Doktorsitesi.com

İmplantlarda yeni bir uygulama: platform switching

Doç. Dr. Dt. Tosun Tosun
Doç. Dr. Dt. Tosun Tosun
11 Ağustos 20121728 görüntülenme
Randevu Al
  • Platform switching, implant gövdesinden daha dar çaplı bir abutment kullanarak implant-abutment bağlantısını merkeze taşıyan ve krestal kemik seviyesini koruyan bir yöntemdir.
  • Bu uygulama sayesinde oluşan güçlü bağ dokusu lifleri biyolojik bir mühürleme sağlayarak bakterilerin kemik dokusuna ulaşmasını ve doku yıkımını engeller.
  • Yöntem, peri-implantitis riskini minimize etmenin yanı sıra estetik bölgelerde implantın daha derine yerleştirilmesine olanak tanıyarak klinik başarıyı artırır.
İmplantlarda yeni bir uygulama: platform switching
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Platform Switching Nedir? İmplant Başarısındaki Rolü

Dental implantların uzun dönem başarısını artırmak, implantoloji disiplininin en çok araştırılan konularından biridir. Bu başarıyı sağlamak amacıyla cerrahi, protetik, biyomekanik ve farmakolojik birçok yöntem geliştirilmiştir. Son yıllarda platform switching terimiyle anılan uygulama biçimi, implant çevresindeki kemik seviyesini korumaya yönelik en etkili yaklaşımlardan biri olarak kabul edilmektedir.

Sözcük anlamı itibarıyla platform-çap değişikliği anlamına gelen bu yöntem, implant gövdesinin çapına göre daha dar bir üstyapı parçasının (abutment) kullanılmasını ifade eder. Bu uygulama, implant-abutment bağlantısını merkezileştirerek krestal kemik seviyelerinin uzun dönemde stabil kalmasına olanak tanır.

Platform Switching Uygulamasının Tarihsel Gelişimi

Lazzara ve Porter’a göre, ilk platform switching uygulamaları 1991 yılında 3i implant firmasının geniş çaplı implantları piyasaya sürmesiyle tesadüfen başlamıştır. O dönemde geniş çaplı implantlara uygun üstyapıların henüz üretilmemesi nedeniyle hekimler mecburen dar çaplı abutmentlar kullanmış; sonuç olarak bu implantlarda peri-implanter kemik seviyelerinin şaşırtıcı derecede stabil kaldığı gözlemlenmiştir.

Benzer bir fenomen, henüz bu terim literatüre girmeden önce 1984 yılından itibaren Ankylos implant sistemlerinde de görülmüştür. Abutment bağlantısının implant çapına göre daha dar ve orta aks üzerinde konumlandığı Astra ve Bicon gibi sistemlerde de krestal kemik seviyelerinin korunduğu radyolojik çalışmalarla kanıtlanmıştır. Literatürde bu durum için "platform shifting" veya "abutment medializasyonu" gibi terimler kullanılsa da, en çok kabul gören tanım platform switching olmuştur.

Platform Switching Etki Mekanizması

Bu konseptin temel çalışma prensibi, implant-abutment bağlantısının kole platformu üzerinde daha merkezi bir noktaya taşınmasıdır. Bu yer değiştirme sayesinde sirküler bağ dokusu lifleri abutment kolesine yerleşerek sıkı bir yalıtım (sealing) oluşturur.

Oluşan bu sıkı bağlantı, peri-implanter sulkus içerisindeki mikroorganizmaların apikale doğru göç etmesini engeller. Bakteriler kemik dokusuna ulaşmak yerine platformu oluşturan titanyum yüzeye çarparlar. Böylece mikroorganizmalar krestal kemikten uzak tutularak doku yıkımı önlenmiş olur.

Platform Switching Konseptinin Temel Avantajları

Platform switching uygulamasının sağladığı avantajlar şu maddelerle özetlenebilir:

  • Bağlantı Konumu: İmplant-abutment bağlantısı merkeze (mediale) alınır.
  • Biyolojik Mühürleme: Sirküler bağ dokusu lifleri geniş bir hacimde "sealing" yaparak bakteri penetrasyonunu önler.
  • Mikroaralık Mesafesi: Arayüzdeki mikroaralık kemikten uzaklaştırılır; böylece çiğneme kuvvetlerinin yarattığı "pompa efekti" ile bakterilerin kemiğe sızması engellenir.
  • BIC (Kemik-İmplant Kontağı): İmplant-kemik kontak noktası ile sulkusun en derin noktası arasındaki mesafe artırılarak kemik korunur.
  • Rezorpsiyon Engelleme: Bakterilerin kemikten uzak kalması, kemik rezorpsiyonu ve bağ dokusu infiltrasyonu riskini minimize eder.

