Doktorsitesi.com

İç Konuşmamıza Dair

Psk. Dan. Mustafa Burak Arabacı
Psk. Dan. Mustafa Burak Arabacı
17 Temmuz 202354 görüntülenme
Randevu Al
İç konuşmamız doğduğumuz andan, hatta annemizin rahmine düştüğümüz andan itibaren şekillenmeye başlar. Oradaki o ses, evvela bizim dışımızda biridir ve O'ndan gelen etkileri alırız.
İç Konuşmamıza Dair
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İç Sesin Oluşumu ve Kökenleri

İç konuşmamız, bireyin varoluş serüveninin en erken evrelerinde, henüz anne rahmine düştüğü andan itibaren şekillenmeye başlar. Zihnimizde yankılanan o ses, başlangıçta tamamen bizim dışımızdaki birine aittir ve bizler öncelikle dış dünyadan gelen etkileri içselleştiririz. Bu sesin kaynağını oluşturan kişilerin iç dünyası da tıpkı bizimki gibi kendilerinden önceki "başkaları" tarafından inşa edilmiştir.

Kuşaklararası Aktarım ve Aidiyet

Her birey, bir anne ve babanın evladı olarak dünyaya gözlerini açar. Bu durum, tarih boyunca süregelen ve birbirini takip eden bir zincirin halkası olduğumuzu gösterir. Kendimiz olma ve kendi benliğimizi inşa etme süreci, ancak bu tarihsel ve ailesel mirasın farkına vardığımız ölçüde gerçek anlamda gündemimize gelebilir.

Benlik bilincinin temel unsurları şunlardır:

  • Bireyin bir ailenin parçası olduğunun farkındalığı
  • Toplumsal aidiyet duygusunun gelişimi
  • İç sesin kökenindeki "öteki" figürünün kabulü

Tekrarlayan Döngüler ve Farkındalığın Önemi

Eğer içimizdeki o sesin bir başkasına ait olduğunu ve "ötekinin" varlığını kabullenmezsek, o sesi yalnızca kendimize ait sanma yanılgısına düşeriz. Bu yanılgı, zihnimizde nedenini anlamlandıramadığımız saaçma düşüncelerin, tekrarlayan imgelerin ve ilişkilerimizdeki kısır döngülerin kaynağını bulamamamıza neden olur. Bu durum, bireyin ruhsal dünyasını verimsiz ve çorak bir alana dönüştürür.

Zihinsel dünyayı bereketlendirecek olan temel unsur; önce bir ailenin, ardından bir topluluğun ve nihayetinde toplumun bir parçası olduğumuzu daima göz önünde bulundurmaktır.

Psikolojik ve Edebi Perspektif: Freud ve Rimbaud

Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud, benlik inşasını şu sözüyle özetler: "Id her neredeyse, ego da orada olmalıdır." Bu ifadeyi konumuz bağlamında yorumladığımızda, "O (öteki veya başkası) her neredeyse, Ben de orada olmalıyım" sonucuna ulaşırız.

Ünlü şair Arthur Rimbaud ise bu karmaşık psikolojik durumu Freud'dan daha veciz bir şekilde ifade ederek benlik algısının özünü şu cümleyle belirtmiştir:

"Ben, bir başkasıdır."

KavramTanım
İç SesAnne rahminden itibaren şekillenen, kökeni dış dünyaya dayanan zihinsel konuşmalar.
ÖtekiBireyin benliğini oluşturan, dışarıdan gelen ve içselleştirilen yabancı etkiler.
FarkındalıkTekrarlayan döngüleri kırmak için gereken, aidiyet ve köken bilinci.

Etiketler

Psikolojik danışmanlıkMelankoliKişilik gelişimiKişilik gelişimini etkileyenlerKendilik kapasitesiRahatsız edici düşüncelerKendilik algısının oluşumuBireysel danışmanlık

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Mustafa Burak Arabacı

Psk. Dan. Mustafa Burak Arabacı

"Ege Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünden 2016 yılında mezun oldum. Stajımı  Gaziemir Belediyesi Kadın Danışma Merkezi'nin psikolojik danışmanlık biriminde 6 ay psikolojik  danışmanlık hizmeti vererek tamamladım. Akabinde askerlik görevimi Nusaybin/Mardin'de psikolojik danışmanlık hizmeti vererek ifa ettim.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.