HPV virüsüne karşı uyarılar: Çocuklarımızı koruyalım, vakti gelince aşı yapalım !

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
HPV Virüsü ve Rahim Ağzı Kanseri İlişkisi
İnsan Papilloma Virüsü (HPV), dünya genelinde oldukça yaygın görülen ve rahim ağzı kanseri vakalarının yüzde 80’inden fazlasında temel rol oynayan bir virüstür. Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Semavi Ulusoy, 200’den fazla türü bulunan bu virüsün yaklaşık 40 türünün genital bölge enfeksiyonlarına yol açtığını belirtmektedir. Bazı türler ise el, ayak, ağız veya boğaz bölgesinde siğil oluşumuna neden olabilmektedir.
HPV Türleri: Düşük ve Yüksek Riskli Gruplar
Genital HPV türleri, kanser yapma potansiyellerine göre iki ana gruba ayrılmaktadır. Düşük riskli türler genellikle genital siğillere (kondilom) yol açarken, yüksek riskli türler kanser oluşumu ile doğrudan ilişkilidir.
| Risk Grubu | Sık Görülen Türler | İlişkili Olduğu Durumlar |
|---|---|---|
| Düşük Riskli | HPV 6, 11 | Genital siğiller (kondilom) |
| Yüksek Riskli | HPV 16, 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59 | Rahim ağzı, vulva, vajina, anüs ve penis kanserleri |
Dr. Ulusoy, rahim ağzı kanseri vakalarının büyük bir çoğunluğunda özellikle HPV 16 ve 18 türlerinin tespit edildiğinin altını çizmektedir.
Bağışıklık Sistemi ve Virüsün Temizlenme Süreci
Cinsel olarak aktif bireylerin çoğu hayatının bir döneminde HPV ile karşılaşmaktadır. Bağışıklık sistemi, vakaların onundan dokuzunda enfeksiyonu herhangi bir tedaviye gerek kalmadan iki yıl içinde vücuttan temizleyebilir. Bu temizlenme oranı düşük riskli türlerde daha yüksekken, yüksek riskli türlerde virüsün vücutta kalma ihtimali daha fazladır.
HPV Nasıl Bulaşır? Belirtileri Nelerdir?
Genital HPV, enfeksiyonu olan bir kişiyle cinsel temas sırasında deri teması yoluyla kolayca yayılır. Prezervatif veya diğer lateks bariyerler bulaşmayı tamamen engelleyemeyebilir. Virüsün en belirgin özellikleri şunlardır:
- Asemptomatik Seyir: Çoğu kişi belirti göstermediği için virüsü taşıdığını bilmez ancak bulaştırmaya devam edebilir.
- Genital Siğiller: Ten renginde, pembe veya beyaz küçük kabarcıklar şeklinde; vulva, vajina, anüs, penis veya kasıklarda görülebilir.
- Gecikmeli Belirti: Siğiller, virüse maruz kaldıktan haftalar, aylar hatta yıllar sonra bile ortaya çıkabilir.
Tanı ve Tarama Yöntemleri: Pap Smear ve HPV Testi
Yüksek riskli HPV türleri, rahim ağzında displazi adı verilen anormal hücre oluşumlarına neden olabilir. Bu hücreler doğrudan kanser değildir ancak tedavi edilmezlerse kansere dönüşebilecekleri için prekanseröz (kanser öncüsü) olarak adlandırılırlar. Erken teşhis için şu yöntemler hayati önem taşır:
- Pap Smear Testi: Anormal hücre değişimlerini tespit eder.
- HPV Testi: Kanser riski taşıyan yüksek riskli türlerin varlığını araştırır.
- Kolposkopi ve Biyopsi: Tarama testlerinde anormallik görülmesi durumunda rahim ağzının detaylı incelenmesini sağlar.
HPV Tedavisi ve Siğil Yönetimi
Günümüzde HPV virüsünü vücuttan tamamen yok edecek kesin bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Ancak virüsün neden olduğu genital siğiller için çeşitli müdahaleler uygulanmaktadır:
- İlaç Tedavisi: Küçük çaplı siğiller için tercih edilebilir.
- Cerrahi Müdahale: Büyük lezyonların dondurulması (kriyoterapi) veya yakılması (koterizasyon).
- Takip: Tedavi edilmeyen siğiller kendiliğinden geçebileceği gibi, sayıca artabilir veya büyüyebilir.
Korunmanın En Etkili Yolu: HPV Aşısı
Dr. Semavi Ulusoy, HPV’den korunmada aşılamanın esas olduğunu vurgulamaktadır. 9 ile 45 yaş arasındaki bireyler için onaylanmış üç tip aşı bulunmaktadır: İkili, dörtlü ve dokuzlu aşılar.
Aşı Takvimi ve Öneriler:
- İdeal Yaş: Hem kız hem de erkek çocukların 11-12 yaşlarında aşılanması önerilir.
- Doz Sayısı: 9-15 yaş arasında 2 doz, 15 yaşından büyüklerde ise 3 doz uygulanır.
- Önemli Not: Aşı, en yaygın kanser yapıcı türlere karşı koruma sağlasa da tüm türleri kapsamaz. Bu nedenle aşılanan kişilerin de düzenli jinekolojik taramalarına devam etmesi gerekmektedir.




