Doktorsitesi.com

Impact of valvular heart disease on oral anticoagulant therapy in non-valvular atrial fibrillation: results from the RAMSES study Özcan Başaran 1, Volkan Dogan 1, Osman Beton 2, Mehmet Tekinalp 3, Ahmet Çağrı Aykan 4, Ezgi Kalaycıoğlu 4, Ismail Bolat 5, O

Prof. Dr. Şeref Ulucan
Prof. Dr. Şeref Ulucan
28 Aralık 2022123 görüntülenme
Randevu Al
The definition of non-valvular atrial fibrillation (NVAF) is controversial. We aimed to assess the impact of valvular heart disease on stroke prevention strategies in NVAF patients.
Impact of valvular heart disease on oral anticoagulant therapy in non-valvular atrial fibrillation: results from the RAMSES study Özcan Başaran 1, Volkan Dogan 1, Osman Beton 2, Mehmet Tekinalp 3, Ahmet Çağrı Aykan 4, Ezgi Kalaycıoğlu 4, Ismail Bolat 5, O
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Non-Valvüler Atriyal Fibrilasyon ve Kapak Hastalıkları İlişkisi

Non-valvüler atriyal fibrilasyon (NVAF) tanımı günümüzde hala tartışmalı bir konu olmaya devam etmektedir. Çok merkezli ve kesitsel bir araştırma olan RAMSES çalışması (NCT02344901), NVAF hastalarında mevcut olan kapak hastalıklarının inme önleme stratejileri üzerindeki etkisini kapsamlı bir şekilde değerlendirmeyi amaçlamıştır. Bu çalışma, klinik uygulamada hastaların risk profillerini belirlemek adına kritik veriler sunmaktadır.

Çalışma Metodolojisi ve Hasta Popülasyonu

Araştırma kapsamında toplam 5.987 NVAF hastası incelenmiştir. Çalışma popülasyonu, en az bir orta dereceli kapak hastalığına sahip olma durumuna göre iki ana gruba ayrılmıştır:

  • Anlamlı Kapak Hastalığı (SVD): Orta dereceli kapak patolojisi bulunan hastalar.
  • Anlamlı Olmayan Kapak Hastalığı (NSVD): Belirgin kapak tutulumu olmayan hastalar.

Analiz sürecinde, mekanik protez kapağı ve mitral darlığı olan hastalar çalışma dışı bırakılmıştır. Katılımcıların temel özellikleri ile oral antikoagülan (OAC) tedavi kullanım oranları titizlikle karşılaştırılmıştır.

Klinik Bulgular ve Risk Skorlamaları

Çalışmaya dahil edilen hastaların %66'sı (3.929 kişi) NSVD, %34'ü (2.058 kişi) ise SVD grubunda yer almaktadır. SVD grubunda en sık görülen patoloji %58,1 ile mitral yetersizliği olurken, bunu %24,1 ile aort yetersizliği ve %17,8 ile aort darlığı takip etmiştir.

SVD grubundaki hastaların inme ve kanama risk skorları, NSVD grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur:

  • CHA2DS2VASc Skoru: SVD grubunda 4.0 iken, NSVD grubunda 3.0 olarak saptanmıştır (p < 0.001).
  • HAS-BLED Skoru: SVD grubunda 2.0, NSVD grubunda ise 2.0 (p = 0.004) seviyesindedir.

Kapak Hastalıklarına Göre Tedavi Dağılımı

Genel OAC kullanım oranları NSVD grubunda %71,2, SVD grubunda ise %73,8 olarak belirlenmiştir. Ancak SVD alt grupları incelendiğinde, inme riski en yüksek olan mitral yetersizliği hastalarının tedaviye erişimde geride kaldığı görülmektedir.

Kapak Hastalığı TipiOAC Tedavi OranıCHA2DS2VASc Skoru
Mitral Yetersizliği%65,74.0
Aort Yetersizliği%82,63.0
Aort Darlığı%88,03.0

Mitral Yetersizliğinde Tedavi Yetersizliği

Araştırma sonuçları, her üç NVAF hastasından birinin en az bir orta dereceli kapak hastalığına sahip olduğunu göstermektedir. Mitral yetersizliği olan hastalar, daha yüksek inme riskine sahip olmalarına rağmen, aort kapağı hastalıklarına kıyasla daha az antikoagülan tedavi almaktadır. Bu durum, yüksek riskli bu hasta grubunda yetersiz tedavi (undertreatment) sorununun varlığını kanıtlamaktadır.

Sonuç olarak, SVD'li hastalar NSVD'li hastalara göre hem inme hem de kanama açısından daha büyük risk altındadır. Özellikle mitral yetersizliği olan vakalarda, inme riskinin yüksekliği göz önüne alınarak daha agresif bir antikoagülan stratejisi izlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Etiketler

Keywords: Atrial fibrillation; Non-valvular atrial fibrillation; Oral anticoagulant therapy; Valvular heart disease.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Şeref Ulucan

Prof. Dr. Şeref Ulucan

Porf Dr. Şeref ULUCAN, 15 Eylül 1968 tarihinde doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak 1993 yılında tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde  yapmış ve 1997 yılında Kardiyoloji Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.