Doktorsitesi.com

Horlama ve Uyku Apnesi Kurtuluş Reçetesi !

Op. Dr. Mustafa Türker
Op. Dr. Mustafa Türker
31 Ekim 2017226 görüntülenme
Randevu Al
Horlama ve Uyku Apnesi Kurtuluş Reçetesi !
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Horlama ve Uyku Apnesi Nedir?

Horlama, akciğerlere giden havanın yumuşak damağı titreştirmesi sonucunda ortaya çıkan sestir. Uyku apnesi veya uykuda solunum durması ise uyku esnasında solunum yollarından akciğerlere hava akımının en az 10 saniye veya daha fazla süreyle durması olarak tanımlanır. Önemli bir ayrım olarak, horlama şikayeti olan her hastada uyku apnesi görülmeyebilir.

İstatistiksel verilere göre horlama, erkeklerde kadınlara oranla 2-3 kat daha fazla görülmektedir. Yaş ilerledikçe artış gösteren horlama insidansı, 60 yaş üzerindeki erkeklerde %60 seviyelerine ulaşmaktadır. Apne hastalarının tamamı horlayan bireyler olsa da, her horlayan kişide apne bulunması zorunlu değildir.

Uyku Apnesi Türleri Nelerdir?

Uyku apnesi, oluşum mekanizmalarına göre üç ana grupta incelenmektedir:

1. Sentral Uyku Apnesi

Merkezi sinir sistemindeki solunum merkezlerinin solunumu uyarmaması sonucu oluşur. Frenik sinir ve diyaframın çalışmaması nedeniyle respiratuar çaba oluşmaz ve hava akımı durur.

2. Obstrüktif Uyku Apnesi (OUA)

Solunum merkezleri normal çalışmasına ve solunum çabası devam etmesine rağmen, hava yolundaki fiziksel tıkanıklık (obstrüksiyon) nedeniyle akciğerlere hava gidemez. En sık görülen apne türüdür.

3. Mikst Tip Uyku Apnesi

Hem sentral hem de obstrüktif özelliklerin bir arada görüldüğü türdür. Başlangıçta solunum hareketleri dursa da sonradan başlar, ancak tıkanıklık nedeniyle apne devam eder. Bu tür, esas olarak obstrüktif apneler grubu içinde değerlendirilir.

Obstrüktif Uyku Apnesi (OUA) Belirtileri ve Patofizyolojisi

OUA belirtileri arasında horlama, gündüz aşırı yorgunluk, otururken uyuklama, sabah baş ağrısı ve huzursuz uyuma yer alır. Hastaların eşleri genellikle uykuda solunumun durduğuna tanıklık ederler.

Patofizyolojik süreç şu şekilde işler:

  • Üst solunum yollarındaki darlık, hava geçişini zorlaştırarak negatif basıncı artırır.
  • Derin uyku sırasında gevşeyen yumuşak damak, dil kökü ve farinks gibi bölgeler, artan negatif basınçla içeri doğru çöker (kollaps).
  • Bu durum bir kısır döngü yaratarak oksijen seviyesinin düşmesine (desatürasyon) ve hastanın daha hafif bir uyku seviyesine geçmesine neden olur.
  • Çoğu semptom, kasların en gevşek olduğu REM ve derin uyku fazlarında (Evre III ve IV) gerçekleşir.

OUA'yı Tetikleyen Faktörler ve Komplikasyonlar

Uyku apnesini artıran en önemli faktör şişmanlıktır. Kilo fazlalığı; boyun bölgesinde, yumuşak damakta kalınlaşmaya ve dil kökünde büyümeye yol açar. Diğer risk faktörleri şunlardır:

  • Alkol ve sedatif ilaç kullanımı
  • Burun tıkanıklığı
  • Kısa boyun yapısı ve alt çenenin geride olması
  • Hyoid kemiğin aşağıda yerleşimi

Tedavi edilmeyen OUA; kor pulmonale, kronik kalp yetmezliği, idyopatik hipertansiyon ve gece ölümü riskini artırır. Ayrıca bu hastaların kaza yapma riskleri yüksek olduğundan, araç kullanımı konusunda dikkatli olmaları gerekir.

Tanıda Altın Standart: Polisomnografi

Uyku apnesi tanısında kullanılan en güvenilir yöntem polisomnografi testidir. Bu test ile primer horlama ile apne arasındaki fark netleştirilir. Test sırasında şu parametreler ölçülür:

  • Beyin aktivitesi (EEG) ve göz hareketleri (EOG)
  • Kalp ritmi (EKG) ve kas aktivitesi (EMG)
  • Oksijen satürasyonu ve hava akımı

Uyku Apnesi Sınıflandırması (RDI)

Apnenin şiddeti, bir saatteki apne ve hipopne sayısını ifade eden Solunum Bozukluğu İndeksi (RDI) ile belirlenir:

RDI DeğeriŞiddet Derecesi
10 - 30Hafif
30 - 50Orta
50 ÜzeriŞiddetli

Ayrıca oksijen satürasyonunun %85'in altına düşmesi orta, %60'ın altına düşmesi şiddetli OUA göstergesidir.

Tedavi Yöntemleri

Medikal ve Cerrahi Dışı Tedaviler

Tedavinin ilk adımı yaşam tarzı değişiklikleridir. Sigara, alkol ve sedatif ilaçlar yasaklanır, kilo kontrolü sağlanır. Sırtüstü yatışı engellemek için pijama arkasına tenis topu dikilmesi gibi pozisyonel öneriler sunulur.

  • CPAP (Pozitif Hava Basıncı): Cerrahi dışı en etkili yöntemdir. Maske aracılığıyla hava yoluna basınç uygulanır. Etkilidir ancak hastaların yarısı tolere edemediği için kullanımı bırakabilmektedir.
  • Ağız Protezleri: Dili ve çeneyi önde tutarak dil kökü seviyesindeki tıkanıklıkları önlemeyi amaçlar.

Cerrahi Yaklaşımlar

Cerrahi müdahaleler genellikle Kulak Burun Boğaz hekimleri tarafından gerçekleştirilir:

  1. LAUP ve BAUP: Lazer veya koter ile yumuşak damağın gerilmesi ve uvulanın kısaltılması işlemidir.
  2. Radyocerrahi: Radyo dalgaları ile yumuşak damakta doku hasarı yaratmadan sertleşme ve gerginlik sağlanır.
  3. UPPP (Uvulopalatofaringoplasti): Bademciklerin ve yumuşak damağın bir kısmının alınarak hava yolunun genişletilmesi işlemidir. Primer horlamada %90, apne hastalarında ise %50 başarı oranına sahiptir.

Not: Sentral uyku apnesi tedavisi Nöroloji ve uyku uzmanları tarafından yürütülmelidir.

Etiketler

Uyku apnesi tedavisiHorlama tedavisiHorlama neden olurUyku apnesiHotlama

Yazar Hakkında

Op. Dr. Mustafa Türker

Op. Dr. Mustafa Türker

Op. Dr. Mustafa TÜRKER, 1968 yılında Antalya'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1985 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1991 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1991 - 1996 yılları arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Kulak, Burun, Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı'nda yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.