Doktorsitesi.com

İntravitreal enjeksiyon (göz içi ilaç enjeksiyon)

Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu
Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu
11 Aralık 20141067 görüntülenme
Randevu Al
  • İntravitreal enjeksiyon, sarı nokta ve diyabetik retinopati gibi ciddi göz hastalıklarının tedavisinde ilacın doğrudan retinaya ulaştırılmasını sağlayan modern bir yöntemdir.
  • Lokal anestezi altında uzman hekimlerce gerçekleştirilen bu işlem, ilacın sistemik yan etki riskini azaltarak doğrudan hedef bölgede yüksek konsantrasyonda etki göstermesine olanak tanır.
  • Uygulama sonrası geçici kızarıklıklar normal kabul edilirken, enfeksiyon ve retina dekolmanı gibi ciddi komplikasyon risklerini önlemek amacıyla sterilizasyon ve antibiyotik kullanımı kritik önem taşır.
İntravitreal enjeksiyon (göz içi ilaç enjeksiyon)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İntravitreal İlaç Enjeksiyonu ve Kullanım Alanları

İntravitreal ilaç enjeksiyonu, çeşitli göz hastalıklarının tedavisinde ilacın doğrudan retina tabakasına ulaştırılması amacıyla uygulanan modern bir yöntemdir. Yaklaşık 30 yıldır oftalmoloji alanında başarıyla kullanılan bu uygulama, ilacın hedeflenen bölgeye en yüksek konsantrasyonda ulaşmasını sağlar.

Bu tedavi yöntemi, özellikle aşağıdaki göz hastalıklarının kontrol altına alınmasında kritik bir rol oynar:

  • Sarı nokta hastalığı (SMD)
  • Makula ödemi
  • Diyabetik retinopati
  • Endoftalmi
  • Retina ven dal tıkanıklıkları

Göz İçi Enjeksiyonun Çalışma Prensibi ve Anti-VEGF İlaçlar

İntravitreal enjeksiyon yönteminde, vitreus boşluğuna verilen ilaç doğrudan retina ile temas eder. Bu yöntemin en büyük avantajı, ilacın vücuttaki diğer organ ve dokulara etki etmeden yalnızca göz içinde lokalize kalmasıdır. Günümüzde bu yöntemle çeşitli farmakolojik ajanlar göz içine enjekte edilmektedir.

Özellikle yaşlı nüfusta sık görülen sarı nokta hastalığının tedavisinde Anti-VEGF (Ranibizumab, Bevazizumab) grubu ilaçlar tercih edilir. Bu ilaçlar, hastalığın ilerlemesini durdurmak amacıyla 4-6 haftalık aralıklarla ve en az 3 doz olacak şekilde uygulanmaktadır.

Uygulama Süreci ve Hasta Hazırlığı

İntravitreal enjeksiyon işlemi, uzman bir hekim tarafından gerçekleştirilen ve yalnızca birkaç saniye süren ağrısız bir prosedürdür. Uygulama öncesinde hastanın konforunu ve güvenliğini sağlamak amacıyla şu adımlar izlenir:

  1. Göze lokal anestezik damla damlatılarak bölge uyuşturulur.
  2. Sterilizasyon için %10’luk paviodon damla kullanılır.
  3. Kirpik kapakları titizlikle temizlenerek enjeksiyon gerçekleştirilir.
  4. İşlem sonrasında enfeksiyon riskine karşı hastaya antibiyotikli damla reçete edilir.

Riskler ve Olası Yan Etkiler

Her tıbbi müdahalede olduğu gibi, intravitreal enjeksiyonların da belirli riskleri ve geçici yan etkileri bulunmaktadır. Enjeksiyon yapılan bölgede oluşabilecek kırmızılık, genellikle birkaç gün içerisinde kendiliğinden geçmektedir.

Uygulama sonrası nadir de olsa görülebilecek diğer riskler şunlardır:

Risk FaktörüAçıklama
Endoftalmi%0.1 oranında görülebilen ciddi göz içi enfeksiyonu
Göz Tansiyonuİşlem sonrası geçici olarak yükselme durumu
KataraktEnjeksiyona bağlı gelişebilecek komplikasyon
Retina DekolmanıUygulama sonrası oluşabilecek doku ayrılması

Etiketler

Göz hastalıkları ve tedavisiİntravitreal ilaç enjeksiyonu nedirİntravitreal ilaç enjeksiyonu neden yapılırGöz enjeksiyonu nasıl yapılırGöz hastalıklarında enjeksiyonİntravitreal ilaç enjeksiyonu hangi göz hastalıklarında

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu

Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu

Dr. Halil Bahçecioğlu, 1957 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. İlkokul ve ortaokul eğitimini Almanya'da, lise eğitimini ise 1976 yılında İstanbul Avusturya Lisesi'nde tamamladı. Tıp eğitimine 1976 yılında Viyana Üniversitesi'nde başlayan Dr. Bahçecioğlu, aynı yıl Graz Karl -Franzes Üniversitesi Almanca Çevirmenlik ve Graz Karl-Franzes Üniversitesi Felsefe bölümlerine de başlamıştır. Dr. Bahçecioğlu, 1979 yılında Almanca -Türkçe Yeminli Mütercim Tercüman unvanını aldı, 1980 yılında Felsefe bölümünü tamamlamış ve 1981 yılında Graz Karl-Franzes Üniversitesi felsefe bölümü yüksek lisansını gerçekleştirdi, 1983 yılında ise tıp doktoru unvanını aldı. 1983 yılında yine Viyana Üniversitesi'nde göz hastalıkları alanında ihtisasına başlamıştır ve aynı yıl askerlik hizmetini de yerine getirmiştir. 1984 yılında zorlu Yabancı Dil ve Yeterlilik sınavlarından geçerek göz hastalıkları ihtisasını İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'nda sürdürmüştür.
1986 yılında Üniversite tarafından görevlendirilerek Viyana Üniversitesi 2.ci Göz Kliniğinde Oküloplasti üzerine eğitim almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.