Peri-implantitis ve Klinik Tanı Yöntemleri

İmplantlar ağız ortamına açıldıktan sonra patojenik bakteriler veya biyomekanik dengesizlikler nedeniyle peri-implantitis adı verilen reaksiyonlar gelişebilir. Bu durum tedavi edilmediğinde sert dokularda ciddi rezorpsiyonlara yol açar. Erken dönemde periodontal dokularda görülen ve mukotitis olarak adlandırılan evrenin belirtileri şunlardır:

  • Gingivitis (Diş eti iltihabı)
  • Gingival hiperplazi (Diş eti büyümesi)
  • Fistül oluşumu

İmplantların fonksiyonel ömrü boyunca rutin kontroller hayati önem taşır. Radyolojik incelemeler, peri-implantitis teşhisinde en etkin yöntemdir. Literatürde ilk yıl 1 mm, sonraki yıllarda ise yıllık 0,1 mm kemik kaybı fizyolojik kabul edilse de, platform switching uygulanan vakalarda bu kayıpların çok daha az olduğu ve kemiğin daha stabil kaldığı saptanmıştır.

Peri-implanter Dokuların Histolojik Yapısı

İmplant çevresindeki dokular doğal dişlerden farklılık gösterdiği için "diş eti" yerine mukoza teriminin kullanılması daha doğrudur. Yapılan çalışmalar, implant çevresindeki yumuşak dokuların çok katlı yassı epitel ve bağ dokusundan oluştuğunu göstermiştir.

Doku TipiÖzellikleri
Epitelyal AtaşmanHemidesmosomlar aracılığıyla titanyum yüzeye tutunma sağlar.
Sirküler Liflerİmplant boynu etrafında halka şeklinde dolanır.
Perpendiküler LiflerAlveol kretine dik uzantılar yapar; IV tip kollajenden oluşur.

Platform switching durumunda bu lifler, abutment çevresinde güçlü bir ataşman oluşturarak hem biyolojik yalıtım sağlar hem de papil desteği sunarak estetik başarıyı artırır.

Klinik Uygulama ve Derinlik Kuralları

Standart implantlarda, implant kolesinin komşu dişlerin mine-sement sınırının en fazla 2 mm apikalinde olması kuralı geçerlidir. Ancak platform switching yapılan vakalarda, sirküler bağ dokusu liflerinin sağladığı güçlü destek sayesinde bu mesafe 4 mm apikale kadar derinleştirilebilir. Bu durum, özellikle estetik bölgedeki restorasyonlarda hekime büyük avantaj sağlar.

Sonuç ve Klinik Gözlemler

Günümüzde birçok implant sistemi (Xive, Ankylos vb.), platform switching uygulamasına olanak tanıyan tasarımlar sunmaktadır. Klinik vaka analizleri, bu yöntemin kullanıldığı durumlarda (örneğin 4.5 mm çaplı implanta 3.8 mm abutment takılması) kemik seviyelerinin yıllar boyunca stabil kaldığını göstermektedir. Her ne kadar bilimsel veriler bu uygulamayı desteklese de, konunun tüm mekanizmalarını aydınlatmak için daha fazla akademik çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Kaynakça

  1. Lazzara RJ, Porter SS. Platform switching: a new concept in implant dentistry. Int J Periodontics Restorative Dent. 2006.
  2. Schroeder A. Orale Implantologie. Georg Thieme Verlag. 1988.
  3. Listgarten MA, et al. Periodontal tissues around endosseous implants. Clin Oral Impl Res 1991.
  4. Wennström JL, Lindhe J. J Clin Periodontol 1983.
  5. Larheim TA, et al. Scand J Dent Res 1979.
  6. Hollender L, Rockler B. Dentomaxillofac Radiol 1980.
  7. Esposito M, et al. Clin Oral Impl Res 1993.
  8. Lindquist LW, et al. J Prosth Dent 1988.
  9. Gröndahl HC, et al. Oral Surg Oral Med Oral Pathol 1983.
  10. Ortman LF, et al. J Periodont Res 1985.
  11. Ohki M, et al. J Periodont Res 1988.
  12. Bragger D, et al. J Clin Periodontol 1988.
  13. Jeffcoat MK, Reddy MS. Adv Dent Res 1993.

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Dt. Tosun Tosun

Doç. Dr. Dt. Tosun Tosun

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.