Doktorsitesi.com

İçeceğimizi başkaları ile paylaşırsak hastalık kapar mıyız?

Dt. Onur Öztürk
Dt. Onur Öztürk
25 Temmuz 2017297 görüntülenme
Randevu Al
  • İçecek kaplarının ve mutfak gereçlerinin ortak kullanımı, tükürük yoluyla bakteri ve virüslerin transferine neden olarak soğuk algınlığı, uçuk ve menenjit gibi çeşitli bulaşıcı hastalıklara zemin hazırlar.
  • Hepatit B gibi ciddi hastalıkların yayılmasını önlemek için kişisel eşyaların paylaşımından kaçınılmalı ve en etkili korunma yöntemi olan aşı uygulamasına önem verilmelidir.
  • Ebeveynlerin emzik temizleme veya yiyecek çiğneme gibi alışkanlıkları, yetişkin ağız florasındaki dirençli bakterilerin bebeklere geçmesine yol açarak sağlık riskleri oluşturur.
İçeceğimizi başkaları ile paylaşırsak hastalık kapar mıyız?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ortak İçecek Tüketimi ve Sağlık Riskleri

Gün içerisinde sıvı ihtiyacımızı karşılamak amacıyla yanımızda taşıdığımız su şişeleri ve içecek kapları, farkında olmadan ciddi sağlık risklerini beraberinde getirebilir. Bu kapların ortak kullanımı, pek çok bulaşıcı hastalığın kişiden kişiye geçmesine zemin hazırlamaktadır. Peki, içecekleri başkalarıyla paylaşmak gerçekten güvenli midir ve bu alışkanlık hangi tıbbi sonuçlara yol açabilir?

Tükürük Yoluyla Bulaşan Hastalıklar Nelerdir?

Bir içeceği başka bir bireyle paylaştığınızda, iki tarafın tükürüğü birbirine karışarak bakteri ve virüslerin doğrudan transferine neden olur. Bu durum, bağışıklık sistemini tehdit eden pek çok patojenin yayılmasına sebebiyet verir. Tükürük yoluyla en sık bulaşan hastalıklar şunlardır:

  • Boğaz ağrısı ve soğuk algınlığı
  • Kabakulak
  • Uçuk (Herpes simpleks)
  • Menenjit (Nadir fakat tehlikeli)
  • Mononükleoz (Öpücük hastalığı)

Hepatit B ve Kişisel Hijyen Önlemleri

Hepatit B virüsü, tükürük ve ortak kullanım araçlarıyla bulaşabilen en tehlikeli hastalıklar arasında yer almaktadır. Eğer bir kişi Hepatit B hastası veya portör (taşıyıcı) ise, bu kişiyle çatal, kaşık gibi mutfak gereçleri kesinlikle paylaşılmamalıdır. Aynı ev içerisinde yaşayan bireylerin havlu gibi kişisel bakım ürünlerini de ortak kullanmaktan kaçınması hayati önem taşır.

Bu hastalıktan korunmanın en etkili yolu aşı yaptırmaktır. Hastalığa yakalanılması durumunda ise vakit kaybetmeden tedaviye başlanmalı, düzenli kontroller aksatılmamalı ve hastalığın başkalarına bulaşmasını önlemek adına gerekli tüm tedbirler titizlikle uygulanmalıdır.

Bebek Bakımında Sık Yapılan Hatalar ve Ağız Florası

Ebeveynlerin bebeklerini koruma içgüdüsüyle yaptığı bazı uygulamalar, aslında bebek sağlığına zarar verebilmektedir. Özellikle emzik gibi gereçlerin anne tarafından ağızda temizlenerek bebeğe verilmesi veya besinlerin çiğnenerek yedirilmesi büyük bir risk faktörüdür.

Yanlış UygulamaDoğru Uygulama
Emziği ağızda temizlemekSu veya hijyen sağlayıcılarla yıkamak
Besinleri çiğneyip bebeğe vermekBesinleri uygun araçlarla ezmek
Kişisel eşyaları bebekle paylaşmakBebeğe özel steril gereçler kullanmak

Bu tür alışkanlıklar, yetişkinlerin ağız florasındaki dirençli bakterilerin bebeğe geçmesine neden olur. Bebeğin ortamdaki basit mikroplarla temas etmesi, ebeveynin ağzındaki dirençli bakterilere maruz kalmasından daha güvenlidir. Bu nedenle bebek gereçlerinin temizliğinde sadece su veya uygun hijyen maddeleri tercih edilmelidir.

Etiketler

Ağız hastalıklarıAğız hastalıklarında dikkat edilecek konularAğız hastalıkları tedavisi

Yazar Hakkında

Dt. Onur Öztürk

Dt. Onur Öztürk

2001 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun olan Diş Hekimi Onur Öztürk, aynı üniversitede Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı’ndayüksek lisans programına başladı. 2004 yılında “Farklı İnley Materyallerinin Kenar Uyumu” başlıklı tezini vererek yüksek lisans eğitimini tamamlayan Öztürk, aynı yıl yine aynı fakültede “Kuron Köprü Protezleri Bilim Dalı”nda doktora programına başlamış ve uzun bir süre akademik çalışmalarına devam etmiştir. Bu süre boyunca CAD/CAM sistemleriyle ilgilenmiş, Cerec sistemlerini kullanarak dijital optik ölçü yöntemleriyle geleneksel yöntemlerin karşılaştırmaları ve iş akışları (Comparison of Accuracy of Digital Optical Impression Methods vs Conventional Procedures) üzerine çalışmalarına yoğunlaşmış ve eş zamanlı olarak Zürih Üniversitesi’nde kısa dönem eğitimlere devam etmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.