oranı
Biofeedback yöntemi, çocuk ürolojisinde geniş bir yelpazede etkin olarak kullanılmaktadır. Tedavinin uygulandığı başlıca rahatsızlıklar şunlardır:
| Tedavi Edilen Rahatsızlıklar | Açıklama |
|---|---|
| İşeme Fonksiyon Bozukluğu | Gece ve gündüz idrar kaçırma problemleri |
| Vezikoüreteral Reflü (VUR) | İdrarın mesaneden böbreklere geri kaçması |
| Tekrarlayan Üriner Enfeksiyon | Sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları |
| Kabızlık | Kronik dışkılama problemleri |
| Enürezis Nokturna | Gece yatağı ıslatma |
Genel klinik tablo dikkate alındığında, biofeedback tedavisinin ortalama başarı oranı %80’in üzerindedir. Tedavi sonrasında, özellikle vezikoüreteral reflü ve "topaç üretra" gibi anatomik bozulmaların tamamen düzeldiği ve idrar kaçırma şikayetlerinin ortadan kalktığı gözlemlenmektedir.
Bilimsel Yayınlar ve Referanslar
Bu tedavi yönteminin etkinliği, aşağıda yer alan akademik çalışmalarla desteklenmektedir:
- Yagci S, et al. (2005): The effect of biofeedback treatment on voiding and urodynamic parameters in children. J Urol.
- Kibar Y, et al. (2007): Results of biofeedback treatment on reflux resolution rates. Urology.
- Kibar Y, et al. (2007): Effect of biofeedback treatment on spinning top urethra. Urology.
- Irkılata HC, et al. (2007): Alt üriner sistem işlev bozukluğu olan çocuklarda üroflov-EMG paternleri. Türk Üroloji Dergisi.
- Örs Ö, et al. (2008): Alt üriner sistem disfonksiyonlu çocukların invaziv olmayan yöntemlerle değerlendirilmesi. Türk Üroloji Dergisi.
- Kibar Y, et al. (2009): Management of Abnormal Postvoid Residual Urine in Children. Urology.
- Örs A, et al. (2009): Disfonksiyonel işeme tanılı çocuklarda üroterapi ve biyofeedback tedavisi. Türkiye Klinikleri Med Sci.
- Dayanç M, et al. (2010): Pediatrik Ürolojide Üroterapi ve Biofeedback. Turkiye Klinikleri J Urology-Special Topics.
- Örs AÖ, et al. (2007): Böbrek nakli yapılmış hastada vezikoüreteral reflü ve işeme disfonksiyonunun biofeedback ile tedavisi. Türk Üroloji Dergisi.

